2.BÖLÜM:HUZUR BAĞI
Yazar: gece

Merve Acar ✨ Tuna Erdem ✨ Abim taksiden indi üstünde siyah bir tişört ve siyah pantolon giymişti . Başını kaldırıp bahçeye bakınca bir an şaşırdı ama sonra gülümsemeye başladı . Onun askerden geldiğini tabi ki herkes kutlayacaktı. Annem koşup abime sarılmaya başladı. Abimde anneme sıkı sıkı sarıldı. Merve'ye bakınca eliyle saçını düzeltmeye başlamıştı. Bende hemen abime koştum. "Abim hoşgeldin." "Hoşbulduk kızıl cadı." "Abi hala mı ?" Abim beni bir koluna annemi bir koluna alıp bahçeye yürümeye başladı . Abim benim yanağımı çekti . "Kızıl cadı." "Bana sarma yaptın mı ?" Abimin söylediği ile gülmeye başladık. "Anne görüyor musun ? hemen beni satı." "Oğluma karışma ." "Abim geldi artık benim papucum dama atıldı." Babam bize yaklaştı abim bizi bırakıp babam ile sarıldı . "Hoşgeldin evlat." "Hoşbuldum baba ." Abim herkesle tek tek selamlaştı ama Merve yoktu kesin yine mutfağa kaçmıştır. Hepimiz masaya oturmuştuk . Merve daha fazla saklanmayacağını anladığı için kapıdan yavaş adımlarla bize doğru geldi . Abime baktığımda Gökhan abi ile koyu bir sohbete dalmıştı . Merve'ye görmemişti bile . Merve hemen yanımda ki sandalyeyi çekip oturdu . "Merve neredeydin?" "Umay heycandan elim ayağım birbirine girdi." "Abim sonuçta bu kadar büyütme." Söylediğim ile Merve'nin omzuna vurması bir oldu . Bunu beklemediğim için sesim biraz yüksek çıkmıştı. Gökhan abi ve abim bize taraf bakmaya başladı. Merve hemen önüne bakmaya başladı. Abim ise Merve'ye bakıyordu . Hemde gözlerini kırpmadan ... Gökhan abi seslenince gözlerini çekti ama arda durup bize bakıyordu . Merve ise hiçbir şekilde abime bakmıyordu. Abimin gözleri, farkında olmadan sürekli Merve'ye kayıyordu. Ama hiçbir şey söylemedim. Sadece hafifçe gülümsedim. Tam o sırada babam ayağa kalktı. Elindeki bardağı hafifçe kaldırarak etrafına baktı. "Öncelikle hepiniz hoş geldiniz." Masadaki herkes sessizleşti. "Bugün bizim için çok özel bir gün. Oğlum askerlik görevini tamamlayıp evine döndü. Uzun yıllardan sonra ilk kez böyle kalabalık, böyle sıcak bir sofrada hep birlikte oturuyoruz." Babam kısa bir duraksayıp gülümsedi. "Artık oğlum da yeniden bizimle yaşayacak." Masanın etrafından sevinç dolu sesler yükseldi. "Hayırlı olsun." "Gözünüz aydın." "Allah bir daha ayırmasın." Babam tekrar konuşmaya başladı. "Bizim için en önemli şey ne biliyor musunuz?" Herkes dikkatle onu dinliyordu. "Huzur..." "Biz bu aileyi hep huzurla ayakta tuttuk. Aramızdaki sevgi ve bağ hiçbir zaman kopmadı. İnşallah bundan sonra da böyle olacak." Sonra gözlerini bahçedeki herkese çevirdi. "Bu mahallede de aynı sıcaklık, aynı kardeşlik yıllardır var. İnşallah bundan sonra da hep böyle devam edecek." Herkes başını onaylarcasına salladı. Annem gülümseyerek, "Amin." dedi. Babam bardağını hafifçe kaldırdı. "O zaman... Hepinize afiyet olsun." "Afiyet olsun." Herkes aynı anda gülümseyerek birbirine iyi dileklerini iletti. Ardından sohbetler yeniden başladı. Tabaklar uzatıldı, yemekler paylaşıldı. Bahçeyi kahkahalar ve sıcak aile sohbetleri doldururken, akşamın en güzel yanı yine aynıydı... Aynı sofrada, aynı huzurun içinde, sevdikleriyle birlikte olmak. Sofrada bulunan her yemek, başka bir evden gelmişti. Mahallede önemli bir gün olduğunda herkes elinden ne geliyorsa yapar, sofraya getirirdi. Kimse "Ben yaptım." diye övünmezdi. Çünkü bu sofralar tek bir ailenin değil, bütün mahallenin sofrasıydı. Çocukların kahkahaları bahçeyi doldururken büyüklerin sohbeti hiç bitmiyordu. O akşam herkes aynı sofrada, aynı huzurun içindeydi. ... Yemekler bittikten sonra masadaki tabaklar yavaş yavaş toplamaya başladık. Bizim evde iş bölümü belliydi. Kimse kimsenin söylemesini beklemezdi. Ben ve Merve tabakları mutfağa taşıyor, annemle komşu teyzeler çayları hazırlıyordu. Babam, Gökhan Abi ve diğer amcalar masaları toplamaya başlamıştı. Tam o sırada komşumuz Dilek de yanımıza geldi. "Bunları ben de taşıyayım." "Olur." dedim gülümseyerek. Dilek benden iki yaş büyüktü. Çok samimi değildik ama aynı mahallede büyüdüğümüz için her zaman iyi geçinmeye çal…