Hız Tutulması

"Yol Kenarı"

Yazar:

Hız Tutulması - Valen Odes kitap kapağı
Hız Tutulması kitap kapağı

Küçükken herkese sorulan o klasik soruyu anımsıyorum, rüzgar saçlarımı arkama salarken. “Büyüyünce ne olacaksın?” İstisnasız her seferinde somurtmak gelirdi içimden. Her şey olmak istediğimi söylediğimde gülmeyeceklermiş gibi… Ya da yeni bir cevap için sıkıştırmayacaklarmış gibi cevabımı beklerlerdi kocaman gözlerle. Bir insanın beş yaşında ne olacağına karar vermelerini beklemeleriyle, yaşlarındaki olgunluk tezat oluştururdu kafamda. Ne demek sen benim o an dediğim mesleğe inanacaksın? Beş yaşında hayal dünyası gerçek dünyanın on katı olan bir çocuğun ağzından çıkan bir şeye kazık bağlayacaksın? Cevap ne olursa olsun ben babam olmak isterdim hep. Ama kimseye cevap vermez sadece babama ve elindeki anahtara, pantolonundaki motor yağına bakardım. Çünkü o an gözlerindeki ışıltıyı doyasıya izlerdim. Onun da kafasında binlerce meslek olsa da o bunu seçerdi bilirdim. Tuhaf gelirdi. Hoş, hala tuhaf geliyor insanların beklentileri. Beşimde ne isem, yirmi birimde de o oldum. Hayal dünyasında kaybolan bir çocuk. Hala ne olacağımı bilmez, sadece ellerime ve kot şortuma bulaşan motor yağlarına bakardım. Gözüm de parlardı pekala. Ama kimse bakmazdı gözümün içine. Gören kör olurlardı bir anda. Şimdi ise elimde kalan son bir yaz vardı. Haziranın ilk günü bugün. Resmi olarak yazın ilk güneşi, ilk rüzgarı ve ilk yolculuğundaydım. Altımda siyah, üstü açık bir efsane var; 1967 model mustang convertible… Babamın evde gözde üç tane favori kızı vardı; Annem, ben ve Kumsal. Ama bu bebek ise onun gözbebeğiydi. Üstü açık, uzun kasa bir Amerikan. Evin favori kızıydı, evet… ve ben bu sabah tamirhaneye yeni malzeme almak için bu bebeği sormadan kaçırmıştım. Çünkü bugün yazın ilk günü. Özel sayılır. Yaz bu sonuçta. Dokuz ay gün gün sayarak beklediğim o gün. Kendimi bu bebekle ödüllendirmekte herhangi bir sakınca görmüyordum. Hem sabahın bu saatlerinde güzel Fethiye’m henüz turist kalabalığına teslim olmamıştı. Sadece yerliler. Yazlıkçılar. Ve rüzgâr. Radyoda rastgele şarkılar ince ince havaya süzülürken etrafımda kameraların döndüğünü hissettiren türden bir şarkı çıkageldi. Maneater Gülümsedim. Ellerim direksiyonu sıkıca kavradı. Gazı hafifçe artırdım. Motorun boğuk V8 sesi şarkının ritmine eşlik etti. Kısa virajı dönüp soluma Ölüdeniz’i aldığımda yüzüme çarpan mavilik, insanın ömrünü tek bir yolda harcayabileceğine inandırıyordu beni. Vitesin artışı ve arabanın yerli yersiz kükreme sesleri altımda son sürat giden bir at gibi hissettirmeye başlamıştı. Babamın has bir hız tutkunu olması DNA’sına işlemiş ve kuşkusuz bana aktarılmıştı. Ayaklarımı yerden kesen her aracın motor sesi ile anlaşıyor, onun dilini kolaylıkla sökebiliyordum. Motor sesini duymam yetiyordu; ne istediğini, nerede zorlandığını, nerede keyif aldığını anlayabiliyordum. Babam bazen buna şaşırırdı. Bazen de hafifçe kibirlenirdi. Bu elbette, ben babamın kızıyım, diyen için gurur verici oluyordu. Bazen babamdan öğrendiğim şeyleri ondan bile hızlı kavrayıp, düzeltmem gururumu okşuyordu. Babam böyle anlarda şaşırsa, bazen kibirlense de eseriyle övünmekten geri durmuyordu. Kasabanın girişine kıvrılan yol hızımı azaltmam için uyarıcı nitelikteydi. İdeal hızda ve viteste rahatlamış bir şekilde ilerliyordum. Burası benim evimdi, yazlıkçılar gibi sadece üç ay gelmiyordum. Kışın ortasında buranın solup gidişini izliyor ve tekrar can bulmasını hevesle bekliyordum. Lunaparkın kurulmasını, çarşının şenlenmesini, çay bahçelerinin ocaklarında tütecek o dumanlarını ve yarışları. Araba yarışlarını… Bugünü özel kılan ise neredeyse sadece yazın görüşebildiğim ve uzak mesafe ilişkisine mahkum edildiğim, en yakın arkadaşım Aden ve ailesinin geliyor oluşuydu. Aden, ikizi Akay ve Ahsen abla, yani anneleri. Az geliyorlardı kulağa ama kocaman, sıcak bir yuvaları vardı. Aden, biz sekiz yaşındayken sahiplendiği küçük, sarı ördeğini tamirhanemize kaçırdığında girmişti hayatıma. O gün bir ördeği teslim etmiştim belki… ama karşılığında bir dost ve bitmeyecek, eğlenceli yazlar almıştım. Yol git gide düzleşip yanlardan h…

Bölümün tamamını WritePad'de oku