İkilem

5. bölüm

Yazar:

İkilem – E.T. kitap kapağı
İkilem – E.T. kitap kapağı

Odama vardığımda kalbim hâlâ göğüs kafesime sığmıyormuş gibi atıyordu. Garip olan şuydu; kalbim hiç yorulmamış gibiydi ama bedenim tam tersini söylüyordu. Günün bütün ağırlığı omuzlarıma çökmüş, ayakta duracak hâlim kalmamıştı. Artık uyumam gerekiyordu. Üstelik yarın oldukça yoğun bir gün beni bekliyordu. Telefonumu sessize alıp komodinin üzerine bıraktım ve yatağa uzandım. Başımı yastığa koyup gözlerimi kapattım. Nafile. Kalbim hâlâ gereğinden hızlı atıyordu. Sağa döndüm. Olmadı. Sola döndüm. Yine olmadı. Ne kadar uyumaya çalışırsam çalışayım zihnim susmak bilmiyordu. Neden bu kadar hızlı atıyordu ki? Sonuçta yalnızca Barış’a yardım etmiştim. Hepsi buydu. Bu kadar heyecanlanmamı gerektirecek hiçbir şey yaşanmamıştı. Kendime bunu tekrar tekrar söylüyordum ama beynim benimle aynı fikirde değildi. Ama... Bugünkü hâli de şaka mıydı? Takım elbisesiyle o ciddi duruşu... Kendinden emin tavırları... Bir de bana seslenişi... “Elis Hanım.” Yastığın içinde yüzümü buruşturdum. Sonra birkaç saat sonra karşıma gündelik kıyafetleriyle çıkan o bildiğim Barış... Rahat. Kendinden emin. Ve fazlasıyla sinir bozucu. “Minik kuş.” İçimden uzun bir nefes verdim. Mantıklı olan hangisiydi? Elbette “Elis Hanım.” Resmiydi. Mesafeliydi. Aramızda olması gereken sınırı açıkça koyuyordu. Normal şartlarda benim de bunu tercih etmem gerekirdi. Ama kalbim normal şartlar konusunda pek başarılı değildi. Barış ne zaman bana “Minik kuş” dese, dudaklarımın kenarında istemsiz bir gülümseme beliriyordu. İki kelimeden ibaret küçücük bir hitabın insana bu kadar tanıdık gelmesi bile saçmaydı. Belki de bu yüzden bugün bana o resmî tonuyla “Elis Hanım” dediğinde içimde anlamsız bir boşluk oluşmuştu. Sanki yıllardır farkında olmadan alıştığım bir şeyi elimden almıştı. Off... Ben bunları neden düşünüyordum? Başka düşünecek konu mu yoktu? Mesela Beliz ile Kaan. Evet. Onları düşünebilirdim. Gerçi bu da pek normal bir konu sayılmazdı. İkisi birbirine korkutucu derecede benziyordu. Karakterleri neredeyse aynıydı. Belki de bu yüzden yan yana geldiklerinde bu kadar doğal duruyorlardı. İkisi de konuşmayı seviyordu, ikisi de lafın altında kalmıyordu, ikisi de karşısındaki insanı sinir etme konusunda fazlasıyla yetenekliydi. Gerçi Beliz bazen susabiliyordu. Kaan ise ancak Beliz onu susturduğunda. Kaşlarımı çattım. Bir dakika... Bunlar daha yeni tanışmadı mı? Ne ara birbirlerinin sevdiği şeyleri, alışkanlıklarını, neye kızıp neye güldüklerini öğrenecek kadar yakın olmuşlardı? Belki sadece sevdikleri şeylerden bahsetmişlerdi. Ama insan bu kadar da benzemezdi. Yan yana geldiklerinde sanki yıllardır birbirlerini tanıyorlarmış gibiydiler. Hatta zaman zaman ikiz gibi davranıyorlardı. İki insan gerçekten aynı şeyleri bu kadar çok sevebilir miydi? Başımı yastığa biraz daha gömdüm. Off... Benim beynim de geceleri ayrı bir mesaiye başlıyordu. Bir düşüncenin kuyruğuna diğeri takılıyor, ardından yenisi geliyor, sonra bir başkası... Böyle giderse sabaha kadar uyuyamayacaktım. Hayır. Düşünmek yooook! Bu sözüme sadık kalacaktım. Barış’ı düşünmek yoktu. Kalbimin ne yaptığıyla ilgilenmek yoktu. Bugün söylediklerini hatırlamak yoktu. Bakışlarını düşünmek yoktu. Bana nasıl hitap ettiğini— Dur! Kesinlikle yoktu. Yarın yoğun bir gün beni bekliyordu ve şu anda yapmam gereken tek şey uyumaktı. Bu düşünceye sıkı sıkıya tutunup gözlerimi kapattım. Bu kez gerçekten uyuyacaktım. Sabah gözlerimi daha yeni aralıyordum ki mutfaktan yükselen bağrışmalar bütün uykumu dağıttı. “Ver şunu!” Beliz’in sesi evin içinde yankılandı. “Ayı gibi çekiştirip durma! Kansız herif! O tava benim! Senin değil, hatta kimsenin değil! Ben ve Elis’ten başka kimse elleyemez! Hem ne malum bizi zehirlemeyeceğin?” Gözlerimi tavana diktim. Kansız herif... Beliz bu lakabı dün gece Kaan’a takmıştı. Ama yanlış hatırlamıyorsam Kaan gece kendi evine gitmişti. Bir dakika... O zaman şu an nasıl bizim mutfakta olabiliyordu? Yatağımda doğrulup saçlarımı elimle gelişigüzel düzelttim. Sonra nedense aynanın karşısında durup kendime baktım. Kaşlarım ça…

Bölümün tamamını WritePad'de oku