2.Karar
Yazar: eylüllella

"Dede ben geldim açtır kapıyı," dedim yorgun bir sesle. Dedem işlerden elini eteğini çektiğinde Trakya'da bir çiftliğe taşınmıştı. Bende onun yanına gelmiştim. Onu orada gördüğümde ne yapacağımı bilememiş, kaçar gibi çıkmıştım mekandan. Uçakta bir e-posta yazmıştım Galatasaray'a hayat memat meselesi bir yalan söylemiştim. İmza attıktan sonra söyleriz gerçeği. Beni iptal edeceklerini düşünmüyordum çünkü yapılan sınavda en yüksek doğru sayısına sahiptim. Olmadı ismimi kullanır stajı geri alırdım. Yani inşallah alırdım. Çiftlikte iki katlı müstakil bir ev vardı. Ben zile basmadan Dedem kapıyı açtı. Elimdeki küçük valizi içeri bırakıp bende içeri adımladım. "Dede," "Kızım," diyerek bana kucak açtı kocaman sarıldı. "Nurhan Hanım," diye seslendi. Beraber oturma gurubuna doğru yöneldik. Şimdi bana sınavı soracaktı. Beni korkutmamak için sakin davranmıştı yüksek ihtimal yoksa kapıdan girmeden sorması lazımdı. Tam konuşacaktım ki Nurhan Hanım içeri girdi. "Mehmet Bey'e söyleyin, kapıdaki valizleri yukarı çıkarsın," dedi Dedem. Mehmet mi? Sigara yakmam lazım. Evet. Sigara. "Ee kızım ne yapt-"konuşmasına izin vermedim. "Ben yukarı çıkıp üstümü değiştireyim, akşam yemekte konuşuruz," konuşmasına fırsat vermeden uzaklaştım. Buradaki odama adımladığım an çantama yönelip sigaramı çıkardım. Yakıp bir nefes çektim. Artık düşünebilirmişim gibi hissediyordum. Aslında onunla karşılaşacağımı tahmin ediyordum ama kendimi buna hazırlamamıştım. Benim bu sınava gireceğimi tahmin etmemesi imkansızdı. Melih Mehmet Ulusoy. İsmini aklımdan geçirmek bile içimde bir şeylerin hareketlenmesine yol açmıştı. İçli bir nefes daha çektim sigaradan. Üstümde hala gri takım vardı ayakkabılarımı çıkartıp camı açtım. Çektiğim dumanı dışarı üfledim bu sefer. Sigaramı bitince camın kenarında söndürüp orada bıraktım. Yatağa doğru adımlayıp uyumayı seçtim. Yani düşünmemeyi. *** Dedem beni sorgulayamadan uyumuştu. Ben de bahçedeki gri renkli koltuklarda oturuyordum. Bir sigara yakmıştım. Çok içiyordum bunun farkındaydım ama bağımlılık işte. Aslında bira her zaman tüketiyordum fakat sigaraya o beni terk ettikten sonra başlamıştım. Şimdide geri gelmişti fakat ben ne yapacağımı bilmiyordum. Kesinlikle geri dönecektim. Bu stajdan vazgeçmeye hiç niyetim yoktu. Fakat bu olayı biraz sindirmem lazımdı. Sigaramdan son nefesi çekip yenisini yaktım. Ondan bir nefes çektim. Aslında onunla Berkay ve Ceyda'nın düğününde karşılaşmayı planlıyordum kendimi onu görmeye hazırlamadığım için aptalca bir tepki vermiştim işte. Eğer onu orada göreceğimi bilsem stajdan vazgeçer miydim? Asla! Duyduğum ayak sesleri ile arkama baktım. Dedem üstünde pijamaları ile bana doğru geliyordu. Uyuduğu konusunda yanılmıştım. Ayağa kalktığımda sigaramı söndürecektim ki "Söndürme, devam et," dedi. Zaten hiçbir zaman böyle şeyleri umursayan biri değildim ama ayıp olmasın diye söndürmek istemiştim. Sigaramı dudaklarıma götürürken dedem yanıma gelip kurulmuştu bile. "Nasılsın iki gözümün çiçeği?" bana hep böyle seslenirdi tek kız torundum sonuçta. "İyiyim," dedim sigaramın son nefesini çektim. "Ne oldu?" anlamadım bir şey mi olması gerekiyordu buraya gelmem için. Evet! "Bir şey olmadı, finaller falan bitti geldim işte." Olabildiğince anlamıyormuş gibi davranmam lazımdı. "Staj işi ne oldu?" dedi işte şimdi başlıyorduk. Dedem onunla olan ilişkimizi tabii biliyordu. Ondan asla bir şey saklamazdım. Bu hayatta değer verdiğim insanlar listesinde babamla beraber başı çekiyordu. "Halloldu sayılır ya," dedim geçiştirmek ister gibi. "Ben zaten senin kabul göreceğini hep biliyordum. Benim gibi altmış yıllık Galatasaraylı adamın torunu olmayacakta kim olacaktı?" dedi gururla. Benden başka bunu yapacak iki erkek torunu vardı. Tabi eğlence sektöründen fırsat bulurlarsa. "Tabi ki dede, ben orada olacağım, hiç şüphen olmasın," diyerek kafamı omuzuna yasladım. Dedemin eli de orta boy katlı kesim koyu siyah saçlarımı buldu. Galatasaray yönetim kurulunda yer almak benim gelecek kariyerim için çok önemliydi. Çünkü bizim aile yedi göbe…