Hüsrana Karşı

11. İnat Işığım

Yazar:

Hüsrana Karşı – Su kitap kapağı
Hüsrana Karşı – Su kitap kapağı

Daughter–Youth Mükemmel başlangıçtan bitiş çizgisine dek. 11.Bölüm İnat Işığım. Esen rüzgâr ruha işlerken, yağan yağmur bedene değmeden edemiyordu. Zemin, sonbaharın kokusunu buhar misali etrafa yayarken ağaçlar, kendilerine ait olan yaprakları birer birer döküyordu. Bir zamanlar ağaçları renklendiren o yapraklar, şimdi insanların ayaklarının altında eziliyordu. İstanbul'u ne gri ne de koyu lacivert bir gökyüzü boyamıştı. Şehri, siyahtan bile koyu bulutlar esir almıştı. Kötü olayların yaklaşacağının habercisiymişçesine insanların gözlerinin önünde yükselen bulutlar, şehri yavaş yavaş karanlığa gömerken yağmur, gözyaşı misali durmak bilmiyordu. Damlalar zemine sertçe çarparken Gökalp, emniyet kemerini dahi takmadan apar topar köşke gelmişti. Köşkün kapısında bekleyen adamlar, arabayı görür görmez kapıları açtı. Tekerleklerin ıslak zemine sürtünürken çıkardığı ses, bahçeyi inletmişti. Gökalp arabadan inip kapıyı sertçe kapattı. Ardından hızla evin kapısına ilerledi ve ayağıyla öfkeyle kapıya vurdu. Kapının açılmasını beklerken yüzündeki öfke daha da belirginleşti. Bir kez daha vurduğunda, ahşaptan yapılmış beyaz kapıyı açan kadın Asya Hanım'dı. Gökalp, ona göz ucuyla dahi bakmadan merdivenlere yöneldi. Merdivenlerin başında, elinde bir dosyayla aşağı inen Yaman'la göz göze geldi. Yüzünde saçma bir gülümseme vardı, "Hoş geldin yeğenim." Gökalp onu dinlemeden yanından geçip gitmişti, içinde öfke dinmeyecek kadar ağırdı. Öfkesi ağır bastığı için onu görmezden gelip hiç durmadan merdivenlerden yukarı çıktı. Göğüs kafesi öfkeyle inip kalkarken kapıyı sertçe açtı. Gözleri, odanın içinde telaşla gezindi ve yatağa uzanmış Begüm'de durdu. Hiç vakit kaybetmeden ona doğru ilerledi. Üzerindeki yorganı bir hamlede çekip kolundan kavrayarak doğrulttu. Begüm, bu ani dokunuşla korkuyla geriye çekildi; kolunu kurtarmaya çalışsa da Gökalp iki kolundan birden tutarak onu sabitledi ve yüzüne baktı. "Dur!" Öfkesi bedenindeki her şeyi ele geçirmişti. Ruhu Kenan'dan uzak, Gökalp'e yakın duruyordu. Begüm'ün yüzündeki korkuyu gördüğü anda kaşları çatıldı. Bakışları, karşısındaki görüntüyle sertleşti; sanki gözlerinin içinden alevler yükseliyordu. Çenesini sıkarak Begüm'ün yüzüne baktı. "Bunu sana o mu yaptı?" Sesi dişlerinin arasından çıkıyordu. "O mu dokundu sana?" Begüm, gözyaşlarına daha fazla hâkim olamayarak başını eğdi. Yaralanmış dudağından sızan kanı hissedince elini kaldırıp silmeye çalıştı. Bunu gören Gökalp'in bakışları daha da sertleşti. Sağ eliyle Begüm'ün kolundan kavrayıp kendine doğru çekti; dizlerini yatağın kenarına dayayarak onun karşısında eğildi. Ardından eli Begüm'ün çenesine gitti. Çenesini nazik olmayan bir hareketle kavrayıp yüzünü kendisine doğru kaldırdı. Begüm'ün gözyaşları arasından görünen yüzüne bakarken çenesini sıktı. "Amın evladı boynunu mu sıktı?" Sessizce kurduğu cümlenin öfkesi göğüs kafesini sıkmaya yetmişti. Gökalp'in gözleri, Begüm'ün kızarıp morarmış boynuna kilitlendi. Beyaz teninde belirginleşen izleri gördükçe içindeki öfke daha da alevlendi; sanki damarlarında dolaşan kan, yavaş yavaş cehennem ateşine dönüşüyordu. Tam o sırada cebindeki telefon çalmaya başladı. Gözlerini Begüm'ün boynundan bir an bile ayırmadan, çenesindeki elini çekip cebine uzandı. Telefonu çıkararak ekrana yalnızca göz ucuyla baktı. Arayan Kuzgun'du. Telefonu açıp kulağına götürdü. Sesi alçak, fakat öfkesinin ağırlığı her kelimesine sinmişti. "O masada ismimin yankılanmasını istiyorum, Kuzgun. Artık bu adamın varlığını ortadan kaldırmak istiyorum." Göz bebekleri öfkeyle titriyordu. Bu öfkenin sebebi yalnızca Begüm'ün uğradığı zarar değildi; Gökalp, Yaman'ın acımasızlığını kendi gözleriyle görmüş ve içinde büyüyen öfkenin artık susmayacağını anlamıştı. Yaman'ın yaptığı şey, Gökalp'in gözünde affedilecek bir sınırı çoktan aşmıştı. Gökalp, Kuzgun'un konuşmasına dahi izin vermeden telefonu kapattı. Alt dudağını kısa bir an dişleyip Begüm'ün elinden tuttu. İçinde yıllardır bastırdığı, sokaklarda büyümüş o çocuğu yeniden ruhunun en derininden ç…

Bölümün tamamını WritePad'de oku