İSYANKAR

Bölüm-6: Savaşın Tohumları

Yazar:

İSYANKAR - Yıldızların altında. kitap kapağı
İSYANKAR kitap kapağı

Yazarın Ağzından Tüm tim yeniden Ferit Albay’ın odasındaydı. Her biri sırayla dizilmiş, karşılarında duran Ferit Albay’a bakıyordu. Odanın içindeki hava ağırdı. Kimse konuşmuyordu. Çünkü Ferit Albay’ın yüzündeki ifadeyi hepsi tanıyordu. Kaşları çatık… Çenesi sıkılıydı. Ve Gölge Timi’nin çok iyi bildiği bir şey vardı. Ferit Albay çenesini sıkıyorsa, yaklaşan şey hiçbir zaman iyi olmazdı. “Aferin.” Sesi sakin çıktı. “Kızı kurtarıp getirdiniz.” Kimse konuşmadı. Çünkü Ferit Albay’ın onları buraya sadece tebrik etmek için çağırmadığını biliyorlardı. “Lakin…” dedi Ferit Albay. Bakışları sertleşti. “Sanırım Elçin Vural, Doktor için sandığımızdan çok daha önemli biri.” Bu sözle birlikte odadaki hava biraz daha ağırlaştı. Kuzey’in kaşları çatıldı. Metehan ve Bora birbirlerine kısa bir bakış attılar. Ferit Albay masanın üzerindeki zarfı eline aldı. İşte o an herkes zarfı fark etti. Kalın, siyah bir zarf… Üzerinde gönderen ismi yoktu. Ferit Albay yavaşça ayağa kalktı. Elindeki zarfı kaldırdı. “En azından bu mektupta öyle yazıyor.” Sesi bu kez daha sertti. Zarfı açtı. İçinden tek bir kâğıt çıkardı. Bakışlarını timin üzerinde gezdirdi. Sonra gözleri Doruk’ta durdu. “Doruk.” “Komutanım.” “Gel ve bunu hepimize oku.” Odanın içindeki sessizlik daha da derinleşti. Çünkü herkes aynı şeyi hissediyordu. Bu kâğıdın içinden çıkacak kelimeler… Yeni bir savaşın başlangıcı olabilirdi. “Benim kızı kaçırmışsınız.” Doruk okumaya başladığında odanın içindeki sessizlik daha da ağırlaştı. “Hem de ben doğum gününü kutladıktan birkaç saat sonra…” Kimse konuşmadı. Doruk okumaya devam etti. “Ama ne yazık ki onu sizden geri almam lazım.” Bir an durdu. Kağıda tekrar baktı. “Sebebini merak etmeyin ama tamam mı?” Mektubun her satırı alay kokuyordu. Doktor sanki karşılarında oturmuş, yüzlerine gülüyormuş gibiydi. Doruk çenesini sıktı ve devam etti. “Bakın şöyle yapalım…” Odanın içindeki herkes istemsizce ona baktı. “Ben o kızın abisinin olmayan mezarının yerini söyleyeyim…” Bir saniyelik sessizlik oldu. “…siz de bana kızı verin. Nasıl?” Kuzey’in çenesi kilitlendi. Yumrukları yavaşça sıkıldı. Metehan başını öne eğdi. Bora’nın bakışları sertleşti. Kimse konuşmadı. Ama odadaki herkes aynı öfkeyi hissediyordu. Doktor, Elçin’in en derin yarasına dokunmuştu. Doruk son satıra geçti. “Neyse…” “Dalga geçmeyeyim şimdi.” Dudakları gerildi. “Ama şöyle bir gerçek var ki…” Odanın içindeki hava buz kesti. “Eğer siz o kızı bana getirmezseniz…” Doruk’un sesi sertleşti. “Ben alırım canlarım :)” Mektup bitti. Oda sessizliğe gömüldü. Hiç kimse konuşmadı. Çünkü o an herkes aynı şeyi anlamıştı. Doktor Elçin’in peşinde değildi. Doktor savaş ilan ediyordu. “Albayım.” Sessizliği ilk bozan Sarp oldu. Bakışları Ferit Albay’daydı. Yüzündeki her zamanki rahat ifade kaybolmuştu. Yerini sertlik almıştı. “Bu adamın bir sorunu var.” Kimse araya girmedi. Sarp devam etti. “Şaka yapmayı bilmiyor.” Odanın içinde kısa bir sessizlik oluştu. “Alay etmeyi de bilmiyor.” Çenesini sıktı. “Madem bu kadar hevesli…” Bakışları masanın üzerindeki mektuba kaydı. “Bırakın da ona bazı şeylerin nasıl yapıldığını gösterelim.” Kuzey başını hafifçe kaldırdı. Sarp’ın gözlerinde öfke vardı. “Mesela yumruk yemenin nasıl bir şey olduğunu.” Bir an durdu. Sonra timi işaret etti. “Gerçi sadece ben değil…” Dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı. “Bütün tim gönüllü bu konuda.” Bu kez odadaki birkaç kişinin yüzünde kısa süreli sert bir tebessüm oluştu. Çünkü herkes aynı şeyi düşünüyordu. Doktor büyük bir hata yapmıştı. ——————————-🖤——————————— Karanlık odada yankılanan tek ses Doktor’un nefes alışverişiydi. Sinirliydi. Çünkü kıymetlisi elinden alınmıştı. Odanın boğucu havası sadece duvarları değil, içerideki iki kişiyi de sıkıştırıyordu. Nermin ve Vahit konuşmaya cesaret edemiyordu. Doktor ise koltuğunda sakince oturuyordu. Ama sessizliği, öfkesinden daha korkutucuydu. “Kıymetlim gitti…” Sesi alçaktı. Karşısındaki iki kişiye baktı. “Ve sizin haberiniz bile olmadı.” Vahit istemsizce yutkundu. “Efendim… O sırada sizin yanınızdaydık. Y…

Bölümün tamamını WritePad'de oku