İCARUS PROJESİ 1: FANUS

BÖLÜM 10 / DENEK

Yazar:

İCARUS PROJESİ 1: FANUS – Emre Ulcay kitap kapağı
İCARUS PROJESİ 1: FANUS – Emre Ulcay kitap kapağı

Birkaç gün önce gelen iletiyi Ceylin açtığı için Ahmet görememişti. Geçen günlerde Ahmet’ten haber bekleyen Aslı bu yüzden beklediği dönütü alamadı. Bu durum canını sıktığı ve şüpheli bir hal almaya başladığı için tekrar Ahmet’e kadının fotoğrafını iletmeye karar verdi. Akşam saatlerinde Aslı’nın attığı iletiye sabah şirkete geçtiği zaman bakabildi Ahmet. Şirkette bıraktığı bilekliğine ulaşmış olan ileti hemen dikkatini çekti adamın. Gece saatlerinde onunla iletişime geçen pek olmazdı. İletişimde olduğu herkes bilekliğini ofisinde bıraktığını bilecek kadar iyi tanıyordu adamı. Bunu bilmelerine rağmen bir mesaj iletmiş olmaları konunun önemli olduğunun işaretiydi. İletiyi açtığında karşısında beliren kadını görmesi ile şoka girmesi bir oldu. Yıllardır görmediği karısını görmeyi beklemiyordu çünkü. Önünde beliren hologramın gerçekten hiçbir farkı yoktu. Hayatlarında var olan teknolojiye halen daha alışamamıştı adam. Yaşadığı şokla birlikte karşısındaki kadının gerçek olduğunu düşündü bir an. Gidip ona sarılmak istedi. Yılların getirdiği özlem duygusu kabarmıştı içinde. Yavaşça attı adımlarını kadına doğru. Ellerini uzattı ileriye ve o zaman gerçeğin farkına vardı. Karşısındaki kadın bir hologramdan ibaretti. Alışamadığı teknoloji oyun oynamıştı ona. Sarsılmış ve kandırılmış hissetti kendisini. Olduğu yere çöküp ağlamak geldi içinden. Ofisinde olmasaydı yapardı bunu. Bir çocuk gibi hıçkıra hıçkıra ağlardı. Son günlerin tüm stresi bir anda adamın patlamasına vesile olabilirdi. Ancak kendisine hâkim olmayı başardı yine. Her zamanki makul tavrını takındı. Yaşadığı şoku ve ruhsal sarsıntıyı üzerinden atabilmek için biraz zaman tanıdı kendisine. Bu haldeyken Aslı’yı arayamaz ve onunla konuşamazdı. Ne diyeceğine ne yapacağına karar vermeliydi önce. Ancak o zaman mantıklı hareket edebilirdi. Görüntüyü kapatıp camın önüne doğru ilerledi. Camı açıp serin havanın içeriye dolmasına izin verdi. Temiz hava zihnine iyi gelecekti. Esen sonbahar meltemi tüylerini ürpertti adamın. Havaların son günlerde fazlasıyla dengesizleşmeye başladığını fark etmesini sağladı bu durum. Tıpkı kendi ruh hali gibi bir gün için için yanan şehir ertesi gün soğuk rüzgârların etkisi altında kalıyordu. Olayların kızışmaya başlaması ile kafasını kaşımaya bile vakti kalmamıştı Ahmet’in. Bundan sebep adımını atamıyordu dışarıya. Kendine söylediği yalan buydu en azından. Oysaki cadde ortasında bayıldıktan sonra insan içine çıkmaya çekinir olmuştu. Bu yüzden havaların değiştiğini fark etmedim sanırım, diye geçirdi içinden. Her zaman ofisinde hazır bulunan ceketlerinden birisini alıp geçirdi üzerine. Karısının içeriye gelmiş olması beraberinde bir sürü sorun getirecekti Ahmet’e. Mümtaz bunu bildiği için bu hamleyi yapmıştı. Ahmet’i köşeye sıkıştırıp kedinin fareyle oynadığı gibi oynamak istiyordu onunla. Ahmet’in ne yapacağına karar vermek ve planını gözden geçirmek için zamana ihtiyacı vardı. İlk iş kadını olabildiğince Nisa’dan uzak tutması gerekiyordu. Karşı karşıya gelmeleri ihtimali bile kalbini sıkıştırıyordu adamın. Hemen Aslı ile iletişime geçti. “Bu kadını Nisa’dan uzak tutman lazım. Aksi takdirde tüm planımız çöker ve bunun olmasını ikimiz de istemeyiz. Mümtaz bu kadınla ne yapmayı planlıyor öğren artık. Fazla vakit kaybettik. Yol haritamızı çıkartmamız lazım.” Sözlerini bitirdikten sonra görüşmeyi sonlandırdı hızlıca. Sesine yansıyan endişeyi gizlemeye çalışmıştı konuşurken. Aslı’nın bunu fark etmemiş olmasını diledi. Konuşma esnasında kendi düşünceleri ile o kadar meşguldü ki kızın vereceği cevaplar ile ilgilenmiyordu bile. Duyacağı şeyleri biliyordu az çok. Henüz planı öğrenememişti, dikkatli olması lazımdı gibi bir sürü zırvalık sıralayacaktı yine Aslı. Bilgi almış olsa haber verirdi zaten. Bunu bilecek kadar mesaileri olmuştu birlikte. Bilekliğini sinirle yere fırlattığı sırada kapısı çaldı Ahmet’in. Gir diye seslendi kapıya doğru. Kapı açıldığında içeri giren Burak, camın önünde sinirle dikilen adamı görünce “ Yanlış bir zamanda mı geldim acaba,” diye düşü…

Bölümün tamamını WritePad'de oku