İNKİSAR

5.BASIN TOPLANTISI

Yazar:

İNKİSAR - eylüllella kitap kapağı
İNKİSAR kitap kapağı

Yeni çıkan bir moda dergisinin tarzım hakkında yaptığı yorumu okuyordum. Birbiriyle uyumlu renkleri kullanıp basit kombinler yapan biriydim burada yazana göre. Piercinglerim beni fazla aşırı bir tip olarak gösteriyormuş burada yazana göre. Aşırı ne demekse. Ben tarzımı beğeniyordum derginin yapmaya çalıştığı şey beni kullanarak fazla satmaktı. Bence. Derginin başka kısımlarına göz gezdirmeye başladığımda kapıdan gelen anahtar sesiyle irkildim. Kafamı çevirdiğimde babamla göz göze geldim. Oturduğum yerden hızlıca kalkıp boynuna atladım. O da ban kocaman sarıldığında “Kızım,” diye fısıldadı. Geri çekildiğimde şaşırmış gözlerle onu izliyordum. Çünkü bugün geleceğini bilmiyordum. “Hoşgeldin,” yüzümde ki gülümsemeyle. “hoş buldum kızım, hoş buldum,” dedi ve salona doğru yürümeye başladı. Peşinden bende adımladım. Koltuğa geçip tam dibine oturduğumda beni koluyla kavrayıp göğsüne çekip başıma bir öpücük kondurdu. “Ee nasılsın kızım?” diye sordu sesinde ki imayı anlamıştım. “İyiyim sen nasılsın?” ses vermedi. Biraz sessizliğin ardından “Gelmiş it oğlu,” konuşmasıyla doğruldum “Baba ayıp,” kınayan bir sesle konuşmuştum. O da dikleşip benden uzaklaştı öne doğru eğildi. “Ayıpsa ayıp, yavrum bu çocuk seni terk etti.” bunu kabul etmeme hayret ediyordu. “Babacığım zaten daha yeni geldin bırakalım bu meseleleri” ılımlı olmaya çalışıyordum. Elimi koluna koymamla bakışları bana döndü. “Zümra bir daha sakın,” anlamamıştım. “Ne bir daha sakın?” tek kaşımı kaldırarak. Yüzümü inceledi, söyleyeceği şeyden vazgeçti. “Hadi sen bize bir kahve yap güzel kızım, yol yorgunuyum hiç sormuyorsun?” komik bir ayıplama ifadesi vardı yüzünde. Ayağa kalktım “Ama makineyle,” zaten cezveyle yapamazdım. Gülümseyerek olur olur der gibi kafasını salladı. Kahve işini makineye koyduktan sonra tekrar salona geçme için hareketlendiğimde babamın telefon konuşmasını kulak kesildim. “Gelemem daha fazla ameliyata... işim var diyorum... kızımın basın toplantısına katılmakla bitmiyor yanında olmam lazım” makinenin sesiyle dinlemeyi bırakıp kahveleri fincanlara boşalttım. İçeri geçtiğimde kahveleri orta sehpaya koydum babamın telefon konuşması bitirmişti. Kahveden bir yudum aldı. “Ellerine sağlık kızım,” gülümsedi. Ona biraz yaklaşıp “Baba,” dediğimde bakışları bana döndü. “Eğer işin varsa git, beni bekleyecek değilsin satj bitene kadar,” kolunu altına girmem için kaldırdı “Sen bunları düşünme güzel kızım, ben hallederim,” kolunun altına girip ona sıkıca sarıldım. ***** Şık ve rahatsız hissediyordum. Bugünkü basın toplantısı için siyah bir pantolon ve siyah bir gömlek giymiştim. Boynuma gold takılar sıralamış yüzümdeki piercing izlerini kapatmış saçlarımı ensemde küçük bir topuz yapmıştım. Ayağıma klasik topuklu ayakkabı giymiştim. Kendimi son kez süzüp çantamı alıp çıkmaya hazırdım. Merdivenlerden inerken babamla göz göze geldik. Bana hayranlıkla bakarken elini uzattı bende nazik bir şekilde tutup reverans yaptım. “Bu ne güzellik böyle biricik kızım,” tutuğum eliyle beni kendi etrafımda döndürdü. Yanağına bir öpücük kondurup “Özür dilerim beyefendi yetişmem gereken bir basın toplantısı var” dedim. “Umarım herşey gönlünce olur güzel kızım,” şefkat içeren sesiyle konuştu. “Aa tutmayın beni,” diyerek uzaklaşıp kapıyı açtım. Dışarı çıkıp arabama ilerlediğimde ban el salladığını gördüm bende ona el sallayıp yola koyuldum. Basın toplantısı stadyumda yapılacağı yere geldiğimde arabamı kapalı otoparka park edip yöneticilerin odasına gitme için yola koyulup koşarak asansörü son an da durdurdum. İçeri girdiğimde hiç istemeyeceğim bir yüzle karşı karşıya kaldım. Siyah oldukça şık bir takım elbisenin içinde Melih Mehmet Ulusoy. O yokmuş gibi davranmaya karar verdim. Tam elimi uzatıp çıkacağımı kata basacaktım ki benden önce davrandı. Elimi hemen çekmek istedim fakat yinede ellerimizin ufak temasını engelleyemedim. Bu ufak temas sonrası kafamı kaldırıp ona baktım. Sanki bu ufak temasa çok ihtiyacı varmış gibi bakıyordu. Bu bakış içimde bir şeylerin hareketlenmesine sebep oldu. Sakın Zümr…

Bölümün tamamını WritePad'de oku