İblis Oyunları

3. BÖLÜM

Yazar:

İblis Oyunları - Miray_B. kitap kapağı
İblis Oyunları kitap kapağı

Ve üvey annem çatık kaşlarıyla kapıyı açtı. Beni görünce birkaç saniye donakaldı. Kendini toparlarken zaten çatık olan kaşlarını daha çok çatmıştı. “Şeytan?” Zümrüt Hanım babam yokken bana hep ‘Şeytan’ derdi. Bu yüzden artık alışmıştım. Ayrıca bu babamın da evde olmadığını gösteriyordu. Samimiyetten çok uzak olduğu belli olan bir tebessümle “Size de merhaba Zümrüt Hanım.” Diyerek içeri girdim. Zümrüt Hanım benim gelmiş olmamı garipsemişti. “Kazandın mı oyunu yani?” Dedi. Hayır desem başımın etini yiyeceğini bildiğim için “Evet” diyerek geçiştirdim. Bu seferde Zümrüt Hanım bana şüpheli bir bakış attı. “Peki, parayı aldın mı” Ah, tabii onun derdi paraydı. Beni o yarışmaya gönderme nedeninin de kazandığım parayı yemek olduğuna adım gibi emindim. Tıpkı sırf zengin olduğu için babamla evlenmiş olması gibi. “Parayı akında gönderecekler.” Dediğimde anında yüzü düştü. Ardından aklına gelen bir fikirle yüzü tekrar aydınlandı. “Biliyor musun? Bugünden sonra burası bir otele dönüşecek. Herkes için. Hem de normal otellerin yarı fiyatına.” Bu söylediğinden anlamam gereken şey şuydu: artık burada kalmak için para verecektim.-Sanki çok kalmak istiyormuşum gibi- ve bunun nedeni de bir süre sonra dayanamayıp bu evden gidecek olmamdı. Babamı kendi kontrolü altına alması için tek engeli olan beni de böylece ortadan kaldıracaktı. Hiçbir şey söylemeden odama gittim. Babamın geçen yıl benim için aldığı telefonu buldum ve bir cüzdanıma kumbaramdan para koyup dışarı çıktım. Arabamı görünce bir an duraksadım. Arabanın anahtarı evde olmalıydı. Hemen eve geri girip arabanın anahtarını aradım. Tüm salonu talan ettiğimde üvey annem karşımda belirdi. “Bunu mu arıyorsun?” Kaldırdığı eline baktım. Arabamın anahtarı elinde sallanıyordu. Hemen anahtarı almak için öne atıldığımda anahtarı açık pencereden dışarı attı. Koşarak pencereden dışarı baktığımda anahtarın bizim bahçemize düştüğünü gördüm. Yan bahçeye düşmediği için tam derin bir nefes alacağım an öyle şiddetli bir rüzgâr geldi ki yanımdaki tül perde kafama dolandı. Hemen perdeden kurtulduğumda anahtarın eski yerinde olmadığını gördüm. Bir süre anahtarı bulmaya çalıştım ve onu bulduğum yer benim için 51. Bölge’ den farksızdı. Komşumuz Didem Teyze, elli iki yaşında, saçlarına aklar düşmüş, kalın kaşları her zaman çatık, pazara bile asla çıkarmadığı mutfak önlüğüyle giden ve dünyanın en sinirli komşusuydu. Komşumuz Didem Teyze’nin bahçesi ise ulaşılması imkânsız bir yerdi. Eskiden beş kere girmeye çalıştığım bahçeden iki kere kırıkla, bir kere çatlakla ve iki kere ağır yaralanmalarla dönmüştüm. Bunun nedeni Didem Teyze on erkek çocuk sahibi dul bir kadındı ve en küçük çocuğu benden iki yaş büyüktü. Didem Teyze kimsenin bahçesine girmesini istemediği için bahçesine girenleri çocuklarına dövdürüyordu. Çocukları da bunu büyük bir zevkle yapıyordu. Hatta bazen ellerinde sopalarla geldikleri de oluyordu. Yanımdaki Zümrüt Hanım anahtarın nereye düştüğünü gördüğü için kıs kıs gülerek mutfağa geçti. Bende o sırada evden çıkarken beni görmemeleri için dua ediyordum. Bahçenin önünde etrafıma baktığımda kimseyi göremedim. İlginç bir şekilde evin ışıkları kapalıydı. Bu evin boş olduğu anlamına geliyordu. Arka tarafa doğru gittim ve portakal ağaçlarının arasından arka bahçeye sızdım. Anahtar ön bahçede olduğu için o tarafa doğru yürürken arkada bir grup gencin olduğunu gördüm. Konuşmalarını duyuyordum ve sesleri bana onların kim olduklarını haykırıyordu. Didem Teyze’nin çocukları geliyordu. Dizlerime kadar uzanan çalıların arasından zar zor ön bahçeye gittiğimde anahtarı aramaya başladım. Aynı zamanda etrafıma bakıp gelen birisi var mı diye bakıyordum. Evimizin penceresine baktığımda üvey annemin telefonda konuştuğunu gördüm. Siktir! Büyük ihtimalle Didem Teyze’ye haber veriyordu. Otları yolarak ilerlerken ayağıma bir şey çarptığında arkamdan peş peşe iki ıslık sesi geldi. İki ıslık, bahçede davetsiz bir misafirin olduğunu söylerdi. Çocuklar için yeni kurban anlamına gelirdi. Görev vakti anlamına gelirdi. Bizden kaçam…

Bölümün tamamını WritePad'de oku