İSYANKAR

Bölüm-1 Yetimhane

Yazar:

İSYANKAR - Yıldızların altında. kitap kapağı
İSYANKAR kitap kapağı

Yazarın ağzından. Küçük kız, abisinin elini sıkıca tutuyordu. Geldiği yeri bilmiyordu, hafızasında böyle bir yer yoktu. Evine gitmek istiyordu lakin gidebileceği bir evi de yoktu. Yanında sadece abisi vardı. Yanında anne ve babası neredeydi? Neden yanlarında yoktu? Polisler geleceğini söylemişlerdi ama hâlâ gelmemişlerdi. “Abi, neden eve gitmiyoruz?” diye sordu küçük kız, abisine bakarak. Abisi ise küçük kıza doğru eğdi başını, ona bakmak için. Zorla gülümsemişti, anne ve babasının öldüğünü biliyordu. Ama canından çok sevdiği kardeşine bunu söylememişti. Bu yüzden ona sadece gülümsemekle yetiniyordu. Aralarında sadece üç yaş vardı lakin büyük olan her zaman küçük olanı korurdu. “Yeni evimiz burası Elçin’im.” dedi gülümseyerek. Gülümsemesi titremişti, ağlamak istiyordu. Sabaha kadar yastığına sarılıp ağlamak istiyordu. Küçük kız ise abisinin titreyen dudaklarına bakmıştı. Üzgündü abisi, üzgün olduğunu biliyordu çünkü dudakları titriyordu. Bir de ona “küçük cadı” demek yerine adını söylemişti. Peki abisi neden üzgün olduğunu ona söylemiyordu? Normalde söylerdi, o sormadan söyler ve sarılırdı ona. Şimdi neden söylemiyordu? “Üzgünsün abi.” dedi küçük kız, abisinin elini daha sıkı tutarak. Yetimhanenin kapısında öylece durmuşlardı. İkisi de içeri girmiyorlardı ama kapının oradan da ayrılmıyorlardı, ayrılamıyorlardı. Yetimhanenin bahçesine yağmur yağıyordu. Polisler kapıya kadar bırakmışlardı onları sonra gitmişlerdi, giderken de: “Birazdan müdür gelir. Siz bekleyin tamam mı?” demişlerdi. İki kardeş de sadece başlarını sallamışlardı. Tam üzgün olmadığını söyleyecekken yetimhanenin kapısı bir anda açıldı. Karşılarına orta yaşlarda, sarı saçlarını topuz yapmış bir kadın çıktı. Nefes nefeseydi, demek ki koşarak gelmişti. “Elçin ve Kağan Alaz Vural sizsiniz değil mi çocuklar?” diye sormuştu kadın, nefeslerinin arasında gülerken. İki kardeş gene konuşmamıştı, başlarını sallamakla yetinmişlerdi. “Tamam o zaman, hemen girin bakalım içeri. Daha fazla kalmayın dışarıda.” deyip içeri çekmişti çocukları. İçeri girdikleri anda onlara bakan meraklı gözlerle karşılaşmışlardı. Ondan büyük, küçük ve aynı yaşta olan bir sürü çocuk onlara bakıyordu. Elçin, bakışlardan çekinmişti. Bu yüzden abisinin koluna sarılıp arkasına geçmişti. “Neden bize bakıyorlar abi?” demişti Elçin, abisine daha çok sokularak. Cevap vermedi Kağan, ona bakan bakışlara bakmaya devam etti. “Çocuklar, bunlar yeni arkadaşlarınız.” diyerek konuya el attı müdüre hanım. “Elçin ve Kağan Alaz Vural, onlarla iyi geçinin tamam mı?” demişti bütün çocuklara gülerek. Kağan ise ilk olarak müdüre hanıma, sonra ise arkasında saklanan kardeşine bakmıştı. “Elçin’im, korkma ben buradayım.” demişti kardeşinin saçlarından öperek. Elçin başını sallayıp abisinin arkasından çıkmış ve yanında durmuştu. Lakin hâlâ abisinin koluna sarılmış bir şekildeydi. “Hadi bakalım çocuklar, size kalacağınız odayı göstereyim.” dedi müdüre hanım, elini uzatarak. Elçin ona uzatılan ele baktı ve o eli tuttu. Normalde tanımadığı insanların elini tutmazdı Elçin. Ama nedense bu eli tutmuştu. Lakin abisini de bırakmamıştı. Koridorda yavaşça ilerlediler. Kız ne abisini bıraktı ne de abisi kızı bıraktı bu süreç boyunca. Elçin ilk defa müdüre hanımla konuştu. “Abimi benden ayırmayacaksın değil mi?” diye sordu. Müdüre hanım kıza baktığında abisine olan tutuşunu görmüştü. Biliyordu, istese de ayıramayacaktı bu iki kardeşi. “Hayır, sizi ayırmayacağım.” dedi kıza gülümseyerek. Elçin ilk defa o zaman gülümsedi. Bir odaya girdiler, odanın içinde ondan fazla yatak vardı. “Abi, bu yatakların hepsi bizim mi?” diye sordu Elçin kısık bir sesle. Abisi ise başını iki yana salladı. “Hayır, bize verilen yataklarda yatacağız Elçin’im.” dedi, kızın başını okşadı ve müdüre hanıma baktı. “Hangi yataklar bizim?” dedi direkt. Sesi sakindi lakin içinde fırtınalar kopuyordu. Müdüre hanım hiç bekletmeden eliyle yataklarını gösterdi. “Bunlar sizin yataklarınız çocuklar.” dedi ikisine gülümseyerek. En arkada, cama yakın olan iki yan yana yatak. Elçin…

Bölümün tamamını WritePad'de oku