İNCİ - Tehlikeli Kaçış

Malikane & Sırlar

Yazar:

İNCİ - Tehlikeli Kaçış – Peri1 kitap kapağı
İNCİ - Tehlikeli Kaçış – Peri1 kitap kapağı

Devasa ahşap kapı arkasından kapandığında, malikanenin içindeki o yüksek tavanlı, kasvetli ve sıcak atmosfer İnci’yi karşıladı. Odanın ortasındaki taş şöminede meşe odunları çıtırdayarak yanıyor, alevlerin turuncu ışığı yüksek duvarlara uzanan antika silahlara ve tablolara vuruyordu. Demyan, merdivenlerin başından yavaş adımlarla aşağı indi. Üzerinde siyah, kaskatı kesim bir kazak vardı; omzundaki sargı hafifçe belli oluyordu. Elindeki kristal viski kadehini masaya bıraktı ve buz mavisi gözlerini doğrudan İnci’nin gözlerine dikti. "Hoş geldin Haznedan" dedi Demyan, sesi şöminenin çıtırtısını bastıran boğuk bir tonda çıktı. "Geleceğini biliyordum." İnci montunun önünü bile açmadan, aralarındaki mesafeyi koruyarak tam ortada durdu. Yüzünde tek bir geri adım emaresi yoktu. "Lafı dolandırmayı sevmem Demyan," dedi İnci, sesi bir bıçak kadar keskindi. "Mardin’i, Haznedan adını nereden biliyorsun? Beni kime satacaksın ya da benden ne istiyorsun? Doğrudan söyle." Demyan’ın dudaklarının kenarında hafif, karanlık bir tebessüm belirdi. Şöminenin yanındaki tekli koltuğa geçip oturmak yerine, İnci’ye doğru birkaç ağır adım attı. "Seni kimseye satmak gibi bir niyetim yok. İstesem, dün gece seni o sokaktan toplar, doğrudan Türkiye’deki o aşiret reisinin kucağına atar, karşılığında da karlı bir ticaret yapardım," dedi Demyan, gözlerini bir milim bile ayırmadan. "New York’taki adamlarım Ahmet Seyithan’ın adamlarının izini sürerken senin adın önüme düştü. Mardin’den New York’a, oradan Moskova’ya... Arkanda bıraktığın o kanlı törenin ve köklü ailenin farkındayım." İnci çenesini daha da dikleştirdi. "O zaman kaçış sebebimi de öğrenmişsindir. Ben bir adamın malı olmayı, başkalarının çizdiği kadere boyun eğmeyi reddettiğim için kaçtım. Mardin’in o yüksek taş duvarlarını özgürlüğüm için aştım. Kimsenin emrine girmeye, kimsenin gölgesinde yaşamaya niyetim yok. Ne Ahmet Seyithan’ın ne de senin!" Demyan, kızın gözlerindeki o kırılmaz ateşi izlerken derin bir nefes aldı. Karşısındaki kadın, o dondurucu Moskova soğuğunda bile kendi içindeki korla yanıyordu. "Özgürlük güzel bir kelime İnci," dedi Demyan, sesindeki ton ilk kez hafifçe yumuşayarak. "Ama şu an senin özgürlüğün, Mikhail’in hırsıyla Ahmet Seyithan’ın intikam hırsı arasında sıkışmış durumda. Mikhail tek başına sana dokunamazdı, ama New York üzerinden Ahmet Seyithan ile temas kurmaya başladı. Mikhail’in derdi benimle olan hesabını kapatmak, Ahmet’in derdi ise seni geri almak. Onlar müttefik oldu." Demyan masanın üzerindeki mat siyah dosyayı İnci’ye doğru uzattı. Dosyanın içinde Mikhail’in Türkiye ve New York kanallarıyla yaptığı gizli görüşmelerin belgeleri duruyordu. "Yani ben yalnız değilim, sen de yalnız değilsin," diye devam etti Demyan. "Senin özgürlüğün, benim ise Mikhail’i bu şehirden tamamen silmem için birbirimize ihtiyacımız var. Bu malikanede kalabilirsin. Burası Moskova’da güvende olabileceğin tek yer." İnci dosyaya bakmadı bile. Bakışlarını doğrudan Demyan’ın buz mavisi gözlerine kilitledi. "Hayır," dedi İnci net bir dille. "Bu malikanede kalmayacağım. Dün gece beni korumak için vurulmuş olman, beni buraya hapsedebileceğin anlamına gelmez. Ben bir kafesten kaçıp başka bir altın kafese girmem. Bu şehirde kendi evimi tutacağım, kendi paramı kazanacağım ve kendi ayaklarımın üzerinde duracağım." Demyan aralarındaki mesafeyi tamamen kapatarak İnci’nin tam önünde durdu. Heybetli fiziği, İnci’nin üzerine dev bir gölge gibi düştü. İkisinin nefesi birbirine karışacak kadar yakındı. Demyan elini kaldırdı, parmak uçları İnci’nin yanağına değecek kadar yaklaştı ama dokunmadı; sadece o dondurucu bakışlarıyla kızın ruhunu süzdü. "Sen gerçekten bambaşka bir kadınsın Haznedan" diye fısıldadı Demyan. Sesi tehlikeli bir hayranlıkla doluydu. "Kendi evini tutabilirsin, kendi yolunu çizebilirsin. Ama bil ki, o sokakta adımı attığın her yerde, gözümün menzilinde olacaksın. Seni o adamlara yem etmeyeceğim. İstesen de, istemesen de..." İnci, adamın kokusunu ve nefesini bu kadar yakından hissederken kalbin…

Bölümün tamamını WritePad'de oku