5. DEVAM EDEN ŞEYLER
Yazar: Bluenoone

❝Devam Eden Şeyler❞ 𐙚 Devam eden şeyler. Eğer bir şeyler devam etmiyorsa ya hevesin yoktur, ya da artık bir şeylerin sonu gelmiştir. Dario'yla aramızdaki buydu, bir şeyler vardı fakat devam etmiyordu. Ya da biz ettiremiyorduk. Ama bir devam eden şeyse benim ona karşı kırgınlığım. Arkama bile bakmadan çıktım müzeden fakat çoktan polisler gelmeye başlamıştı şu an görünürde bir araba olsada devamının geleceğinden emindim. Bu kadar değerli bir eseri kim çalmış olabilirdi ki? Buna cesaret edebilmesi bile büyük bir şeydi zaten. O an arkamdan gelen kişiyi gördüm. Dario nasıl herkesi ikna edip peşimden gelebiliyordu? Neydi bu adam böyle. Ben yine aynı şekilde onu görmezden geldim. O ise sadece bana bakıyor ve buraya doğru geliyordu. Sadece bana bakıyor. Ve sadece buraya doğru geliyor. Garipti, gelince ne yapacaktı ki? Benim onu suçlu olarak gösterdiğim için bana kızacak mıydı? Kızamazdı hakkı yoktu. Tanıdığım Dario zaten bana asla kızmazdı da zaten. Ama değişmiştir fiziksel değil fakat hisleri, duyguları muhakkak değişmiştir. Ben de aynıydım. Hislerim aynı ama dışım tamamen değişti. Bunca zaman sonra beni tanımasına şaşırmıştım doğrusu. "Buğlem..." dedi. Fark ettiğim şey yıllar sonra tekrar karşılaştığımızda ilk önce adımı söylemesiydi. Sanki yıllar sonra söyleme fırsatı bulmuş ve kaçırmak istemiyordu. Bıkkın bir şekilde arkamı döndüğümde kırgın bakışlarıyla karşılaştım. İlk tanıştığımız zamanlar Dario'nun Türkçesi çok iyi değildi fakat sonra gelişmişti. Ben onun için İtalyanca öğrenmiş -çok fazla olmasa da- o da benim için Türkçesini geliştirmişti. Fakat ikimizde beraberken yalnızca Türkçe konuşuyorduk bu aramızdaki sessiz bir anlaşmama gibiydi. Ama bana İtalyanca söylediği tek şeyse, İl mio tutto. " Onun ağzından İtalyanca kelimler duymak garip bir şekilde çekiciydi. Aynı zamanda benim onun her şeyi olduğumu bilmekte güzeldi. Tam ona doğru dönüktüm artık yanıma kadar gelmişti. "Gerçekten bunu yapacağımı düşünmüş müydün yoksa sadece bana olan nefretinden mi kaynaklı? Eğer böyleyse nefretine bile katlanırım." Gözlerime ilk söylediğinin doğru olmaması için yalvarırcasına bakıyordu. "Bilmem, ama gerçi sen yapmış olsaydın seni bırakmazlardı demek ki yapmamışsın..." bir şeyleri teyit edermiş gibi söylemiştim. Bunu söylerken kollarımı önümde birleştirmiş, kafamı olduğunca dikmiştim. Elbette biliyordum ki asla yapmazdı. "Tamam kendimizi kandırmayalım tabii ki de yapmazsın ama insan öldürüsün değil mi? Bunu yaparsın sen." Dario'nun yüzü benim bile beklemediğimden fazla değişmişti. Suçluluk vardı ve bir o kadar da şaşkınlık. Fakat şaşkın olan tarafı daha baskın geliyordu. "Ne?" Diye bir tepki vermişti ancak bu tepkiyi de ben beklemiyordum, gerçekten yapmış mıydı? "Şaka yapmıştım! Bunu gerçekten yaptın mı Dario? Yoksa anlık bir tepki miydi? Lütfen öyle olsun mümkünse!" dedim şaşkınlıkla. Aslında sadece onu denemek istemiştim, yoksa tabii ki böyle bir şeyi asla yapmayacağını biliyordum. Dario'nun ise yüz kasları anlık olarak gerilmişti ancak söylediklerimden sonra tekrar eski hâline dönmüştü. "Şaşkınlıktan yoksa beklemiyordum bunu sormanı." dediğinde sesinde ki suçluluk duygusu muydu yoksa endişe mi? Anlayamamıştım. Ancak anladığım tek şey, bir şeyler sakladığıydı. Ne saklıyorsun sen Dario. Benden bile saklayabileceğin ne saklıyorsun? Bildiğim kadarıyla onunda benden baska kimsesi yoktu. Sırrını bile benden saklayabiliyorsa, çok yanlız kalmıştır. Kime anlatacaktı ki zaten? Bir tek arkadaşı Polat vardı ama onunda ne olduğu meçhuldü. Dario gittiğinden beridir kimseyle konuşmamaya başlamıştım tabii birileriyle karşılaşmadığım sürece. "Ben seninle uzun zamadır konuşmak istiyordum bir türlü konuşamadım, eğer sen de istiyorsan lütfen konuşalım, Buğlem?" Gözlerime öyle bir istekle bakıyordu ki sanki onu anlamamı bekliyordu. Ancak benim onu anlamam mümkün müydü hiç bilmiyorum. Ben de onun aksine gözlerine duygusuz bakıyordum. Hatta bakışlarımdan çekinmiş olmalı ki ara sıra gözlerini kaçırıyordu. Oysa bir ara gözlerimize bakmadan konuşamazdık bile."Be…