İSKELET ÇİÇEĞİ

4. İSKELET DEVRİ

Yazar:

İSKELET ÇİÇEĞİ - Gizem Akmaz kitap kapağı
İSKELET ÇİÇEĞİ kitap kapağı

Şarkılar; Metallica, I disappear Mor ve ötesi, cambaz Keyifli okumalar! "Rüzgar, sence bu yaz güzel şeyler olacak mı?" Rüzgar, yanında oturan minik avuçlarını birbirine sürterek ısınmaya çalışan kıza baktı. Onu bu hayattan söküp almak yaşayabileceği en iyi hayatı yaşatmak istiyordu fakat elinden hiç bir şey gelmiyordu. Gelmedikçe hayata olan öfkesi bir saman alevi gibi hızla yayılıyordu. Bir gün öfkesi ile yakacağı insanları düşünüyordu. "Olacak tabii, sen varsan her yer güzeldir Lizge," demişti. Küçük kızın yüzünde ki tebessüm ise bu soğuk havaya rağmen içinde çiçekler açmasını sağlamıştı. Bakışlarını Hazal ve Barış'a çevirmişti. İkisi derin bir sohbetin içinde gibi görünüyorlardı. Her şeye rağmen yüzlerinde ki tebessümü görmek Rüzgar için her şeye bedeldi. Çünkü bu hayatta bu üç kalpten fazlası yoktu. Olmasını da istemiyordu. Kalbinin dört odacığı vardı ve üçü doluydu. Ne yaparsa yapsın kalan o boşluğu doldurmayacaktı. Kimseyi kalbine almayacaktı. Lizge Loren, Rüzgar Samyeli, Hazal Kara, Barış Bikeç. Dört çocuktu onlar, kalplerinde zerre kötülük olmayan, fakat kötülüğün her türlüsünü görmüş, terk edilmiş dört minik kalp. Hayata karşı derin öfke beslemelerine rağmen aralarına asla nefreti almayan dört çocuktu onlar. "Peki ya yaza kadar beraber olamazsak, ya bizi ayırırlarsa Rüzgar? O zaman ne yapacağız? Ben siz olmadan yapamam ki hem!" Bunun ihtimali bile Rüzgar'ı küçük yaşına rağmen sinirlendirmeye yetiyordu. Ne olursa olsun Hazal'ı, Barış'ı ve özellikle de kendisine melül melül bakan bu yeşil gözlü kızı bırakmayacaktı. "Biz iskelet çiçekleri değil miyiz kızım," dedi hafif kızgın bir sesle. "Ne olursa olsun bir gün birbirimizi bulacağız. Nereye gidersek gidelim, ne olursa olsun bir yaz günü mutlaka beraber olacağız." Soğuk olmadan, acı olmadan, nefret olmadan dedi. Fakat son cümlesini Lizge üzülmesin diye içinden söyledi. Acıları unutturmak istiyordu çünkü, yeniden hatırlatmak değil. Fakat Lizge, güzel bütün anıları zihninin en karanlık yerlerine gömmüştü. Geriye kalan tek şey ise ona miras kalan acılar olmuştu. O kış bitmişti fakat Rüzgar verdiği sözü tutamamıştı. İskelet çiçeğini kaybetmişti. Fakat inanıyordu ki bir yaz günü bulacaktı tekrar onu, iskelet çiçeği ona geri dönecekti. Yağmurlar bitince. Kaç yağmur geçerse geçsin, iskelet çiçeği ona geri dönecekti. Ben Lizge Loren'dim. İsmimin anlamı ise çiçek tomurcuğu. Babam, anneme hep çiçeğim dermiş. Ben doğunca da annemden bir parça, yani çiçeğinden bir parça olduğumu söylemiş; ve adımı anlamı çiçek tomurcuğu olduğu için Lizge koymuştu. Ben Lizge'ydim; anne ve babasının hızla filizlenen tomurcuğuydum. Fakat onların aşkları o kadar fazlaydı ki, beni tamamen unutmuşlardı. Hayatın her yerinde unutulan o kız çocuğu, şimdi geçmişini unutmuştu. Hatırlamaya çalıştıkça her şeye daha da karmaşıklaşıyordu. Şimdi ise yeni hayatımın içinde ki yeni fakat bir o kadar tanıdık olan üç kişiye bakıyordum. "Bu gün eylem mi yapacağız," dedi Barış. Ne eyleminden bahsediyorlardı? Bu gün epey gerginlerdi ve eylem dedikleri şey hakkında koşuşturup duruyorlardı. Rüzgar sıkıntı dolu bir nefes aldı ve ensesini sıkıntıyla ovaladı. Hazal ise oldukça meraklı duruyordu. "Bu sefer de gitmezsek, hiç iyi şeyler olmayacağını biliyorsun Barış. Biz geri durdukça bu adamlar daha da cesaret alacaklar." Hazal, sıkıntıyla yüzünü ovaladı. Barış ise öfkeli bakışlarını boşluğa dikti. "Ne eyleminden bahsediyorsunuz? Cesaret alacak kişiler derken?" Sorduğum soruyla bütün bakışlar bana dönmüştü. Fazla mı özel bir soru oldu diye düşünmeden edememiştim. "Biz birbirimizi sokakta bulduk. Hayata dair bir şey bilmediğimiz için de gidecek yerimiz yoktu, paramız da. O gün birbirimize söz verdik, intikam için." Hazal soluklanma ihtiyacı duyarak derin bir nefes aldı ve ardından devam etti. "İntikam için yıllarca planlar yaptık. Para biriktirip işleri büyüttük." Bakışlarım sırasıyla üç yüzde de dolaştı. Rüzgar sabit bir şekilde önüne bakıyordu. Barış ise bakışlarını Hazal'dan ayırmıyordu. "Sonra büyüdük, eksikte olsa. Bir depo a…

Bölümün tamamını WritePad'de oku