İçimdeki Yankı

4📃

Yazar:

İçimdeki Yankı - Rabia Kaya kitap kapağı
İçimdeki Yankı kitap kapağı

Bu sabah yine kabusların peşimi bırakmadığı bir anda, ter içinde güne başladım. Yarı uyanık hâlimle gözlerimi ovalayıp soluma doğru döndüm. Boş bir yastık ve boş kalan bir yorgan tarafım… Sezay olmadan eksik kalan her yanım, gün geçtikçe güçsüzlüğünü daha çok ilan ediyordu. İşe gidip geliyor, yemek faslını es geçerek sadece kalan zamanı kendimi uyumaya zorlayarak geçiriyordum. Ara ara yanıma Gaye ve Sevda iş çıkışından sonra uğrasa da yetmiyordu. Yatağın içinde sağıma ve soluma dönüp dururken aniden gözüme vuran güneşle oflayarak yataktan çıktım. Gözlerime vuran güneşi reddettim ve perdeyi tamamen kapadım. Etrafın aydınlığından bir süredir öylesine nefret ediyordum ki işe gitmek bile artık ruhumu iyileştirmiyor, daha kötü hissettiriyordu. Her çocuğu iyileştirmeye yarayan ben, kendi evladıma yetememiş gibi hissediyordum. Ama en azından hâlâ yaşıyordu. Ben biliyordum. O yaşıyor. Ve canım sıkkın bir hâlde de olsam, üzerimi değiştirmek için dolaptan aldığım bej rengi, omuzları düşük kazağımı; kot jean pantolonumu ve siyah deri kemerimi isteksiz ama işe yetişmek uğruna hızla giyindim. Evden çıkacağım esnada istemsizce gözlerim, bebeğimize aldığımız eşyalarda tek tek gezindi. Kendimi ağlamamak için sıkarken gözlerimi kaçırdım. Oraya daha fazla bakmaya cesareti kendimde bulamıyordum. Gücümü kaybetmiştim. Hislerimi çok yoğun yaşadığım bu evrede, yalnız hâlimle başa çıkmaya çalışmak beni epey yoruyordu. Sezay yanımda olabilseydi, bana tutunduğum en kuvvetli dal o olurdu. İşe vardığım gibi kapımın kenarında bulunan bekleme alanındaki koltuklarda oturan anne ve küçük kızını içeri aldım. Ufak bir muayenenin ardından küçük not kâğıdını önüme koyup alınması gereken ilaçların isimlerini yazdım. Annesine uzatırken, o sıcak gülümsemesiyle bana baktığında ben de gülümsedim. Bakışlarımı minik kıza çevirdim. “Geçmiş olsun, minik prenses. Dikkat et kendine.” “Teşekkür ederim, doktor abla.” Küçük kız, minik elleriyle bana öpücük gönderirken boşta kalan eliyle de annesinin elini tuttu. İkisinin odadan çıkışıyla birlikte ben de masamın kenarında duran zarfa baktım. “Fikret Uzunsoy ve Gözde…” Evlendiği hanımefendi yarı Türk, yarı yabancı uyruklu olunca soyismini okuyamadım. O kadında ne buldu da evlenecek kadar o raddeye geldi… Hâlâ hayretle bir sonraki haberin gelişini bekliyordum. Yanımda Sezay yokken ve içinde bulunduğum durumlardan haberdar oldukları için kısa bir tebrik mesajı ve gelemeyeceğimi bildiren bir mesaj yazdım. Anlayışla karşıladığını belirttiği mesajı okurken yarım bir tebessümle ekrandaki mesaja bakındım. Aniden bakışlarım çalan kapıya kayınca telefonumun ekranını kapatıp masaya yüzüstü bıraktım. “Gir.” Siyah saçlı, elinde yeşil renkteki peluş oyuncağını sımsıkı tutan küçük bir kız ve yanında tıpatıp benzeyen ikizini gördüğümde ayağa kalktım. Annesi ikisini de sakinleştirip sedyeye oturttuğunda yanlarına doğru birkaç adımda ulaşıp tam karşılarında durdum. “Merhaba, hoş geldiniz. Adınız ne sizin bakalım?” İkisi de aynı anda isimlerini söyleyince gülümsemem büyüdü. “Asya.” “Ben de Kübra. Dört buçuk yaşındayım.” “Oo, ne güzel. Aferin sana, yaşını da biliyorsun.” Önce sırtını açıp öksürmesini bekledim, daha sonra nefes alıp verişlerini kontrol ettim. Boğazlarını kontrol ettiğimde enfeksiyondan kaynaklandığını annesine belirttim. “Doktor hanım, hastanenin yakınında eczane vardır, değil mi?” “Evet, evet. Hemen karşı caddede var. Oradan bulursunuz.” Alınması gereken ilaçları kâğıda yazıp annelerinin eline doğru uzattım. İçten bir gülümsemeyle elimde duran kâğıda uzanıp aldığında defalarca teşekkür etti. “Rica ederim, iyi günler. Geçmiş olsun.” Sedyenin yanından uzaklaştığımda odanın içindeki o hafif çocuk kokusu hâlâ burnumdaydı. İkizlerin incecik sesleri, peluş oyuncağın tüylü yeşilliği… Benim yavrumun odası da daha kucağına alacağı oyuncaklarıyla doluydu. Hepsi kalbimin bir köşesinde hayal olarak asılı kaldı. Dosyayı kapatıp masanın üzerine bıraktım, önlüğümü çıkardım. Gün bitmişti ama içimdeki yorgunluk geçecek gibi değildi. Hastanenin o…

Bölümün tamamını WritePad'de oku