İCARUS PROJESİ 1: FANUS

1. BAYILAN ADAM

Yazar:

İCARUS PROJESİ 1: FANUS - Emre Ulcay kitap kapağı
İCARUS PROJESİ 1: FANUS kitap kapağı

Bölüm görselleri

İCARUS PROJESİ 1: FANUS - 1. BAYILAN ADAM bölüm görseli 1
İCARUS PROJESİ 1: FANUS - 1. BAYILAN ADAM bölüm görseli 1

Hayat… Sadece beş harften oluşan bir kelime ama anlamı fazla derin ve çetrefilli. Her varlık doğar, yaşar ve ölür. İşte bu döngüye insanlar “hayat” der. Belli bir çizgide geçirilen süre. Bu süreçte neler yaptığınız, nerede yaşadığınız, başınıza neler geldiği bilinmez bile çoğu zaman. Kimileri iyi biri olmak için çabalar, kimileri için kötü olmak doğasında var olan bir olgudur. Kimi zamansa, iyi ile kötü arasındaki ayrımı yaşanmışlıklar bulanıklaştırır. İnsan, yaşadıklarının toplamı mıdır yoksa potansiyelinin peşinden mi gider? Bu sorunun yanıtı, herkes için farklıdır. Ama Ceylin… O artık cevabı biliyordu. Hayat, onun ellerinde büyüyen bir hikâyeye dönüşmüştü. O yaşarken de yaşadığı her şeyin ötesinde anlamlar kazanacağı belliydi. Sorularla örülü zihnine her cevap düştüğünde, yeni bir soru doğuyordu. Değişmek ve gelişmek, onun ruhuna işlenmişti. Sanki içindeki görünmez bir ateş, yanmaya başladığı andan itibaren sönmeye niyetli değildi. Ceylin o ateşi harladı. Kendi yolunu çizdi, kendi ışığını yaktı. Belki çıktığı ilk gün bu yolun nereye varacağını bilmiyordu, ama sonunda geldiği yerde yalnızca kendisinin değil, ardından gelenlerin de adımlarına ışık tutacak bir iz bırakmıştı. Gün gelecek, onun ismi bir yerlerde anıldığında birkaç kişi başını kaldıracak, gözlerinde tanıdık bir parıltıyla onu hatırlayacaktı. O zaman birinin “Ceylin” demesi, sadece bir ad söylemek olmayacaktı. Çünkü o, hayatın sıradan çizgisi üzerinde sıra dışı bir iz bırakmayı başarmıştı. * * * Beş Yıl Önce Yoğun bir karanlığın içinde yaşlı sayılabilecek bir adamın belli belirsiz silüeti vardı. Yüz hatları net olarak seçilemese de alnındaki kırışıklıklar ve sesine yansıyan otorite çok netti. Her daim aynı kelimeler dökülüyordu dudaklarından. “Uyan artık. Gözlerini aç ve gör gerçeği. Sadece bakma hayata, gerçekleri görmek için bak. Gör ki yola çık ve yanıma ulaş. Buradayım, seni bekliyorum. Uyan, uyannnn!” Cümlesinin sonuna doğru gözlerinden taşan ateş ile üzerime çullanması bir oluyordu. Arkamı dönüp kaçmak isterken kolumu bir mengene gibi sıkan parmakları beni durduruyordu. Hızla başımı çevirdiğimde çehresini net olarak görüyordum. Dudaklarına yayılan gülümseme ve göz bebeklerine yerleşen kurnazlık insanın kanını donduracak kadar korkutucuydu. “Hadi Ceylin, uyan!” Ceylin gözlerini açtığında odasında olduğunu görmek içini biraz olsun rahatlatmıştı. Son dönemde görmeye başladığı kabuslar ve arkası kesilmeyen çığlıklar eskisi kadar korkutmasa da canını sıkmaya ve uykularını kaçırmaya yeter olmuştu. Her sabah sanki alarm kurulmuşçasına bu ses ile başlıyordu güne. Sanki birisi onu bir konuda uyarmak için tüm gücü ile çabalıyor gibiydi. Rüyalara haddinden fazla anlam yüklediğini düşünebilirsiniz belki. Ama sürekli aynı rüyayı görüp, aynı sesi duymaya başladığınızda emin olun anlam yüklemeden yaşamak çok zor oluyordu. Bir süre kendine gelmek için bekledikten sonra yavaşça yataktan kalkıp odasından çıktı ve elini, yüzünü yıkamak için lavaboya gitti. Fanus’ta su ve elektrik, Ağaç’ın sunduğu enerjinin en somut tezahürleriydi ve her haneye bir kota sistemiyle dağıtılıyordu. Bu kotalar, kaynakların adil paylaşımı ve ekosistemin dengesi için inşa edilmiş görünmez duvarlardı. Akşam uyumadan önce vanalar ve devreler kapatılır; evden ayrıldıkları her an, su ve elektrik bilinçli bir şekilde dinlendirilirdi. Çünkü kota aşıldığında, o evdeki yaşam destek sistemleri tamamen devre dışı kalır; kotanız yenilenene kadar karanlıkta ve susuzlukta mahsur kalmak kaçınılmaz olurdu. Bu düzen, bireysel konfordan çok toplumsal dengeleri gözetiyordu. Kota sistemine riayet eden herkes, şehrin sakin ve istikrarlı işleyişine katkıda bulunuyordu; aksine aşırı tüketim, sadece o evi değil, tüm çevresini tehlikeye atıyor; su pompalarının durmasına, elektrik hatlarının aşırı yüklenmesine ve nihayetinde acil durum şarj istasyonlarının bile çökmesine neden oluyordu. İşte bu nedenle, su ve elektriği “kullanmadığın her an kapatmak” Fanus’ta bireylerin hem kendi hayat haklarını hem de komşularının güvenliğ…

Bölümün tamamını WritePad'de oku