İCARUS PROJESİ 1: FANUS

BÖLÜM 9 / İHTİRAS

Yazar:

İCARUS PROJESİ 1: FANUS – Emre Ulcay kitap kapağı
İCARUS PROJESİ 1: FANUS – Emre Ulcay kitap kapağı

O gece Ekin parkta kendisiyle yüzleşirken, birkaç saat önce bir zindanda gözlerini açan Leyla da aynı iç hesaplaşmayı yaşıyordu. Şehrin iki farklı ucunda birbirinden habersiz iki insanın aynı kaderi paylaşmasıydı bu durum. Biri şelaleyi izlerken diğeri karanlığın yankılarını dinliyordu. Birbirlerinden habersiz, aynı kadere doğru sürüklenen iki yalnız ruh… Leyla kendini toparlamaya başlamıştı artık. İlk uyandığında attığı çığlıklar ve yardım naralarının bir işe yaramayacağını anlamış ve karanlığın içinde sessizce beklemeye başlamıştı. Aradan saatler geçmişti. Sabırla bekliyordu kadın. Başka şansı olmadığını bilerek bekliyordu. Nefesini ve enerjisini tüketmek bir işe yaramayacaktı çünkü. Boş yere kendini yormuş olacaktı. Geçen zaman içerisinde susuzluğu zirveye ulaşmıştı. Hücrelerinin tek istediği şey suydu artık. Saatlerdir yemek yememiş olsa da susuzluğu, açlığına baskın geliyordu. Zihninin koridorlarındaki pus dağılmıştı artık. Net olarak düşünmeye ve görmeye başlamıştı gerçekleri. İnsan ruhunu dinledikçe görüşü netleşiyordu. Ruh ve beden bir bütündü. Aradaki bağ güçlendikçe, insan güçleniyordu. O karanlık odanın içerisinde Leyla ruhuna ulaşmayı başarmıştı. Yıllardır biriken tortu yavaş yavaş temizleniyordu. Özü ortaya çıkıyordu. Saatler sonra açılan demir kapının gıcırtısı kadını ürküttü. Karanlığa alışan gözleri içeri dolan ışıktan rahatsız olduğu için gözlerini kısarak bakıyordu kapıya. Işığa alışabilse içeri girenin kim olduğunu görebilecekti. Bir el çırpma sesi çalındı kulağına. Sonrasında tüm oda aydınlanıverdi. Etrafa dağılan ışık her yeri kaplıyordu artık. Gözleri ışığa alışmaya başladıkça gördüğü kişiyi tanıdı hemen. Yıllar sonra karşısında dikilen Mümtaz, tüm soğukkanlılığı ile kadını inceliyordu. Bir fare gibi onu bu zindana atmış olması bile umurunda değildi adamın. Zafer açlığı sarmıştı her zerresini. Bu yolda attığı her adımı kendine mübah görüyordu. Yataktan kalkıp üzerine atlamak, ona zarar vermek geçti içinden kısa bir an için Leyla’nın. Ancak bu düşüncesini hemen kovaladı zihninin kuytularına. Artık tüm ipler Mümtaz’ın elindeydi. Komutları almak ve yerine getirmekten başka şansı yoktu. Sakin kalmalı ve karşısındaki adama istediklerini vermeliydi. Bu oyundan tek çıkış bileti, iyi bir oyuncu olmaktı. Mümtaz zindana girdikten ve ışıkları aktive ettikten sonra, yatağın ayakucundaki sehpayı alıp kadının tam karşına konumlandırdı. Rahatça bedenini sehpanın üstüne bıraktı. Bir süre inceledi karşısındaki kadını. Rakibini tartan bir güreşçi gibiydi. Saldıracağı noktayı bulduğunda bir gülümseme peydah oldu dudaklarının kenarlarında. Konuşmaya hazır hissediyordu artık kendini. “ Neden burada olduğunu merak ediyor musun?” Konuşurken Leyla’nın gözlerinin içine bakıyordu. O gözlerde göreceği en ufak belirti işine yarayabilirdi Mümtaz’ın. Soruyu sorduktan sonra bir süre bekledi. Ancak Leyla konuşmayı düşünmüyordu. Oluşan sessizlik canını sıktı Mümtaz’ın. Sorduğu sorunun havada asılı kalmasını beklemiyordu. Leyla’nın konuşmayacağına kanaat getirdiğinde hafifçe dudaklarını araladı ve nefesini kadının yüzüne doğru üfledi. Sıcak nefesi Leyla’nın yüzüne eserken konuşmaya başladı tekrar. “Kızının yaşamasını istiyorsan dediklerimi harfiyen yapacaksın. Aksi takdirde… İkinizi de ortadan kaldırırım. Kimsenin ruhu bile duymaz.” Leyla bir an kıpırdamadı. Sonra ansızın kahkaha attı. Zindanı dolduran kahkahası bir isyan gibiydi. Sinirlerinin, korkusunun, çaresizliğinin bir dışavurumuydu bu. Ayağa kalktı, odanın içinde birkaç adım atarak kahkaha attı durdu. Kadının bu tavrına anlam veremedi Mümtaz. Delirmiş gibi davranıyordu adeta. Ama hayır. Bu, çıldırmışlığın değil; kontrolsüz bir öfkenin kahkahasıydı. Sinirini gülerek ve yürüyerek atıyordu dışarı. Bir süre sonra gülmesi kesildi Leyla’nın. Tam Mümtaz’ın önünde durup gözlerinin içine baktı. Söyleyeceklerinin tek bir harfinin bile boşlukta kaybolmasını istemiyordu. “Zaten hayatımı çaldın Mümtaz. Kızımdan başka kaybedecek bir şeyim kalmadı. Bu defa onu benden almana izin vermeyeceğim. Em…

Bölümün tamamını WritePad'de oku