HIRÇIN MAVİ +18

20.Bölüm

Yazar:

HIRÇIN MAVİ +18 – UykuluHatun kitap kapağı
HIRÇIN MAVİ +18 – UykuluHatun kitap kapağı

Karanlıktan neredeyse kaybolan maviliği bir an da parlamaya başlamıştı, zihni neredeyse karanlığa gömülecekken mavi bir ışık aydınlatmıştı. Zihni berraklaştı, mavi bir perdeye sımsıkı tutundu Hırçın. Geçmişi bir anda gözlerinin önünden geçti. Karşısında ki kadının daha genç halini anımsıyordu, gözlerinin nasıl gülümsediğini tabi en son babasına güzel gülümsemişti.. Babası.. onu da hatırlamıştı.. Altay Hükümdar.. Zihninde şimşekler çaktı derin düşüncelere dalarken bir ses duydu. " Laçin?" dedi titrek ses ile Elif. Tüyleri ürperdi, ses o kadar tanıdık bir o kadar uzaktı. Yutkunamadı, nefes alamadı. Adını hatırladı o Laçin Hükümdar'dı.. Bir sürü karışık cümle geçerken zihninden dudaklarıma şu kelime ulaştı. " Anne!" deyiverdi. Kalbi hızlandı, burnunun direği sızladı. Elif'in gözleri dolunca kızarmıştı ve şu an ki göz rengi ile Hırçın'ın aynısıydı. Elif ağlayarak kızına uzandı. Sımsıkı sarıldı, kokusunu içine çekti, Melek donakalmıştı sonra birden ellerini annesine doladı. Bir araştırmaya göre insan her şeyi unutabilirmiş, anne kokusu dışında. Sanki dün sarılmış gibi kokusunu hatırlıyordu, annesi ferah bir deniz gibiydi, huzurdu. " Laçin." dedi ağlayarak kendinden uzaklaştırdı. " Sensin değil mi!" Hırçın hüngür hüngür ağlamaya başlamıştı. Yüzünü avuçladı Elif yanaklarına öpücükler kondurdu, kalbi tanımıştı zamanında ama imkan vermemişti. Kader miydi bu ? Kızının ne zamandır yanındaydı ama ondan uzaktaydı. Kendine çok kızdı, onu nasıl tanıyamamıştı, insan kızını tanımaz mıydı? Kendine kızdı, canını nasıl tanıyamamıştı? " Özür dilerim kızım, tanıyamadım seni özür dilerim!" dedi hıçkırıklarının arasında. "Abla!" diye araya girdi Canan. Hırçın sesin olduğu yöne baktı, şimdi her şey rayına oturmuştu, onun yanında neden huzurlu olduğunu anlamıştı, o kardeşiydi minik kardeşi. Canan'a sımsıkı sarıldı Hırçın, kimseye sarılmadığı gibi sarıldı, sonra annesine sarıldı. Arif ve Şahin şok olmuştu, olayların hızlı olmasından hiçbir şeyi idrak edememişti. İkisinin gözleri dolmuş bu manzara karşısında... Bir süre daha sarıldıktan sonra konuşmaya başladılar, kanepeye oturup," Seni o kadar aradık ki, sağ mısın, hasta mısın, karnın doydu mu, neredesin her gün bunları düşünerek kendimi yedim bitirdim." dedi Hırçın annesinin göğsüne yatmıştı. Soğuk sevgi gösterişlerini sevmeyen Hırçın'ı kapının önüne atmıştı. İçerdeki insan Laçin ve Melek'in arasında kalmıştı.. Duygusal olan ama hala katil olan.. " Pek iyi şeyler olmadı anne, şu yaşıma gelene kadar pek iyi şeyler olmadı." dedi. Ağlamaktan kısılmış sesiyle.. " Babam ondan hala haber alamadın değil mi?" " Maalesef kızım." dedi üzgün bir sesle. Elif tek aşkı olan adamı neredeyse 19 yıldır görmemişti. " Amcan onun uzaklara gittiğini söylemişti sonra bir daha haber alamadık." dedikten sonra annesine baktı yanağına öpücük kondurdu. ayağa kalkmadan Canan'ı da öptü. " Ufak bir işim var." dedi kapıya yöneldi. "Arif buraya gel." dedi kapı eşiğindeyken." Efendim Melek Hanım." Bana silahını ver." dediğinde Arif lafını ikiletmeden uzattı. " İyi misiniz, nereye gidiyoruz." " Ben iyiyim Arif. Hiç iyi olmadığım kadar hem de.. Akrep Ali benim amcam. Altay Hükümdar benim babam." deyince Arif'in gözleri büyüdü. "Bazı yarım işleri halletmem lazım." dediğinde kapıyı kaptırken Arif kolunu tuttu." Melek Hanım lütfen." Eline baktı sonra Arif'in gözlerine. " Bana karşı gelmemen gerektiğini kaç defa söyleyeceğim. Burada duracak onları koruyacaksın, bu bir emirdir." dedi elini çekip kapıyı sertçe kapattı. Herkesin zihni bulanıktı, şimdi ne olacaktı peki? ** Hırçın hızla bindiği arabayı çalıştırdı belini acıtan silahı koltuğa fırlattı. Derin nefes aldı, başına ne geldiyse aslında amcası yüzünden gelmişti, babası gitmemiş olsaydı eğer o evden kaçmayacak o piçlerin eline düşmeyecek ve katil olmayacaktı. Korumalar Hırçın'ın geldiğini görünce kapıyı açtı, belkide buradan sağ çıkamayacaktı ama bazı şeylere son vermesi gerekiyordu. arabayı durdurdu, Silahı tekrar beline yerleştirdi. Kapıyı çaldığında melisa açmıştı, Hırçın'ı görünce y…

Bölümün tamamını WritePad'de oku