İçimdeki Yankı

12

Yazar:

İçimdeki Yankı – Rabia Kaya kitap kapağı
İçimdeki Yankı – Rabia Kaya kitap kapağı

“Aynı yerden yara alanlar, birbirlerini tam anlarlar.” Sabah gözlerimi açtığımda uzun zamandır hissetmediğim bir hafiflikle uyandım. Sezay’ın evde olduğunu bilmek, gecenin bir yerinde uyanıp onun nefes alışını duymak bile içimdeki huzursuzluğu biraz olsun susturuyordu. Yataktan kalkarken yüzümde istemsiz bir gülümseme vardı. Aynanın karşısına geçtiğimde kendi yüzüme baktım. Hâlâ yorgun görünüyordum, hâlâ içimde kolay kolay dinmeyen bir ağırlık vardı ama bugün başka bir şey de vardı. İstek. Yaşamaya, çalışmaya, günün içine karışmaya dair küçük de olsa bir istek. Hazırlanıp hastaneye gittiğimde koridorlar her zamanki gibi hareketliydi. Hemşirelerin telaşlı adımları, bekleyen hasta yakınlarının konuşmaları ve çocuk servisinden gelen sesler birbirine karışıyordu. Eskiden bu kalabalık bazen üzerime üzerime gelirdi. O sabah ise kendimi daha güçlü hissediyordum. Küçük hastalarımın yanına girdiğimde yüzümdeki gülümseme daha gerçekti. Bir çocuğun ateşini kontrol ederken onunla şakalaştım, bir başkasının korkusunu azaltmak için muayeneyi oyun hâline getirdim. Onların yüzündeki küçücük gülümsemeler bana da iyi geliyordu. Öğle arasında Hilal ve Sibel’le birlikte yemekhaneye indiğimizde içerisi her zamanki kalabalığından pek bir şey kaybetmemişti. Tepsimi alıp yemeklerin önünde birkaç saniye durdum. Ne yiyeceğime yine dikkat ederek tabağıma sebze yemeği, yoğurt ve biraz da salata aldım. Masaya oturduğumda Hilal tabağıma bakıp kaşlarını kaldırdı. “Sen gerçekten değiştin ha. Eskiden şu salatanın yüzüne bile bakmazdın,” dedi Hilal. Gülerek omuz silktim. “İnsan bazen kendine dikkat etmeyi öğreniyor.” Karşımızdaki Sibel çatalını eline alıp gülümseyerek söze karıştı. “Sezay’ın gelişi yaradı sana. Sabah koridorda gördüm seni. Yüzün bile değişmiş.” Sözleriyle birlikte yüzümde istemsiz bir gülümseme oluştu. “O kadar belli oluyor mu?” Hilal bana doğru biraz eğilip gözlerimin içine baktı. “İkbal, aylardır seni tanıyoruz. Son zamanlarda ilk defa gerçekten gülümsediğini görüyoruz.” Başımı eğip tabağımdaki yemeğe baktım. “Ben de farkındayım,” dedim sessizce. “Sanki eve döndüğünde içimde bir şey yerine oturdu.” Sibel’in yüzündeki gülümseme biraz daha yumuşadı. “İyi ki dönmüş o zaman. Senin böyle içine kapanmanı görmek hiç hoşumuza gitmiyordu.” Bir an sustum. Sibel’in söylediği cümle, insanların son aylarda bana nasıl baktığını hatırlattı. Çatalımı tabağıma bırakıp derin bir nefes aldım. Hilal bunu fark etmiş olacak ki konuyu hemen değiştirdi. “Bu arada, akşam için planınız var mı?” diye sordu Hilal. “Henüz yok,” dedim. Hilal gözlerini kısarak bana baktı. “Yalan söyleme. Sezay geldikten sonra senin plansız akşam geçirmen mümkün mü?” Gülmeye başladım. “Ne alaka?” Sibel de gülerek araya girdi. “Hilal haklı. Aylarca kocasını bekledin. Şimdi adam geldi, bırakır mısın peşini?” “Bilmiyorum,” dedim gülerek. “Belki bu akşam evde kalırız.” Masadaki ikisinin de gülmesiyle ben de onlara katıldım. Uzun zamandır ilk kez böyle sıradan bir sohbetin içinde kendimi yabancı hissetmiyordum. Yemek yemeye devam ederken içimde küçük ama gerçek bir huzur vardı. Sezay’ın gelişiyle hayatım bir anda düzelmemişti, bunu biliyordum. Ama en azından artık güne başlarken her şeyin eskisi kadar ağır gelmediğini hissediyordum. Akşama doğru eve döndüğümde Sezay çoktan bahçeye çıkmış, masayı hazırlamaya başlamıştı. Üzerinde rahat kıyafetleri vardı; bir yandan tabakları yerleştiriyor, bir yandan da mutfaktan getirdiği yemekleri masaya taşıyordu. Çantamı içeri bırakıp hemen yanına gittim. “Yardım edeyim,” dediğimde bana bakıp gülümsedi. “Sen bütün gün çalıştın, biraz da ben uğraşayım,” dedi Sezay. “İyi, bugünlük izin veriyorum,” diye karşılık verdim. İkimiz de gülerek sofranın son hazırlıklarını tamamladık. Bir süre sonra kapının zili çaldı. Bahçeye çıktığımda Ekrem, Nazan, Mehmet ve Sevda’nın geldiğini gördüm. Hepsini görünce yüzüm aydınlandı. “Hoş geldiniz,” diyerek tek tek sarıldım. “Nasılsınız? Ne zamandır görüşemiyoruz.” Sevda bana sarılırken, “Asıl sen nasılsın? Seni sonunda böyle görm…

Bölümün tamamını WritePad'de oku