ihale

---

Yazar:

ihale – 𝘈𝘺𝘴̧𝘦 °𓇼🌊⋆🐚🫧 kitap kapağı
ihale – 𝘈𝘺𝘴̧𝘦 °𓇼🌊⋆🐚🫧 kitap kapağı

Bölüm görselleri

ihale - --- bölüm görseli 1
ihale - --- bölüm görseli 1
ihale - --- bölüm görseli 2
ihale - --- bölüm görseli 2

Koridor bomboştu. Duvardaki tek lamba titreyerek yanıp sönüyordu; her titreyiş, aramızdaki gerginliğe ayrı bir gölge düşürüyordu. Üzerimdeki nefesini hissedebilecek kadar yaklaşması, kaçmam için tek sebep; yerimde kalmam için ise bin sebep yaratıyordu. Omzumu duvara yaslayıp gözlerimi kaçırdım. Ama o, kaçan bakışların peşinden gelmeyi çok iyi biliyordu. "Bana neden meydan okuyorsun?" diye sordu. Neden? Cevabı bilmiyordum. Belki gurur. Belki inat. Belki de... ona her karşı durduğumda damarlarımda dolaşan o tehlikeli adrenalin. Sessizliğim onu başka bir düşünceye itti. Bakışları gözlerimden yanağıma, oradan çeneme indi... durdu. Dudaklarımda. Sanki izin istemeden beni okuyordu okudukça daha çok yaklaşıyordu. "Benden nefret etmeni istiyordum," dedi fısıldayarak. "Senden nefret edemediğim tek kişi olmanı istemiyordum." Bir adım daha attı. Ayak sesini bile duymadım sadece aramızdaki havanın sıkıştığını hissettim Yüzü yüzüme öyle yakındı ki nefeslerimiz birbirine karışıyordu. "Bu hoşuma gitmeye başladı." Yutkundum. Geri adım atmak istedim ama duvar izin vermedi. Sertliğimin altında kaçacak yer bulamayınca, yine dilim koruma kalkanına sarıldı. "Ben... senden nefret ediyorum," dedim. "Evet," dedi başını hafif yana eğip o keskin gülümsemeyi takınarak. "Bunu her söylediğinde daha çok hoşuma gidiyor." Sözlerinden sonra sessizlik çöktü. Kalbimin sesini bile duyabiliyordum. O ise hâlâ kıpırdamadı benden bir şey duymayı bekleyen biri gibi, ya da kontrolü tamamen ele geçirmeye hazırlanan biri gibi. Ve ben, nefret dediğim her şeyin tehlikeli şekilde farklı bir şeye dönüşmeye başladığını hissediyordum. Yasef, yüzümdeki o meydan okumayı görünce elini duvara koydu parmakları başımın yanına yaslandı. Artık kaçış yoktu. "Beni itiyorsun," dedi alçak bir sesle. "Sonra da geri dönüp nefesimi istiyorsun." Dudaklarımıbbüzüp güldüm zayıf meydan okuyan bir gülüştü. "Egonun konuşmasına izin veriyorum sadece." Yasef başını biraz daha yaklaştırdı yanaklarımız birbirine değmeden, ama temasın sıcaklığını hissederek. "Bir adım daha atarsan beni kaybedeceğini söyledin değil mi?" diye fısıldadı. "Oysa sen... beni kaybetmeye hiç hazır değilsin." Gözlerim bir anlığına parladı. O tanıdık adrenalin. Tam o an, göğsünde yükselen paniğe yenildi ve duvarın sertliğine rağmen omzumu çektim. "Uğraşma benimle," dedim. "Ben gidiyorum. Bu kadar ego bana fazla." Yasef'in bakışları bir an buz kesti. Onun arkasını dönmesini beklemiyordu. İçinde, tarif etmeyi bilmediği bir iç basıncı hissetti. Parmak eklemleri gerildi. "Git," dedi köpüklenen bir sesle. "Git, ama sonra dönüp beni yine suçlama." Söylediğiyle durdum. Arkasından bakmadım ama sözleri geri yansımış gibiydi. "Belki suçlamam. Belki hiçbir şey hissetmem." Bu, Yasef'in kırılma noktasıydı. Birkaç keskin adım atıp bana barak kolumdan tuttu, ama acıtacak kadar değil kaçışı engelleyecek kadar. Bakışları ilk kez öfkeden öte bir şey taşıyordu teslimiyetin kıyısı. "Beni kışkırtmayı bırak," dedi. Sesinde emir yoktu dilek vardı. "Beni seçmeye niyetin yoksa neden hâlâ buradasın?" Ona sorularımla deli ediyordum eminim kirpiklerim titredi, alaycı bir tebessüm dudaklarımın kenarında belirdi. "Çünkü delirmeni izlemek hoşuma gidiyor." Yasef gülümsedi tehlikeli, karanlık. Elinin içi çenemin altına kaydı, başını hafif yukarı kaldırdı. Dudaklarımız arasında bir nefes mesafesi. "Ben delirirsem..." dedi yavaşça, "sen beni durduramazsın." Nefesini tuttum. Ama geri çekilmedim. Sadece başını yana eğip fısıldadım "Bana bak dokunmadan çıldıramıyorsan zaten kaybettin." Yasef parmaklarını geri çekti bilerek. Bir santim bile öpmeden, sadece nefesiyle sınayıp bıraktı. "Senin için çıldırmamı istiyorsun," dedi. "Bense senin hiçbir şey hissetmiyormuş gibi davranmanı izlemekten zevk alıyorum." sırıtır. Aramıza derin bir sessizlik daha çöktü. Sırf nefesler konuşuyordu. Koridorun havası ağırdı ama umursamadın yeniden arkamu döndüm gitmek için. Yasef bu kez engellemedi sadece onu izledi. Adımlar duvarlarda yankılandı. Bir kapının önünde durdu çıkış merdiven…

Bölümün tamamını WritePad'de oku