İSKELET ÇİÇEĞİ

13. ARAF

Yazar:

İSKELET ÇİÇEĞİ - Gizem Akmaz kitap kapağı
İSKELET ÇİÇEĞİ kitap kapağı

Şarkılar; Gripin, Neden Bu Elveda? Sezen Aksu, Yetinmeyi Bilir Misin? Vega, Bu Sabahların Bir Anlamı Olmalı Keyifli Okumalar! Yoğun bir kan kokusunun burnuma dolmasıyla gözlerimi zorlukla araladım. Gördüğüm tek şey vardı; kan. Yerimden yavaşça doğruldum ve kan dolu duvarları geçerek nereye gittiğimi bilmeden ilerlemeye başladım. Etrafı saran sessizlik, beni ürkütse de sakin kalmaya çalışarak kana ve çamura bulanan ayak izlerini takip ettim. Koridor boyu yürüdüğüm yol beni dışarıya çıkarınca havanın ne kadar soğuk olduğunu fark etmiştim. Etrafta baykuş sesleri dışında herhangi bir ses yoktu. Karanlık bir ormanın içinde olduğumu ve biraz önce çıktığım yerin bir hastane olduğunu fark etmemle çatık kaşlarımı etrafta gezdirmeye başladım. Biraz önce rastladığım kanlı ayak izlerini biraz ileride tekrar görmemle hızla oraya doğru ilerledim. Ayak izleri bana yön verirken yüksek bir ağaçtan bir çatırtı sesinin gelmesiyle kafamı kaldırarak ağacın tepesine baktım. Ağacın tepesinden aniden önüme düşen o şeyi görünce attığım çığlık, orman boyunca yankılanmıştı. Simsiyah giyinmiş bir adam, başından süzülen kanlarla öylece yere düşmüştü. Ağacın tepesinde ne yapıyordu ve nasıl yaralanmıştı bilmiyordum. Tek bildiğim şey buradan hızla uzaklaşmamdı. Uzaklaşmak için bir adım atmışken, kendime söz geçiremedim ve yere eğilerek adamın nabzını ölçmek için elimi boynuna uzattım. Bir kaç saniye boyunca herhangi bir yaşam belirtisi aradım. Nabız yoktu. Dehşetle adama bakarken, kulağımı göğüs kafesine dayadım ve kalbinin sesine ulaşmaya çalıştım. Bir kaç saniye boyunca herhangi bir yaşam belirtisi aradım. Kalbi atmıyordu. Ellerine uzandım ve sıcaklığını kontrol etmek istedim. Bir kaç saniye boyunca herhangi bir sıcaklık aradım. Teni buz gibiydi. Benim her zaman soğuk olan tenimden de soğuktu teni. Bana tanıdık gelen bu yabancı ölmüştü. Ne yapacağımı bilemeyerek dehşetle adamın soluk tenli yüzünü izlerken, kirpiklerinin ne kadar uzun olduğunu düşünüyordum. Ben ölü bir adamın kirpiklerini sayıyordum. Bir ölüye yakışmayacak kadar uzun ve kıvrımlıydı kirpikleri. Güzel kirpiklerin aniden aralanmasıyla çığlık atarak geriye kaçmıştım. Ölü yabancı, karanlıkta bile parlayan sarı gözlerini üzerime dikmişti. Gözleri, gözleri, gözleri. Kalbi atmayan bir yabancının bana bakıyor olması mıydı şaşırdığım yoksa aklımı başımdan alan o sarı gözleri miydi bilmiyordum. Dizlerimin üzerinde ilerleyerek ölü yabancıya yaklaştım. Nabzını ölçmek için elimi boynuna uzattım. Tepkisine bakmak için gözlerimi gözlerine kenetlediğimde uzun ve kıvrımlı kirpiklerini bir an olsun kırpmadan bana bakıyordu. Bir kaç saniye boyunca herhangi bir yaşam belirtisi aradım. Nabız yoktu. Sarı gözleriyle bana bakan yabancı, ölüydü. Hızımı alamadım ve kulağımı ölü yabancının göğüs kafesine yasladım. Bir kaç saniye boyunca herhangi bir yaşam belirtisi aradım. Kalbi atmayan ölü yabancı, hâlâ bana bakıyordu. Ellerine uzandım ve sıcaklığını kontrol etmek istedim. Elleri, sıcaktı. Mezarda ki bir ölüyü ısıtacak kadar sıcaktı elleri. Ölü yabancıya baktım. Nabzı yoktu, kalbi atmıyordu, elleri sıcacıktı ve kirpiklerinin altında karanlığa inat parlayan bir çift sarı gözleri vardı. Dudaklarını araladı, bakışları sabitti ve uzun ve kıvrımlı kirpiklerini bir an olsun kırpmıyordu. "Kalbim, nabzım, seninle beraber atıyor. Yaşa ve bana da yaşam ver güzel kız." Gözleri kapandı. Uzun ve kıvrımlı kirpiklerini ilk defa kırptı. Yaşa dedi bana ve kalbim ve nabzım seninle beraber atıyor dedi. Farkında olmadan bana bir yaşam şansı verdi. Sarı gözleri görmek istediğim için yaşamayı seçtim o gece. Gözlerimi araladığım da gördüğüm tek şey, beyaz bir tavandı. Gördüğüm anlamsız kâbusların etkisinden sıyrılmak istercesine gözlerimi ovaladığımda, kâbusum da gördüğüm hastanesi odası ve şu an incelediğim hastane odası birebir aynıydı. Aklımdan geçen düşünceleri sildim ve boş boş etrafı incelemeye başladım. Rüzgar ortalıkta yoktu ve nerede olduğunu merak ediyordum. Tavanın ortasına bulaşan ufak siyah lekeye bakıyordum bir kaç dakikadır…

Bölümün tamamını WritePad'de oku