İkilem

Geçmiş Kapıyı Çalınca

Yazar:

İkilem – Elif Taşdemir kitap kapağı
İkilem – Elif Taşdemir kitap kapağı

Kapıdaki adam uzun boyluydu. Bakışlarım önce siyah ayakkabılarına, ardından kusursuz duran takım elbisesine kaydı. En son yüzüne baktığımda ise kim olduğunu anlamam yalnızca birkaç saniye sürdü. Ayaz. Neredeyse beş yıldır görüşmüyorduk. Onu en son gördüğümde hayatımın en karanlık dönemlerinden birini yaşıyordum. Önce annemi kaybetmiştim. Ardından ilk aşkım olan Barış’ın, ailemin yıllardır düşman bildiği insanların oğlu olduğunu öğrenmiştim. İnsan bazen aynı anda iki farklı yerden kırılabiliyormuş. Ben de kırılmıştım. Hem de tamir edilmesi uzun yıllar sürecek kadar. Ayaz’la o dönemde tanışmıştık. Psikolog randevumdan çıkarken. O günün büyük bir kısmını hatırlamak istemiyordum. Psikoloğun odasından çıkmış, elimdeki dosyayı göğsüme bastırarak koridorda yürümüştüm. Başımı kaldırmadan ilerlediğim için köşeyi dönerken birine çarpmıştım. Dosyam yere düşmüş, içindeki kâğıtlar koridora yayılmıştı. Ben özür dilemeye hazırlanırken karşımdaki adam benden önce konuşmuştu. “Sanırım tanışmak için ikimiz de daha zarif bir yöntem seçebilirdik.” Başımı kaldırdığımda Ayaz’ın gülümsediğini görmüştüm. O zamanlar bu gülümsemenin hayatımın en kötü dönemlerinden birinde bana iyi geleceğini bilmiyordum. Ayaz’ın dünyası da benimkinden çok farklı değildi. O da babasını kaybetmişti. Annesi başka biriyle evlenmiş, Ayaz ise amcasının gönderdiği parayla hayatını sürdürmeye başlamıştı. Belki de birbirimizi bu yüzden anlamıştık. İkimiz de bir insanın hayatından aniden eksilmesinin ne demek olduğunu biliyorduk. Zamanla iyi arkadaş olmuştuk. Ayaz bazen saatlerce konuşur, benim yalnızca dinlememe izin verirdi. Bazen de tek kelime etmeden yanımda otururdu. O dönemlerde insanların çoğu beni iyileştirmeye çalışıyordu. Ayaz ise iyileşmek zorunda olmadığımı söylüyordu. Ailem ve Beliz’den sonra hayatımdaki en büyük desteklerden biri olmuştu. Gerçi tamamen yalnız olduğum da söylenemezdi. Bir de o vardı. Kim tarafından gönderildiğini hâlâ bilmediğimiz o gizemli kutu. Kutuyu yalnızca benim ve bir kişinin daha açabildiğini biliyorduk. Diğer kişinin, kutuyu gönderen kişi olduğunu düşünüyorduk ama bunu kanıtlayamamıştık. Parmak iziyle açılan kutunun içinde insan suretine sahip gelişmiş bir yapay zekâ asistanı vardı. Başlangıçta onu yalnızca bir teknoloji harikası olarak görmüştüm. İleri seviye bir yazılım. Mükemmel tasarlanmış bir sistem. Sorulara cevap veren ve verilen komutları uygulayan gelişmiş bir makine. Ama zamanla... Bir makineden çok daha fazlası olmuştu. Bir yardımcıdan çok bir dost gibi davranıyordu. Beni dinliyor, tepki veriyor ve zaman zaman duymak istemediğim şeyleri bile söylüyordu. Belki de bu yüzden onunla konuşurken kendimi hiçbir zaman tamamen yalnız hissetmiyordum. Tam bu düşüncelerin arasında kaybolmuşken Ayaz’ın sesi odayı doldurdu. — Merhaba, Madam Elis. Dudaklarımda istemsiz bir gülümseme oluştu. Ayaz hâlâ Ayaz’dı. Aradan geçen beş yıl bazı şeyleri değiştirmişti belki ama onun saçma hitaplarını değiştirememişti. Ayaz odanın içine birkaç adım attı. Bakışları kısa bir süre yüzümde dolaştıktan sonra gülümsemesi biraz daha belirginleşti. — Görüşmeyeli uzun zaman oldu. Nasılsın? Elini bana doğru uzattı. Ayağa kalkarak elini sıktım. — Evet, görüşmeyeli uzun zaman oldu Ayaz Bey. İyiyim, sorduğunuz için teşekkür ederim. Siz nasılsınız? Ayaz’ın yüzündeki gülümseme bir anda kayboldu. Yüzünü buruşturdu. — Sen bana “Bey” diyene kadar seni gördüğüm için çok mutluydum ama şu anda hiç mutlu değilim. Başını iki yana salladı. — Ayaz Bey ne demek ya? Dilini şaklattı. — Cık cık cık... Elimi bırakırken bana kırılmış gibi baktı. — Biz seninle iyi arkadaştık. Düşündüğüm gibi hâlâ hiçbir şey değişmemişti. İşle özel hayatı birbirinden ayırmak konusunda yıllardır başarısızdı. — İş yerinde olduğumuz için sana dümdüz Ayaz demek yerine Ayaz Bey demeyi tercih ederim. Ayaz iki elini yana açtı. — Neden? — Çünkü burası bir ofis. — Bunun arkadaşlığımızla ne ilgisi var? — Burada profesyonel davranmamız gerekiyor. Ayaz düşünüyormuş gibi gözlerini tavana kaldırdı. — Bu kuralı kim koym…

Bölümün tamamını WritePad'de oku