19.Bölüm
Yazar: UykuluHatun

ANNE" Laçin'inin saçlarını okşarken karnındaki hareketlik yüzünü buruşturmuştu, içeri giren eşine güler yüzle baktı bu sırada. " Elif'im nasılsın güzelim." diyerek mavi gözlü boncuk boncuk bakan kızının yanağından makas aldı. "İyiyim canım sen nasılsın? Aç mısın yemek hazırlayayım?" Eşinin yorgun olduğu herhalinden belliydi. Siyahlıkta griye dönen saçlarını avuçladı adam. " Pek aç değilim minik yaramaz napıyor?" "İyi babası büyüyor." Eşi sıkıntılıydı bir derdi vardı yüzünden belliydi. Yokluk yaşıyorlardı ama Elif'in umrunda değildi. Laçin ayağa kalmış babasının kucağına oturmuştu 5 yaşında dünya tatlısı güzel bir kızdı. " Baba bana şeker alıcaktın." dedi dudaklarını büzerek. Adam yine nefes alamadı en son cebindeki para ile ekmek almıştı. " Evet güzel kızım." dedi saçını okşadı biri dokunsa hüngür hüngür ağlayacaktı ama güçlü kalmalıydı. Çok güzel bir eşi vardı açta olsa tokta olsa güler yüzlü karşılardı onu.. Dünyada ki cenneti Elif'ti.. " ama şeker alamadım bakkal amca son şekerlerini satmış yarın gelirken unutmam olur mu?" dediğinde dudağını büken güzel gözlü kız babasını öptü. "olur,” dedi kelimeleri uzatarak sevinçle... " Laçin şeker yemek dişleri çürütüyor babanı sürekli darlayıp durma." diye biraz sert çıkıştı. " Hanım öyle demesene kızım hergün istemiyor ayda yılda bir istiyor hakkıdır." dedi kızına sarıldı. Laçin babasından güç alınca gülümseyerek babasının boynuna doladı minicik kollarını babasının yanaklarını yalap şalap öptü. İkiside gülüşürken Elif manzarayı seyrediyordu. ** Yer sofrasına kurup tabakları yerleştirdi, bu akşamki menülerinde az arpa ile yapılan çorbaları vardı. Elif sanki kraliyet sofrası kuruyormuş gibi mutluydu eşi ise kendini öldürmek istiyordu.. İş bulamamış üstüne üstünlük evin kirası gecikmişti. " Anne et ne zaman yicez dışarıda çok güzel et kokuyor." dedi kollarını birbirine sardı. " Kızı-" lafını kesti. "Benim dünya güzeli kızım isterde ben almaz mıyım?" dedi Laçin'in naif babası.. Elif ile göz göze geldi, söz vermesini istemiyordu sonra üzülünce kocası daha çok üzülüyordu.. iki kaşık çorba aldıktan sonra kenara çekildi. " Noldu evimin direği canımın içi." dedi Elif yanına yaklaşarak. " Ev sahibi ile karşılaştık kirayı istiyor manavda öyle kasapta öyle ama iş yok." " Ben temizliğe gideyim diyorum sana." " Hamilesin ya bir şey olursa o cana?" diye sert çıkıştı. Ben bir şeyler bulacağım." " Ailene gitme hallederiz." diyebildi. Elif eşinin nasıl gururlu olduğunu biliyordu. Elif ile evlenmesine ne abisi ne ailesi izin vermişti. onlarda kaçarak evlenmişti abisi ise uzun eli sayesinde kardeşinin çoğu işe girmesini engellemişti. Geri gelmesini o kadını unutmasını istiyordu klişe fakir kız zengin oğlan hikayesiydi onunki hikayesi ama tek bir farkla o hikayesini sahip çıkıyordu.. Yüzünü avuçladı, " O kadar güzelsin ki sima olarak kastetmiyordum sadece kalbin o kadar güzel ki bana lütufsun..." dediğinde gülümseyip eşinin yanağını öptü.. ** Ertesi gün sabahın ilk ışıklarıyla eşini ve kızını öperek evden çıktı, eskiden içtiği sigarayı bile almaya parası yoktu, sigara alacağıma eve bir ekmek götürürüm diye düşünüyordu. Yapması gerekeni biliyordu abisine gidecekti. Sadece çocukların hayatını garanti etmesi gerekiyordu.. ** " Oo kimleri görüyorum burada” dedi küstahça Ali. " Ali istediğin oldu işte geldim." " Ah Altay abinin sözünü dinlemek için bu kadar uzun süre beklemeseydin keşke." Aradan koskoca altı yıl geçmişti. " Geri döneceğim ama 6 ay sonra?" dediğinde sinsi bir gülüş sağladı. " Niye 6 ay?" " Bir cocuğum olacak doğmasını beklemek istiyorum." Sigarasını yakıp kafasını geri yaslandı. Döneceğini nasıl bileceğim? Bana bunun garantisini ver." " Sana söz veriyorum sadece 6 ay hatta gündüzleri gelip burada çalışabilirim akşamları evime dönerim." Ali sakalı kaşıyıp gülümsedi. "Peki sonra ne olacak, 6 aydan sonra ne zaman temelli döneceksin?" Altay sıkıntılı nefes verdi. Söz veriyorum sana onlar rahata kavuştuktan sonra bir daha görmeyeceğim." Yapmak zorundaydı ailesi zor bir süreç geçirmektense onsuz ra…