Bölüm 10
Yazar: UykuluHatun

#Gelecek Yaklaşıyor# Hırçın derin nefes alıp yoluna devam edecekken Asrın Uluhan yapmaması gereken bir şey yaptı, Hırçın'ın koluna dokundu. Hırçın refleks olarak kolunu tuttuğu ve göz kapatıp açılana kadar Asrın yerdeydi. Hırçın'ın eli Asrının boynuna geçmişti, " Sakin ol kızım." dediği zaman Akrep Ali , kendine gelmişti. " Sakın bana dokunma , son nefesin ellerim de verirsin." Asrını ittirip kendine çekin düzen verdi. " Tanrım, çok ateşli!" diye düşündü Asrın. Farkında değildi ama Melek Hükümdar'ın etkisi altındaydı. Bu hatun neden bu kadar mükemmeldi. Asrın tek başına ayağa kalkarken , Hırçın o sırada Akrep Ali'ye sarılıyordu. " İyisin." diye fısıldadı ayrılırken. " İyiyim." dedi mavi gözlerine baktı Hırçın'ın. Onun için ne kadar endişelendiğinin farkındaydı. Melisa dolu gözlerle ona baktı, kocası mafya olduğunu biliyordu fakat yer altı kralığı oldundan bi haberdi. Hırçın'a minnattardı, sevdiği adamı kurtarmıştı. " Güçlü kızım." diye baktı ona. Onun gücüne hayran oldu. Nasıl bu kadar güçlü olabilmişti? Yaşadıklarını hatırlamıyordu , Melisa her gece her çığlığında onun yanındaydı. O küçük korkmuş kıza anımsayıp şuan ki güçlü kadına hayrandı. " Meleeeek!" diye koşarak inmişti Eylem merdivenden. En son konuşması pek iyi olmamıştı sonra da onu görememiş ve çok özlemişti. Hırçın gülümseyerek baktı, Eylem'e kızamazdı, onun küçüğüydü. Boynuna zıpladığında nerdeyse sendelemişti, " Yavaş, düşeceğiz." gülüşü genişlemişti. Asrın'ın nefesi kesilmişti. Kapı aralığında durmuş, Hırçın'a bakıyordu, "Bu kadın nasıl psikopat olabilir?" diye sordu kendine.. Bu kadar ateşli bir parça hemde! " Özür dilerim, Melek affet beni!" Burnunu Eylem'in saçlarına daldırdı. " Sorun yok, gelemedim özür dilerim." ayrıldıktan sonra Melisa sarıldı. " Teşekkür ederim güzelim." Herkes salona giderken Asrın'ın suratına kapı kapatılmıştı. Derin bir nefes alıp düşündü, böyle bir bomba lezbiyen mi, diye düşünüp durdu. Neden bir kere olsun ona bakmadı. Halbuki çok yakışıklıyım, bana erimesi gerek. Kafasında bu düşünceler vardı, Hırçın Mavi onun hatunu olması gerekiyordu. " Beni her zaman beladan kurtaran kızım." dedi koltuğa yerleşirken. " İyi misin vurulduğunu duydum." Kolunda ki sızı gün yüzüne çıkmıştı böylelikle. " Sıyırdı, dikişe bile gerek duymadım." gülümsedi. " İyi çok şükür." " Ne vuruldun mu!" diye ciyakladı Eylem. " Canın çok yandı mı?" Hırçın bir kere daha gülümsedi, Eylem'i gerçekten çok seviyordu, canı pahasına hatta.. Hükümdar ailesi için düşünmeden canını verirdi. " Yok güzelim , iyiyim dedim ya, sıyırdı geçti." " Bütün gün buradasın, yemek yemeden bırakmam, senin sevdiğin yemekler olacak bugün." Melisa heyecan yaparak kalkmıştı, Hırçın'a yemek yapmayı çok seviyordu. " O çakalın ne işi var burada ,." dedi. tiksinircesine. "Geçmiş olsuna gelmiş, bende çok şaşırdım ." " Sen olmasan yer altının ve üstünün çakalı olamazdı." geri yaslanırken boynunu kıtlattı. Eylem sosyal medya bağımlısı olduğu için eline telefonu aldığı gibi dünyada kopmuştu. " Bak, kötü günde yanımızda olmaya hazır. Bazı şeyler bazı şeyleri engeller." diyip göz kırptı. " Yılan'ın işi halloldu." " Aferin, güzel kızım. Hastaymışsın bu ara, dikkat et kendine." Dişlerini sıktı, Arif'i gebertmesi gerekiyordu. " Arif söyledi değil mi?" diyince gülerek bilmem yüz ifadesi yaptı. Sinirle koltuğa yaslandı. " Yeni koruma gerekiyor, Arif yakında mefta." Akrep Ali kahkası dudaklarında fırladı. Arif'in Melek'e ne kadar yangın olduğu belliydi. Bunu aşkı tadanlar anlardı orası ayrı, Melisa ve Akrep bunu küçüklükten beri biliyordu. Ona nasıl baktığının farkındaydılar bunu hiç dillendirmeseler de Arif onun için herşeyi yapardı. Hırçın'ın aklına takılan bir soru vardu, Canan ne yapmıştı? ** Canan zor bela evinin yolunu tuttu, ayakları bir adım gitse iki adım geri gidiyordu. Korkuyordu, üveylik onu bulur, görür diye.. Annesini deli gibi özlemişti, sabah bu saatlerde mahalle sakin olurdu. Evini gördüğü an kalbi hızlandı, evini özlemişti. İki hafta uzakta kalmasına rağmen hemde.. İyi ki, dedi. " İyi ki Melek…