Huzur Bağı

5. BÖLÜM: HUZUR BAĞI

Yazar:

Huzur Bağı – gece kitap kapağı
Huzur Bağı – gece kitap kapağı

Mersin Devlet Hastanesi'nde çalışmaya karar verdiğim günden beri içimde birbirine zıt birçok duygu vardı. Bugün ise annem ve kız kardeşimle birlikte evimizi toparlıyorduk. Salondaki kolilerin çoğu çoktan hazırlanmış, geriye yalnızca son birkaç eşya kalmıştı. Bir yandan eşyaları topluyor, bir yandan da birkaç saat sonra çıkacağımız yolu düşünüyordum. Birazdan Mersin'e doğru yola çıkacaktık. Elimdeki birkaç kitabı kutuya yerleştirirken bir an durdum. Kitapların arasında çocukluğumdan kalma eski bir fotoğraf vardı. Fotoğrafı elime alıp birkaç saniye baktım. İnsan bazen bir yerden ayrılırken sadece eşyalarını toplamıyordu. Anılarını da birer birer kutulara kaldırıyordu. Derin bir nefes alıp fotoğrafı dikkatlice kutunun içine bıraktım. Kararımdan zaman zaman şüphe etmiş olsam da artık bunu değiştiremezdim. Belki de değiştirmek istemiyordum. Çünkü hayatımda kendim için büyük bir adım atıyordum. Üstelik gitmeden önce Tuna'ya haber vermiştim. Geleceğimizi biliyordu. Telefonla konuştuğumuzda sesinden bunu gerçekten beklediğini anlamıştım. Hatta sanki bizim gelişimizi benden daha fazla kabullenmiş gibiydi. “Sonunda geliyorsunuz demek,” demişti telefonda. Gülmüştüm. “Evet. Ama daha yola bile çıkmadık.” “Sen geliyorum diyorsan, gelirsin. Seni tanıyorum.” O konuşmadan sonra telefonu kapattığımda içimde garip bir heyecan oluşmuştu. Tuna'yı yıllardır tanıyordum. Mersin'e gittiğimizde ilk arayacağım insanlardan biri olacaktı. Ama onun dışında beni nasıl bir hayatın beklediğini bilmiyordum. Yeni insanlar... Yeni bir iş... Yeni bir şehir... Belki de hiç tahmin etmediğim karşılaşmalar... Bunları düşünürken annemin sesiyle irkildim. “Oğlum, hadi son kutuları da taşıyalım.” Elimdeki kutuyu bırakıp anneme döndüm. “Tamam anne, geliyorum. Siz hiçbir şey taşımayın. Ben hemen yardım edeceğim.” Annem gülümseyerek başını salladı. “Tamam oğlum, geliyorum.” Kutuyu kaldırıp kapıya doğru yürüdüm. Evimizin içinde son kez gözlerimi gezdirdim. Duvarlar, eşyalar, yıllardır alıştığım o düzen... Hepsi aynıydı. Ama ben artık aynı değildim. Birazdan kapıyı çekip çıkacaktık. Ve Mersin'de bizi neyin beklediğini bilmiyordum. Sadece şunu biliyordum: Bazen insan bir yere gitmeye karar verdiğinde, aslında yalnızca şehir değiştirmez. Hayatının yönünü de değiştirir. Ben de o gün, bunun farkında olmadan hayatımın en önemli yolculuklarından birine çıkmak üzereydim Sonunda bütün kolileri arabaya yüklemiştik. Bagajı son kez kontrol ettikten sonra kapısını kapattım. Annem ve kız kardeşim kendi arabamıza yerleşirken ben de sürücü koltuğuna geçtim. Her şey hazırdı. Artık gerçekten gidiyorduk. Motoru çalıştırıp yola çıktığımda içimde hem garip bir heyecan hem de tarif edemediğim bir huzursuzluk vardı. Bir süre sonra anneme baktım. Yüzünde küçük bir gülümseme vardı ama gözlerinin içindeki endişeyi saklayamıyordu. Belli etmemeye çalışsa da benim kadar kaygılı olduğunu anlayabiliyordum. Ben de aynıydım. Ama içimden bir ses, bunun bize iyi geleceğini söylüyordu. Belki de buna inanmak zorundaydım. Çünkü bazen insan verdiği bir kararın doğru olduğuna inanmak ister. Ben de inanmak istiyordum. Saatler süren yolculuğun ardından sonunda yıllar önce bıraktığımız mahalleye geri döndük. Arabanın camından dışarı baktığım anda içimde bir şeylerin değiştiğini hissettim. Sokaklar... Evler... Köşedeki eski bakkal... Hepsi neredeyse aynıydı. Ama ben aynı değildim. Arabayla mahallenin içinden geçerken çocukluğum birer birer gözlerimin önüne gelmeye başladı. Sokaklarda oynadığımız oyunlar... Akşam olana kadar sürdüğümüz saklambaçlar... Koşarken düşüp dizimizi kanattığımız, sonra hiçbir şey olmamış gibi yeniden oyuna döndüğümüz günler... Ne kadar mutluyduk. O zamanlar mutluluğun ne olduğunu bile bilmiyorduk. Çünkü mutluluk bizim için zaten hayatın kendisiydi. Sonra aklıma Umay geldi. Çocukluğumun en güzel anılarının çoğunda onun da izi vardı. Umay'la birlikte oynadığımız oyunlar... Başka kimseyle oynamak istemeyişi... Bir şeye kızdığında hemen nazlanması... İstediği olmayınca gözlerinin dolması... Ve t…

Bölümün tamamını WritePad'de oku