Hüsrana Karşı

3. Sessiz karanlık

Yazar:

Hüsrana Karşı - Su kitap kapağı
Hüsrana Karşı kitap kapağı

3. Bölüm Sessiz Karanlık Evimde bir yabancı ile ilk kez kalıyordum, kalbimdeki taşlar hâlâ yerli yerinde dururken bu adamın evimde kalması o ağırlığı daha da arttırıyordu. Nedenini bilmediğim bir ışık gibiydi, oysa ki o saatler önce tanıdığım bir yabancıydı neden bu kadar umutlu gelmeye başladı, hissiyatlarımın güçlülüğünü biliyordum. Ona güvenim yoktu ama o güveni istiyordum. Sırtımı bu yaşıma kadar kimseye yaslamadım, şimdi ise yabancı birine yaslamak ve ona güvenmek çok tuhaf ve zor olurdu. Gece çökmüş yıldızlar şehrin ışığından gizlice bakıyor gibiydiler. Gökyüzünde sayısı az olan ama parıltısını kaybetmeyen yıldızlara baktım. Yıldızları saymaya başlasam ben biterim onlar bitmezdi. Kapımı kilitlenmiş salonda yatan adamdan uzak duruyordum. Yalan yoktu; korkuyordum. Korkunun sebebi omuydu yoksa bilmediğim gerçeklermiydi. Ben aileme dair hiç bir bilgi bilmiyordum, bana söylenen sadece: annem, babam ve abimin ben bebekken öldükleriydi. Sorgulamadın, nasıl oldu nasıl bitti merak etmedim, ama sordum. O yıllara ait yayın evlerinin gazetelerini aradım hiç bir şekilde bulamayınca aramayı kestim. Peki ya o adamın önüme koyduğu gazete nereden çıkmıştı? Yıllardır saklamışmıydı o bunu. Zihnimi yormak istemiyordum bu düşünceleri def edip kendimi yatağa sokmuştum. Gözlerim. Usulca kapanmaya başlamıştı. ***** "Ankara'dan geldin yani?" Soruma mırıltı ile cevap vermişti. Onun yönü kendi arabasına benim yönüm ise benim arabama gitmişti, duraklayıp ona baktım. Tuhaf biriydi, normal bir insanın seviyesinde değildi. Uyandığımda salonda oturmuş bir kaç sigara içmişti, kahvaltı yapmadan evden çıkmak istedi, bana pek bir şey anlatmadı, anlatması gereken çok şey vardı ama o şuanlık susmayı seçmişti. "Sana mesaj atarım." diyip arabasına yöneldi. "Hedefinin ne olduğunu anlatmaszan seninle bu işte zor anlaşırız." diye yanıtlamıştım az önce nazik çıkan ses tonum şuan sertti. Kısık gözlerle baktı bana, gözleri bende bir şekilde arabasına binip gitmişti. Kaşlarım onun gidişi ile çatılaşırken ağzım yarım açık bir şekilde bakmak zorunda kaldım. Bu adam benim sinir ayarlarımı yükseltiyordu. Derdi neydi bilmiyorum ama huyu buysa eğer oda benim huysuz yanlarımı çekmek zorunda kalacaktı. Onu boş verip hukuk bürosuna hiç bir şey olmamış gibi gitmem lazımdı. Şuan bu olayları normal bulup hayatıma devam etmem lazımdı. Ama bunu yapmak istemiyordum, bu sefer roller değişmişti o beni nasıl takip ettiyse bende onu takip edecektim. İçimdeki hırçın kadının şuan ortaya çıkması iyi değildi, ama bunu umursamak istemedim, içimde belirsiz alev gibi yanan okların yüreğimin her bir yerine sertçe vurulması nefes almamı zorlaştırıyordu. Arabama binip gittiği yöne doğru ilerledim. Parmaklarım direksiyonda melodi gibi çarpışıyordu, sanki karanlık bir çukura düşmüşte o çukurun dibinde öylece çırpınıyor gibiydim. Ne hissettiğim hakkımda hiç bir bilgim yoktu, zihnimde delice sorular dönerken neden benden bunlar saklandı diye soruyordum kendime. Zafer amca benim öz amcamdı, bana bu dendi ve bunu böyle kabul etmiştim. Bana karşı olan sevgi ve merhameti o kadar gerçekti ki şimdi onun yalan mı yoksa gerçek mi olduğunu bile bilmiyordum. Onunla konuşmam lazımdı bana açıklama yapmak zorundaydı, gerçekleri biliyorsa eğer neden benden sakladı neden beni gerçeklikten esir tuttu. Bu düşüncelere inanmak istemiyordum. Canımı haddinden fazla acıtırdı. Ben sessizce düşünceler içerisinde boğulurken tenha sokaklara girdiğimi fark ettim, Kuzgun'un sabahın sekizi de neden burada bulunmak istediğini bilmiyordum bana herhangi bir bilgi vermemişti, arabasını fark ettiğimde arabadan inip o yöne doğru ilerledim, ayağımda bordu düşük topuklu bir ayakkabı üzerimde ise dar bir siyah gömlek bulunuyordu, İspanyol paça pantolonumdan tutup ıslak olan yeri geçip arabaya yaklaştım. Yüzümde belirsiz bir ifade vardı, arabanın içine baktığında yoktu başımı kaldırıp sağıma ve soluma baktım yine yoktu, sağ tarafa ilerleyip etrafa bakındım ama hiç beklemediği bir şey olmuştu; kolumun sertçe çekilmesi sonucu ağzımda küçü…

Bölümün tamamını WritePad'de oku