İçimdeki Yankı

16🪖📑

Yazar:

İçimdeki Yankı – Rabia Kaya kitap kapağı
İçimdeki Yankı – Rabia Kaya kitap kapağı

"Sen seversin diye aldım" İKBAL KARAKAYA~ Sabah gözlerimi açtığımda ilk hissettiğim şey, bedenimi saran kolların sıcaklığı oldu. Başımı hafifçe yana doğru çevirdim ve Sezay'ın kirpiklerini seyrettim. Uyurken bile beni kendine çekmiş, sanki gece boyunca bırakmaktan korkmuş gibi kollarını belime dolamıştı. Mavi gözleri kapalıydı ama yüzündeki o sakin ifadeyi izlerken istemsizce gülümsedim. Bir süredir güne böyle başlamak bana iyi geliyordu. Her sabah aynı huzuru bulamıyordum belki ama onun yanımda olduğunu bilmek, içimdeki karmaşanın sesini biraz olsun kısıyordu. Elimi onun ellerinin üzerine koyup usulca parmaklarını okşadım. Hareketimden rahatsız olmuş olacak ki uykulu bir sesle mırıldandı. “Gitme…” dediğini duyunca gülümsemem daha da büyüdü. “Geleceğim hayatım sabret, işe gidiyorum,” diye fısıldadım. Gözlerini açmadan başını boynuma doğru biraz daha yaklaştırdı. “Konu sen olunca sabırsız bir adam oluyorum,” dedi. Bu kez kahkaha atmamak için dudaklarımı birbirine bastırdım. “Sayılmaz komutan bey. Akşam yine buradayım.” Birkaç saniye sessiz kaldıktan sonra kollarını gevşetti. “O zaman tamam,” diye mırıldandı. Yataktan kalkarken gözlerim bir kez daha ona takıldı. Bazen insanın hayatındaki en sıradan anlar, en büyük teselliye dönüşebiliyordu. Üzerimi değiştirip hazırlanırken aynadaki yansımama baktım. Son zamanlarda kendimi ilk kez bu kadar iyi hissediyordum. Hâlâ bazı günler ağır geçiyordu, hâlâ zihnimin bir köşesinde geçmişin bıraktığı o sessiz sızı vardı ama artık bütün günümü ele geçirmesine izin vermiyordum. Çantamı alıp odadan çıkmadan önce yatağın büyük bir kısmını kaplayan Sezay’a baktım. “Akşam görüşürüz, mavişim." Başını kaldırıp bana baktı. “Akşam seni bekliyorum, İkbal’im.” Hastaneye vardığımda koridorlar her zamanki telaşına çoktan kavuşmuştu. Bir elimle boynumda yaka kartını düzeltmeye uğraşırken, diğerinde kahvemle odama doğru ilerledim. Tam o an karşıdan gelen arkadaşlarımdan biri beni görünce seslendi. “İkbal, sonunda geldin! Seni bekliyorduk," dedi Hilal. “Ne yaptınız yine?” diye sordum, daha yanlarına varmadan. “Hiçbir şey yapmadık,” dedi Beyza masum görünmeye çalışarak. “Sadece senin yokluğunda bütün kahveleri biz içtik," diyerek ekledi. "Çok trafik vardı, bir an geç kalacağım diye korktum," dedim. Bakışlarım ikisi arasında gezindi. “Evet bende işe zor geldim," diyen Kardelen'e, Hilal'le aynı anda güldüm. "Sen makyaj yapmaktan hazırlanmaya geç kalıyorsun ondandır bebeğim," dedim. Gülerek başını iki yana salladı Kardelen. “ Bu süslü hayatı ben seçtim ne yapayım? Hoşuma gidiyor." Öğle saatine geldiğimizde birkaç arkadaşla birlikte yemekhaneye geçtik. Masaya oturduğumuz anda günün yoğunluğu biraz olsun üzerimizden kalkmış gibiydi. Birbirimizin gününü soruyor, arada hastanede yaşadığımız küçük komik olayları anlatıp gülüyorduk. Çatalımı tabağımın kenarına bırakıp arkadaşlarımdan birinin anlattığı olayı dinlerken kahkahamı tutamadım. “Sen bunu gerçekten söyledin mi?” diye sordum. “Yemin ederim söyledim," dedi Burak. “Ben senin yerinde olsam yerin dibine girerdim," diyerek araya girdi Soner. “Ben de girecektim zaten ama hasta benden önce cevap verdi," diyerek açıklama yaptı Burak. Hastası Sebahat Hanım'ı muayene edeceği esnada hanımefendinin eşi ile tatsız ama komik anlar yaşamıştı. Masadaki kahkaha bir anda yükseldi. O an fark ettim ki uzun zamandır böyle rahat güldüğüm bir öğle yemeğini hatırlamıyordum. Fakat yemekhaneden çıkıp koridora döndüğümde yüzümdeki gülümseme yavaş yavaş kayboldu. Koridorun diğer ucunda Samet’i gördüm. Adımlarım istemsizce hızlandı. Gözlerimi başka tarafa çevirip elimdeki dosyalara baktım. Onunla göz göze gelmemek için sanki önümde dünyanın en önemli işi varmış gibi yürümeye devam ettim. Kalbimin hızlandığını hissedebiliyordum. Beni görüp görmediğini bilmiyordum ama arkamdan gelen ayak seslerini duymak bile omuzlarımı germeye yetmişti. “Kendine gel İkbal,” diye içimden geçirdim. “Sadece bir koridor. Sadece birkaç adım, ilerle ve odana gir," diyerek kendime cesaret verdim. Odama girip kapıy…

Bölümün tamamını WritePad'de oku