İçimdeki Yankı

2📃

Yazar:

İçimdeki Yankı - Rabia Kaya kitap kapağı
İçimdeki Yankı kitap kapağı

Birine sevgiyle bağlı kalarak sadık olmak çok önemlidir. Siz hiç çabasız, zorluklar aşılmadan yaşanan bir ilişki gördünüz mü? Her ilişkide, en güzel başlangıçlar için zorlu bir bekleyiş vardır. Sonu kavuşmayla bitecek olsa da olmasa da beklenmeye değen hep özeldir. Sabah uyandığımda hava karanlıktı, yüzünü aydınlığa henüz çevirmemişti. Sabahın bu erken saatlerinde serin bir rüzgâr esintisi tenime çarptı. Anlık irkilmenin etkisiyle ters şekilde omuzlarıma örttüğüm kazağımı kafamdan geçirip üzerime giyindim. Saks mavisi, bisiklet yaka bir kazak olduğu için çok fazla bunalma hissi yaşamıyordum. Elimdeki mini çantamla arabama geçip anahtarı kontağa takarak çalıştırdım. Klimayı en son çok yüksek ayarda kullandığım için biraz ayarını düşürdüm. Radyoda çalan şarkının sözleri absürt gelince yüzümü ekşittim ve kanalları değiştirdim. “Göksel İpekçi / Büyülü” şarkısını dinleyesim vardı ve öyle de yaptım. Telefonumu arabanın Bluetooth ayarlarına bağlayıp şarkının sesini yükselttim. Aradan geçen birkaç dakikalık yolun sonunda hastaneye vardım. Koridorda karşılaştığım başhekim Sibel Hanım’a ve KBB doktoru Cihan Altuntaş Bey’e selam verip odama doğru yöneldim. Dolabımdan koyu lacivert formalarımı hızlıca üzerime giyindim. Terliklerimi de spor ayakkabılarımla değiştirerek kombinimi tamamlamış oldum. Dolabımda Hande’den kalan eski, küçük aynamdan kaşlarıma ve saçlarıma baktım. Formayı giyerken at kuyruğu yaptığım saç modelim bayağı bozulmuş görünüyordu. Tekrar sıkıca toplayıp lastikle bağladım. Son kez bir daha aynaya bakıp dolaba geri koydum. Odadan çıkacağım esnada bağırışların uğultusu kulağıma daha net gelmeye başladı. Etrafa ürkek ama temkinli bakışlarımı gezdirdiğimde, çaprazımdaki aile feryat ederek ağlıyordu. Yakınlarını kaybetmenin acısı yüreklerinde büyürken, onlara “başınız sağ olsun” diyerek açıklama yapmak en büyük zorluklardan biriydi. Eşim Mehmet’in küçük yaşta yaşadığı ailesindeki kayıplara şahitlik ederken onun acısını anlayabilmek istesem de hep eksik kalacaktım. Çünkü benim otuz yıllık ömrümde ailem hâlâ hayatta ve benimle birlikteydi. Ara sıra geceleri, annesinden hatıra kalan kutuda bulunan fotoğraflarına bakıp acısını dindirmeye çalışır gibi sessizce konuşurdu. Bir fotoğrafa, “Neden gittiniz? Ben hâlâ çocukluğu eksik kalan o sekiz yaşındaki çocuğum,” diyerek isyan ederken bile sesini yükseltmezdi. Ya annesi üzülür, ağlarsa diye ses tonuna hep dikkat ederdi. Kafamı kurcalayan geçmişin izlerini bir kenara bırakıp beni bekleyen hastalarımın biten serumlarını ve iğnelerini halletmek için sandalyeme geçtim. Sıradaki hastanın yanımdaki koltuğa oturmasıyla, onu incitmeden iğnesini yaptım. Gün boyu hastalarla uğraşarak mesaimi tamamlarken, artık başımdaki ağrıya daha fazla tahammül edemiyordum. Bir ağrı kesici içip sedyeye kıvrıldım. Hülya’nın ara ara başıma yaptığı masaj takviyesiyle ağrım biraz daha hafifledi ve beni rahatlattı. Küçük yaştaki hastalarım o kadar korkuyorlardı ki, onları sakinleştirmek ve kan alınana kadar attıkları çığlıklar, kendilerini sıkmaları işimi zorlaştırıyordu. Gün sonuna doğru crocs terliklerim ayağımda şıpıdık şıpıdık yürüyerek Reyhan’ın yanına, yukarı kata çıktım. O, yeni doğmuş küvözdeki bebeklerle gün geçiriyordu. İşi çok fazla merhamet ve sabır gerektiriyordu ve Reyhan bunu, olması gerekenden de fazla bir emekle yerine getirirdi. Reyhan’la sohbet ederken bir yandan da işine devam ediyordu. Onun, bebekleri bu kadar seven biri olarak doğru bir meslek seçtiğine bir kez daha şahit oldum. Sabah yedide gelir, bebeklerin solunum, kalp atışı ve beslenmeleri gibi önemli ihtiyaçlarıyla ilgilenirdi. Öğlen üç olduğunda ise diğer vardiyadaki personel devralır, onunla dönüşüm yapardı. Elimde tuttuğum kahve bardağını Reyhan’a uzattım ve tatlı bir tebessümle gözlerine baktım. “Off, sonunda biraz nefes alabildik. Senin vardiya nasıl geçiyor bugün?” "Yoğun ama güzel. Sabah bir prematüre bebeğimiz vardı, bugün ilk kez anne sütü aldı. Çok duygulandım." Gözlerindeki o yoğun duyguyu hissetmek beni bile etkilemişti. On…

Bölümün tamamını WritePad'de oku