İCARUS PROJESİ 1: FANUS

BÖLÜM 11 / ARAYIŞ

Yazar:

İCARUS PROJESİ 1: FANUS – Emre Ulcay kitap kapağı
İCARUS PROJESİ 1: FANUS – Emre Ulcay kitap kapağı

Tüm gün aklı Onur'da olduğu için yaptığım işlere doğru düzgün odaklanamamıştı Ceylin. Sabah şirketin önündeki denk gelişlerinden sonra ne Ahmet Bey ofise geri dönmüştü ne de Onur... Saatlerce dışarıda ne yaptıklarını merak etmekten kendini alamamıştı bir türlü. İçindeki merak duygusu onu kemirip durmuştu. Bir noktadan sonra kafa karışıklığının zirveye ulaşacağına kanaat getirdi ve bu konuyu düşünmeyi bıraktı. Saatler hızla geçip hava yavaş yavaş kararmaya başladığı sırada Ceylin’de yapması gereken işleri bitirmiş ofisinde kahvesini yudumluyordu. Tüm günün yorgunluğundan sonra bu kahveyi hak etmişti. Vücudunun ve beyninin rahatlamaya ihtiyacı vardı ve bu kahve şu an tam olarak buna hizmet ediyordu. Yorgunluk kahvesini yudumladığı sırada bilekliğine düşen görüşme talebine ilişti gözü. Önce Onur olduğunu düşünse de talebin Ekin'den geldiğini görmek biraz canını sıkmıştı. “Ulan Onur insan bir haber verir,” demekten geri alamıyordu kendini. Çalmaya devem eden çağrı talebini daha fazla bekletmeden içindeki sıkıntı ile kabul etti. “Şimdi çıktım kafeden. On beş yirmi dakikaya şirketin önünde olurum.” Ekin konuşurken yorgun gelen sesi Ceylin’in dikkatinden kaçmamıştı. Kafede yoğun bir gün geçirmişti anlaşılan. İçindeki sıkıntının sesine yansımamasını umarak söze girdi. “Tamam. Kapıda buluşuruz.” Ceylin sözünü bitirdiğinde aralarında kısa bir sessizlik oluştu. Bir şey demek ister gibi bir nefes duydu Ekin'den. Fakat sonrasında vazgeçmiş olacak ki görüşmeyi sonlandırdı genç adam. Ekin gelene kadar vakti olduğunu bildiği için kalkıp lavaboya gitti. Makyajını tazelemek ve üstü başına biraz çeki düzen vermek için bir fırsatı vardı neticede. Her kadın gibi bu fırsatı değerlendirmekten geri duramadı. Lavaboya girdiğinde aynada gördüğü aksi bir an kızı duraksattı. Yüzündeki ifadeye kendi bile anlam veremedi. Bu kadar mı canını sıkmıştı tüm gün Onur’u görememek? Yoksa nerede olduklarını bilmemek mi onu bu hale getirmişti, cevabından emin olamıyordu. Dün geceden sonra bugün onunla irtibata geçmemiş olması canını sıkmıştı belki de. Pek çok erkek gibi istediğini elde ettikten sonra ilgisini kaybetmiş olma ihtimali vardı. Aklındaki düşünceleri başından defetmek için suyu açıp elini yüzünü yıkadı. Yüzüne çarpan suyun serinliği iyi gelmişti. Suyun rahatlatıcı etkisinden yararlanmak için bu kadar geç kalmış olmasına kızdı. İşlerini halledip lavabodan çıktığı sırada saate baktı ve Ekin’in gelmek üzere olduğunu fark etti. Hızlıca ofisten çantasını alıp aşağıya indi. Lobiye indiği sırada Filiz Hanım da çıkmaya hazırlanıyordu. Kısa bir iyi akşamlar faslından sonra kadının yanından ayrılıp beklemek üzere bahçeye adımını attı. İçine çektiği serin akşam havası ciğerlerine dolarken kendini daha da iyi hissetmesine yol açtı. Derin birkaç nefes eşliğinde giriş kapısının karşısında bulunan banka doğru yöneldi. Yavaşça bankın üzerine oturup çantasını yanına bıraktı ve Ekin’i beklemeye başladı. Beklemeye devam ederken bir yandan da sokağı kontrol ediyordu. O sırada köşeden dönen şirketin siyah minibüs ilişti gözüne. Hızla gelip şirketin önünde duran minibüsün önce farları söndü sonra da motoru sustu. Arka kapının açılmasını bekledi ancak açılmadı. Açılan şoför kapısından inen kişi ise tabi ki Onur’dan başkası değildi. Ahmet Bey’i evine bıraktı herhâlde diye düşündü kendi kendine. Arabayı kilitleyen Onur şirkete doğru ilerliyordu ki Ceylin’i görünce yüzüne yerleşen gülümseme ile rotasını ona doğru çevirdi. Ceylin’in içindeki kızgın taraf baskın çıksa da o da hafif bir gülümseme sunabildi karşısındaki adama. Onur birkaç adım atıp yanına geldiğinde sarılıp yanağına küçük bir buse kondurdu. Sarılışı ve tenine değen dudaklarının hafif ıslaklığı Ceylin’in içindeki öfke kırıntılarını alıp götürdü. Onur’un enerjisi tüm dengesini alt üst ediyordu yakınında olduğu sürece. Sarılma faslı son bulduğunda Onur gözlerinin içine bakarak konuşmaya başladı. “Birini mi bekliyordun? Ne işin var burada?” “Aslında Ekin’i bekliyordum ama piyangodan sen çıktın.” Ceylin konuşurken sesine…

Bölümün tamamını WritePad'de oku