25.Bölüm
Yazar: UykuluHatun

Dünya durmuştu, sadece Hırçın Mavi hareket halindeydi, her şey susmuş, kalbi ses çıkarıyordı. Biraz önce olanlar neydi? Melek neden böyle bir şey yapmıştı, yoksa bunu yapan Laçin miydi? Hırçın Mavi asla böyle bir şey yapmazdı çünkü.. Zihninde savaş vardı, üç karakter birbirine öldürecek gibi bakıyordu. Bu savaşı kim kazanırsa kazansın hepsi kaybedecekti. Şahin arabanın başında bekliyordu, kapısını açıp,sessiz kaldı. Olanları Şahin'de görmüş ve bu tablodan mutlu olmuştu. Arif abisi mutlu olmayı hak ediyordu. Melek Hanım'ın değişimine şok üstüne şok geçirmesine sebep oluyordu. Arabaya bidiğinde tırnaklarını yemeye başlamıştı, ne yapacağı hakkında bir fikri yoktu. içinden bildiği bütün küfürleri etti, ne diyecekti Arif'e? Aralarında ki bağı zedelemişse ne olacaktı, Neşe orospusu, diyebildi. o karıştırmıştı zihnini. Plan A iptaldi , plan B geçmesi gerekiyordu. Arif sonunda kendine gelmiş yavaş adımlarla arabaya doğru ilerlemişti. Melek'i öyle görünce başını önüne eğip arabaya bindi. Sonuçta onu öpen o değil miydi? Arif neden utanıyordu? öpücük.. dudaklarına dokundu bu kelime zihninde dolanırken, sırıtırse son gülüşü olabilir , ölümü onun elinde olabilirdi. buna razıydı. Hırçın sitenin önüne gelince, " Dur Şahin." dedi ve arabadan indi. "İyi akşamlar Melek Hanım." diyebildi arkasından Şahin cevap dahi vermemişti. Arif onun bu haline gülmüştü. " Abi bakıyorumda ağzın kulaklarında." dediğinde Arif geniş bir şekilde güldü. Gerçekten öyleydi şimdi rahatça gülebilirdi çünkü çok mutluydu. " Kapa çeneni." dedi ve o da arabadan indi. Islık çalarak evine doğru ilerledi. Bu gece uyur muydu? Uyusa da hiç iyi rüyalar görmeyeceğine emindi. Yıllarca sadece kokusunu duyacak kadar yakın olmuş olduğu kadın, kucağına oturmuş acemi bir şekilde dudaklarını dudaklarına değdirmişti. O bile bütün vücudunu titretmeye yetmişti, 1000olt elektirk akımı geçmişti, yemin edebilirdi ama ispatlayamazdı.. ** Hırçın evine geldiğinde kafasına bir tane yapıştırdı, "Hanginiz yaptı lan!" diyebildi. İçinde ki karakterleri biliyordu. Zihninde 3 kişi vardı hangisi gerçek oydu bilmiyordu. " Lan Laçin hayatıma girdiğinden beri!" dedi duraksadı. Derin nefes verdi. Telefonunu çıkardı. Valeria; Sana ihtiyacım var. Yarın 14.00 Baltalimanında bekliyorum. Sadece bunu yazıp gönderdi. İşine başlaması gerekiyordu, A planı orada Nİhat'ı indirmekti diğerlerini kaçırıp korkutabilirdi fakat Nihat piçi ölürdü. B planı için Valeria ihtiyacı vardı... " Canan güzel kardeşim umarım iyisindir." * Canan nefret ile Bünyamin'e bakıyordu, elinde olsa onu öldürebilirdi. " Nerede lan bu ablan. " dedi. " Onun için değerli olduğunuzu sanıyordum." " Siktir git!" dedi Canan. Elif onu tuttu. " Bir haftadır yokluğunuzdan haberi bile yok." " Hırçın Mavi olarak geldiğinde donuna kaçırmanı zevkle izleyeceğim." Bünyamin sinirle kalkıp Canan'a yürüdü tam tokat atacakken içeri çakır keyif olan Nihat girdi. " Bünyamin canlı lazım bana!" diye ikaz etti. " Ama patron." " Yer yarıldı içine girdi Hırçın Mavi. Telefonuna aramadı hiç mi merak etmez lan insan ailesini. Cidden ailesi mi emin miyiz?" " Valla galiba-" dediğinde bir tokat indirdi. " ilk çok zaman geçiriyorlar değer verdiği biri dedik kaçırdık şimdi kayboldular Hırçın ortaya çıksın diye kaçırdık yine çıkmadı Allah'ın belası karı." " Hırçın Mavi'nin ailesi yok." dedi Canan dik başlı bir şekilde Laçin'in var, dedi içinden. " Ben onun için sadece arkadaşım beni boşuna kaçırıdınız." " bak ya ne kadar zeki." dedi Canan'ın çenesini tuttu. " Ablan yada her ne boksa Levent kardeşimi öldürdüğü iddaları var sonra belime bıçak attı bunu intikamı var. Tam intikam alacaktım kayboldu ve siz bulacaksınız." çenesini ittirdi. Canan'ın telefonunu ona uzattı. " Ara onu." Canan annesine baktı olumlu bir şekilde başını salladı. " Aslında hayalim senin telefonunu aradığında benim açmamdı. ;Bir haftadır aramıyor kadın." Canan Melek'in numarasını tuşladı. Saat sabah 6 geliyordu. Hırçın gözlerin'ini kapatıp bir süre uykuya dalmaya çalışmıştı ama bir türlü uyku girmiyordu Canan'ı…