İSYANKAR

Bölüm-9: İkilemin Acısı

Yazar:

İSYANKAR - Yıldızların altında. kitap kapağı
İSYANKAR kitap kapağı

Yazarın Ağzından Oda sessizdi. Duyulan tek ses, Ferit Albay’ın elinde tuttuğu zarfın çıkardığı hafif hışırtıydı. Doktor yine bir mektup göndermişti. Lakin bu sefer mektup Ferit Albay’a değil… Elçin’e gönderilmişti. Ferit Albay bunu öğrendiği andan itibaren nefes alışları değişmişti. Bu adamın o kızdan ne istediğini bilmiyordu. Öğrenmek ise hem istiyor hem de istemiyordu. Aklına gelen ihtimaller vardı. Ve her biri diğerinden daha kötüydü. Kendisinin de bir kızı vardı. İstese de istemese de Elçin’i onun yerine koymuştu. Ve bunu yaptığı anda pişman olmuştu. Çünkü bir babanın hayal gücü bazen gerçeğin kendisinden daha acımasız olabiliyordu. “Yine bir mektup geldi beyler.” dedi sakin bir sesle. Ama o sakinliğin altında öfke vardı. Endişe vardı. Ve hepsinden önemlisi çaresizlik vardı. Gölge Timi’nin tüm üyeleri, Ferit Albay’ın elindeki zarfa bakıyordu. Birkaç dakika önceki rahat havadan eser kalmamıştı. Kuzey’in eli çoktan yumruk olmuştu. Çene kasları belirginleşmişti. Doktor’un adı bile artık canını sıkmaya yetiyordu. Şimdi ise o adam… Elçin’e ulaşmaya çalışıyordu. “Ve bu sefer bize değil…” dedi yavaşça. Sakin kalmaya çalışıyordu. “Direkt Elçin’e.” Odadaki bütün sesler kesildi. Ferit Albay’ın kurduğu son cümle, zaten zor ayakta duran sabrın son parçasını da kırmıştı. Aslında o sınır çoktan aşılmıştı. Ama bu… Kuzey için son noktaydı. Elini yavaşça yumruk yaptı. Çenesindeki kaslar belirginleşmişti. “Canı ölüme susamış herhâlde komutanım.” dedi Sarp. Bu kez sesinde en ufak bir şaka yoktu. “Sarp’a katılıyorum komutanım.” dedi Kuzey. Odanın içindeki herkesin bakışları ona döndü. Çünkü Kuzey normalde öfkesini konuşarak göstermezdi. Susardı. İçine atardı. Ama bu kez susmuyordu. Çünkü Doktor, çizilmemesi gereken çizgiyi geçmişti. Hem de bile isteye. Kuzey’in en sevmediği şey sınırların aşılmasıydı. Doktor ise artık sınır bırakmamıştı. “Evet, canı ölüm istiyor, o belli…” diye başladı Ferit Albay. Yılların getirdiği askerî mücadeleler sayesinde sakin kalabiliyordu. Biliyordu. Farkındaydı. Bu çocuklar, milletlerine ve milletlerinden birine zarar geldiği için şimdiden intikam almak istiyorlardı. Lakin bu işler böyle olmazdı. Bunu da en iyi kendisi biliyordu. “Ama istediğini şimdi vermeyeceğiz.” dediğinde bütün tim ona bakıyordu. Şokla değil… Saygıyla bakıyorlardı. Çünkü hepsi biliyordu ki Ferit Albay bir şey dediyse, mutlaka bir bildiği vardı. Ve yıllardır onu dinlemelerinin sebebi de buydu. Kuzey dişlerini sıktı. Elinde olsa şimdi gidip vururdu o şerefsizi. Ama Ferit Albay’ın söylediklerine de katılıyordu. “İlk önceliğimiz Elçin’i korumak ve onun iyiliğini sağlamak.” dedi Ferit Albay, hepsinin gözlerinin içine bakarak. “Çünkü o kızın şu an cesur olmaya değil, dinlenmeye ihtiyacı var.” Kurduğu her cümlede haklılık vardı. Tim bunun farkındaydı. Elçin’in gerçekten de dinlenmeye ihtiyacı vardı. “Ona bu mektuptan ve gelecek diğer mektuplardan bahsetmeyeceğiz.” dediğinde yine tek tek hepsine baktı. “Biliyorum. Bahsetsek hepimizden daha güçlü durur, cesurca savaşır.” Kısa bir nefes verdi. “Çünkü o kız on altı yıl boyunca cesurca durup savaştı.” Tim bu sözleri onaylamaktan başka bir şey yapamadı. Yapamazdı. Çünkü hepsi bunun doğru olduğunu biliyordu. Dışarıda rüzgâr sert esmeye başlamıştı. Yağmur henüz yağmıyordu. Ama gökyüzü, her an yağacakmış gibi kararmıştı. “O yüzden o kızı dinlendireceğiz.” Ferit Albay’ın sesi bu kez daha sert çıkmıştı. “Ve bu Doktor meselesini biz halledeceğiz.” Cümlesini bitirirken elini masaya vurdu. Mesaj netti. Savaşacaklardı. Ama bunu Elçin’e hissettirmeyeceklerdi. Doktor’un peşine düşeceklerdi. Ve bu kez av olan onlar değil… Doktor olacaktı. Alperen başını dik bir şekilde kaldırdı. “Merak etmeyin komutanım, o iş bizde.” dedi. Sesi en az Ferit Albay kadar netti. Çünkü biliyordu. Kendilerine verilen her emri eksiksiz yerine getirirlerdi. “Komutanım…” dedi Metehan. Sertçe yutkundu. Sinirliydi. Aslında sadece Metehan değil, bütün tim sinirliydi. “Acaba o mektupta ne yazıyor? Okuyabilir miyiz?” Odaya kısa bir sessizlik çöktü.…

Bölümün tamamını WritePad'de oku