Işıkların İçinde | Texting / Yarı-Texting

2. Bölüm

Yazar:

Işıkların İçinde | Texting / Yarı-Texting - Işıl K. K. kitap kapağı
Işıkların İçinde | Texting / Yarı-Texting kitap kapağı

+0535 : Dıt dıt açılın. +0535 : Yine ben, ehehe İclal: Sen laftan anlamıyor musun? Benim boş zırvalıklarla uğraşacak vaktim yok. +0535 : Önünde basamak var dikkat et. Yazdığı mesajın saçmalığını oflarken ayağım önümdeki bir şeye takıldı. Refleksle ellerimi öne uzatarak dengemi kaybettiğimde yere düşmüştüm. İyi ki ellerimi uzatmıştım, yoksa yüzüm git gide zarar görebilirdi. Bir süredir akne sorunum vardı, patlaması da hiç iyi sonuçlar vermeyecekti tabii, benim için. +0535 : İclal? İyi misin? +0535 : Ben sana dedim ama dikkat et diye. Kaşlarımı çatarak gelen mesajlara baktıktan sonra gözlerimi etrafta gezdirdim. İclal: Sapık mısın sen? Beni neden gözetliyorsun? +0535 : Boşver kim olduğumu! +0535 : İyi misin sen onu söyle. İclal: Ben iyiyim ama senin için aynı durum söz konusu değil. İclal: Polise gideceğim. +0535 : Git. İclal: Ne? İclal: İtiraz etmen gerekmiyor mu şu an? +0535 : Bana olan şüphen bitsin istiyorum. +0535 : İnsanlara neden güvenmiyorsun ki? İclal: İnsanlara değil, İclal: Size... Erkeklere güvenemiyorum. +0535 : Cinsiyet ayrımına nasıl geldik biz? +0535 : En son evimde kahve içiyordum. İclal: Hâlâ içiyor olabilirsin de neyse. İclal: Gündeme dikkat etmiyorsun sanırım. +0535 : Dubai çikolatası ne alaka? İclal: Aptal! Konu çikolata değil. İclal: Tabii yine unuttunuz... Konu biz olunca unutmanız normal. İclal: Bir çikolatanın ikiye bölünmesi bile daha çok konuşuldu. Son mesajı attıktan sonra mesajlaşmadan çıkarak ekranımı kitledim. Kütüphanenin geniş kapılarının arasından çıkarken. Telefonu cebime koyarken iç çektim anıt sayaç 422 kişiye ulaşmıştı. İstanbul'un parıldayan şehir ışıklarında gözüm bir süre oyalansa da burukça gülümsedim. Işıklarda bazen aldatıcı olabiliyordu. Usulca ilerlerken arkamı ara sıra kol açan ettim. Önüme dönüp yürüdüğüm sırada teyzenin biri bir anda koluma girip çekiştirmeye başladı. Refleksle dirsek atarak kolumu kurtardığım gibi ondan uzaklaştım. "Kız beni şurdan şuraya geçiriver." diyerek cayır cayır araba kaynayan yolu işaret etti. Az önce kaçırır gibi koluma giren teyzeyi üstünkörü inceledim. Nazik olmaya çalışıyordu cümlesine kurarken fakat gözlerinin içinde tüm kötülükleri yapmaya hazır birinin gözlerini gördüm. "Çok trafik var." diye mırıldanmama kalmadan benden uzaklaştığı sırada durumun garipliğini düşünüyordum. Koşar adımlarla otobüs durağına varıncaya kadar daha temkinliydim. Çünkü saat akşamın 8' i olmuştu. Benim, arkadaşlarım, ailem için bile erken olan bu saatte başıma bir şey gelebilirdi. Bu ihtimal yüksek olmasına rağmen hiç kimsenin elini taşın altına koymaması durumu daha da umutsuz hale düşürüyordu. Kabul ediyorum, sürekli aynı konu konuşulmaz. Fakat farkında mısınız? Haberlerde gördüğümüz kadınların birbirinden tek farkı isimleri.

Bölümün tamamını WritePad'de oku