7. ACININ YARA İZİ
Yazar: Gizem Akmaz

Şarkılar; Kalben, Yara Cem Adrian & Ceylan Ertem, Bu Gece Uyut Beni Keyifli Okumalar! Yaraların açtığı derin yarıklar ve içinden kopan kan parçaları gibiydi aslında her şey. Yara alırsın, canın yanar ve isyan edersin. Neden diye sorarsın kendine ve nedenini bulamazsın. Yara almamak için daha dikkatli olursun fakat nafile. Sonra o yara iyileşir ve kabuk bağlamaya başlar. Kabuk bağladıkça o kabuğu koparmak istersin, seni rahatsız etmesin diye. Fakat koparırsan yine kanayacağını bilirsin. Benim ruhumda daimi yerini alan o yaralar, canımı hep yaktı, vücudumda olduğu gibi yüreğimde de ruhumda da yaraların izleri vardı. O yaraların kabuklarını hep soydum, iz kalacağını bile bile; canımı yakacağını bile bile yaraların kabuk bağlayıp iyileşmesine izin vermedim. Sanki acı çekmek için var olmuştum. Şimdi ise Rüzgar bana, her şeyi unutturacağını söylüyordu. Fakat bilmediği bir şey vardı. İzi kalan hiç bir yara unutulmaz. Baktığın gördüğün her an o yaranın sebebini hatırlarsın ve canın hep yanar. Bazen o yarayı sevmeye çalışırsın, bazen nefret edersin ve bazen de benimsersin. Yarayı sevmek için yarayı kimin oluşturduğunu bilmek gerekir. Sana o yarayı armağan eden kişi, bazen o yarayı sevmene neden olabilirdi. Babamdan armağan kalan yara izimi ne de çok seviyordum aslında. Bana bisiklet sürmeyi öğretirken açtığı yarayı. Üst bacağımda hafif bir çizik halinde kalmış o yara beni mutlu edebilecek kadar acı doluydu. Beni mutlu eden anılar, gün geçtiğinde en çok acı veren yaralarıma dönüşebiliyordu. Üzerimde ki tek omzumu ve kolları açıkta bırakan uzun kollu bluzu düzelttim. Altıma giydiğim siyah paçaları geniş bir şekilde inen deri pantolonumun paçaları topuklu ayakkabım sayesinde yerde sürünmekten kurtuluyordu. Denizin dalgalarını andıran bukleleri özgürce omzumdan aşağı bırakmıştım. Yaptığım koyu göz makyajı ile tamamen hazırdım. Rüzgar, Hazal, Barış ve ben bir eylem için gece kulübüne gidecektik. Anladığıma göre gideceğimiz gece kulübünde bir uyuşturucu ağı vardı ve biz o ağı bulmak için bu gece orada olacaktık. En son gittiğimiz eylemde yaşadıklarımızdan sonra pantolon giymek benim için daha akıl kârı olmuştu. Hazal ise benim aksime mini siyah bir etek ve büstiyer giyerek kombinini tamamlamıştı. Burnunda ki piercing ve kulağında ki sayısız küpeler dağınık topuz yaptığı saçları ile asi bir duruş içindeydi. "Yine çok güzel olmuşsun Lizge." Hazal'ın hayran hayran bakan ela kahverengi karışımı gözlerine baktım ve tebessüm ettim. "Senin yanında esamem okunmaz Hazal Hanım," dedim muzip bir şekilde. Sözlerime gülerek karşılık verdi ve Rüzgar ve Barış'ı daha fazla bekletmemek adına odadan çıktık. Rüzgar, siyah bir tişört ve siyah bir pantolon giymişti. Kolunda ki dövmeler ile tişört güzel bir görüntü veriyordu. Barış ise beyaz bir tişört ve siyah pantolon giymiş, hayran hayran Hazal'ı süzmekle meşguldü. "Bu sefer her zamankinden daha dikkatli olmalıyız. Gideceğimiz mekan da su satılır gibi uyuşturucu satılıyor ve müşterilerin neredeyse tamamı kullanıcı." Rüzgar'ın verdiği bilgiler yüzünden tedirgin olsam da bunu belli etmedim. "Biz ne sıfatla gidiyoruz peki?" Barış'ın sorusu sessizce ilerleyen araçta yankılandı ve kulaklarımıza çarptı. "Lizge ve Hazal kullanıcı olarak görünecek. Biz ise aracı." dediğinde bu sefer korkumu saklama gereği duymadan bakışlarımı Rüzgar'a diktim. Hazal ise bunu defalarca yapmış gibi sakin karışmıştı. Kullanıcı olarak bir gece kulübüne gitmek ne derece güvenli olurdu bilmiyordum. Sokaklarda kaldığım süreçte kullanıcılara nasıl davranıldığını görmüştüm. Onları insan yerine koymuyorlardı ve ticaretleri için birer maşa haline geliyorlardı. Kanlarında dolaşan zehir, onların beynini düşüncelerini, ruhunu ele geçiriyordu. Gencecik çocuklar, bu bataklığın içine düşüyordu ve kimsesiz bir sokakta buz gibi bedenleri kalıyordu onlardan geriye. "İyi de anlamazlar mı kullanıcı olmadığımızı," diye sordum. Kullanıcılar her durumda kendilerini bir şekilde zaten belli ederlerdi fakat bunu yapıp yapamayacağımdan emin değildim. "Gözlerinize…