İSKELET ÇİÇEĞİ

3. BURUK GÜLÜMSEMELER

Yazar:

İSKELET ÇİÇEĞİ - Gizem Akmaz kitap kapağı
İSKELET ÇİÇEĞİ kitap kapağı

Şarkılar; Model, Sarı Kurdeleler Model, Pembe Mezarlık Sezen Aksu, Sorma Keyifli okumalar! Bir odanın içindeydim. Bu oda tamamen boştu. Kapı pencere bile yoktu. Nerede olduğumu algılamaya çalışırken arkamı dönmemle şok içinde bir çığlık attım. Babam, annem, Rüzgar ve yüzlerini göremediğim iki kişi sırayla dizilmiş bana bakıyordu. Annem, babam el ele tutuştular ve bakışlarını Rüzgar'a doğru çevirdiler. Rüzgar onların bakışına karşılık verirken ben neler olduğunu anlamaya çalışıyordum. Yanlarına gitmek, babama sımsıkı sarılmak istiyordum fakat yine gider diye korktuğum için adım dahi atamıyordum. "Geçmişini unutma kızım. Geçmiş geleceğe ışık tutar. Sen geçmişini unutursan, geleceğini de kaybedersin." Annem ifadesiz bir şekilde bana bakıyor kafasını usulca iki yana sallıyordu. Rüzgar gözlerimin içine adeta yalvarır gibi bakıyordu. Diğer iki kişi heykel gibi aynı şekilde durmaya devam ediyordu. Dizlerim titrerken, bakışlarım hâlâ babamdaydı. Bir şeyler daha desin istiyordum. Beni hiç bırakmasın istiyordum. "Seni çok özledim baba," dedim acıdan kısılan sesimle. "Neredesin baba? Gel artık lütfen, seni çok özlüyorum." dediğim de dizlerim bu yükü daha fazla taşıyamadı ve sertçe yere düştüm. Düştüğüm anda dizlerimden fışkıran kan beyaz zemini kırmızıya boyamıştı. "Unutma kızım. Hatırla. Geçmişin senin en büyük pusulan." Hepsi bir anda ortadan kaybolunca şaşkınlık içinde bir çığlık daha attım. Gitmiş olamazlardı. Beni bir kere daha belirsizliğin içine bırakmış olamazlardı. "Beni bırakıp gidemezsin baba!" diye haykırdım avazım çıktığı kadar. "Bana tekrar bu acıyı yaşatma ne olur," dediğimde sesim bir fısıltıtan ibaretti. Gözlerimi hızla açıldığında yerimden sıçrayarak kalktım ve nefes almaya çalıştım. Gözlerim refleks olarak dizlerime kaydığında kan olmadığını gördüm ve biraz daha kendime gelebilmeyi başarmıştım. Bu gördüğüm rüya da neyin nesiydi? Babam, kolay kolay rüyalarıma girmezdi ki. Üstelik Rüzgar ile beraberdi. Ter içinde kaldığım için bir duş alma isteğiyle gerekenleri alıp banyoya girdim. Hava yeni aydınlanıyordu. Evde ses yoktu. Rüzgar gittikten sonra yalnızca iki saat uyuyabilmiştim. Herkes derin bir uykuda olmalıydı. Sıcak, kısa bir banyonun ardından gri bir eşofman ve siyah bir tişört giyinip banyodan çıktım. Birbirine dolaşmış saçlarımı tarayıp havluyla suyunu aldıktan sonra bavulumdan flash belleği alıp bilgisayara taktım. Babamın doğum günümde çekmiş olduğu video kaydını ezberlediğim halde tekrar tekrar izledim. Gözlerimden süzülen yaşlar, ruhuma dokunuyor gibiydi. Ruhum gözyaşlarımın yarattığı selin altında kalıyordu. Yıllar, bu video kaydı sayesinde babamın sesini benden çalmayı başaramamıştı. Yıllar bende bir tek onu alamamıştı zaten. İçeriden sesler duymamla, hızla gözyaşlarımı sildim. Flash belleği bavuluma tekrar koyup bilgisayarın ekranını kapattım. Odamda çıktığımda aynı anda Rüzgar de çıkmıştı. Kısa bir duş alıp çıktığı için bukleleri alnına dökülmüştü. Saçlarından omuzlarından damlayan sulara bakmamak için ekstra çaba sarf etmiştim. Gece ben uyurken gelmiş olmalıydı. Gözlerinin altı hiç uyumadığını belli eder cinsten mosmordu. Neden uyumadığını sormak istedem de zihnimde dönüp duran sorular dudaklarımdan dökülememişti. "Günaydın," diye mırıldandım. "Günaydın." Ne yapacağımı bilemeyerek, öylece Rüzgar'ın karşısında dikilirken o da benden farksız değil gibiydi. "Hazal ve Barış uyanmış mıdır?" "Onlar geç kalkar." "Anladım." Anlamsız bir muhabbetin de sonuna geldiğimiz de yine sessiz kalmıştık. Ilık nefesi anlıma çarpıyordu. Boyum onun omuzlarına kadar geliyordu. Ona bakmak için kafamı kaldırdığım da gözleri üzerimdeydi. Kısık bakışları siyah uzun kirpikleriyle süslenmişti. Kemikli yüzünü saran yeni çıkmaya başlamış sakalları ona ayrı bir hava katıyordu. "Rüzgar, benim mezarlığa gitmem gerekiyor. Babamla annemi ziyaret etmeyeli uzun zaman oldu." "Tamam, ben bırakayım seni." Eliyle saçlarını dağıtınca şampuan kokusu tüm koridoru kaplamış gibiydi. "Sen arkadaşlarınla kal. Yalnız gitsem daha olacak hem. İlla geleceği…

Bölümün tamamını WritePad'de oku