HESAP

3. İL MİO TUTTO

Yazar:

HESAP – Bluenoone kitap kapağı
HESAP – Bluenoone kitap kapağı

❝İl Mio Tutto❞ 🎻 DARİO LUCİANO 16 Mayıs 2020 Türkiye - Ankara Tarih yine aynı güne geldi. 16 Mayıs. Bugün benim için olan ve en içten kutlanmış doğum günüydü. Kendimi en azından bu doğum günümde yalnız hissetmemiştim. Çünkü genelde diğer doğum günlerimde burada olmazdım. Kimse kutlamazdı da. Genellikle yakınımda fazla insan olmazdı. Bir de şu zamana kadar en yakın arkadaşım Polat vardı. Yanımda birileri olsa bile doğum günümü hatırlamazlardı. O hariç, Buğlem. Gerçi, Buğlem bana asla öyle hissettirmezdi. Her zaman ona özelmişim gibi, en değerlisi gibi hissettirirdi. Artık şimdi daha iyi anlıyordum. Benim tek varlığım, Buğlem'di... Nişanlandığımızda ona bir yüzük takamamıştım. Bir nişan yüzüğümüz vardı ancak ona özel olan bir yüzük daha almıştım. Üzerinde bir küçük çiçeğin olduğu oldukça onu anımsatan bir yüzük. Lotus çiçekli. Ve bu yüzüğü bugün vermek istiyordum. Yarın değil, ondan sonraki günde değil, şimdi. Yeterince geciktirmiştim bu yüzüğü vermeyi ve o da olduğunca beklemişti. Daha fazla uzatmanın anlamı yoktu. Karşımda aileleriyle oynayan çocuklar vardı. Ben ise bankta oturmuş bu yüzüğü, Buğlem'e nasıl vereceğimi düşünüyordum ve bunu düşünürken aklıma gelen gözleri vardı aklımda. Bu parkın bankında ne kadar süre daha oturacaktım emin değildim ama belli bir süre geçtiğinin farkındaydım. Gözlerim tekrar yüzüğe odaklandığında. İçimde belli belirsiz hisler oluşmaya başladı. Elimde tuttuğum bir yüzükten fazlasıydı. Ellerimi bu denli yakması ne anlama gelirdi? Aynı Buğlem diye geçirdim içimden. O da beni kor gibi yakıyordu. Tam bunları düşünürken cebimdeki telefona bir mesaj geldi. Elimi cebime atıp çıkardığımda ekranında yazan yazılar kanımı donduruyordu. Yine o kişiden gelmişti. +1 202***: Ailen sürekli seni soruyorlardı. Onlar seni kaybettikleri için çok üzgünlerdi. Ben de artık üzülmemelerini sağladım. İyi yapmışım değil mi Dario? (21.21) +1 202***: Onlar artık yoklar, Dario. Şimdi daha rahat uyuyorlardır eminim. Artık sıra bir kişiye geldi. (21.36) +1 202*** Ona da aynı şeyi yapmamı istemiyorsan ne yapman gerektiğini biliyorsun değil mi? (21.36) Sikerlerdi böyle işi. Şimdi ne yapacaktım. Bahsettiği kişi Buğlem'di. Ailem ölmüştü buna üzülmüşmüydüm. Hayır, çünkü eminim ki ailem beni kaybettiklerine asla üzülmezlerdi. Böyle davranmaları sadece onlara geri dönemem içindi. Bunca sene bana sadece hasar verdiler. Ben onlar için yok gibiydim sadece. Bana bu şekilde hissettirmişlerdi. Kesinlikle üzülmemem gerekti. Ama biraz daha beklersem çok üzülecektim. Buna dayanamazdım. Fakat Buğlem'i korumak için ne gerekiyorsa yapacaktım. Bir elimde telefon bir diğer elimde de bir yüzük varken hangi tarafı seçeceğimi çok iyi biliyordum.Yüzüğü seçecektim. Yani, Buğlem'i. Telefona baktım mesajda uzun uzun dolandı bakışlarım. Bu mesajı atan kişiyi bulursam ki bulacağım Buğlem'den gitmem gerek demekti. Sadece bir günde de yapabilirdim. Umarım öyle olurdu bir hafta Buğlum'den ayrı kalmak ölümle eş değer gibi bir şeydi çünkü. Bir gün onu kaybetmiş bulursam dayanamam ve aynı şekilde benim yüzümden onu kaybetmeye asla dayanamazdım. Banktan kalktım adımlarım beni Buğlem'in evine doğru götürüyordu. İki sokak alttaydı evleri ben her defasında camına tıklatır beni eve almasını söylerdim. Kardeşi vardı evde ve benim yüzümden rahatsız olsun istemezdim. Gizlice görmeye çalışırdım bu neredeyse iki yıldır böyle devam ediyordu. Adımlarım hızlandı yaklaşık bir beş dakika içerisinde camının önüne gelmiştim. Ellerim gayriihtiyari bir yavaşlıkta kalkıp camı tıklattı. Bunu ona nasıl söyleyecektim. Belki de bir daha görüşemeyecektik. Görüşsek bile belki bir hafta veya bir ay sonra olabilirdi. Tek bildiğim onu yaşatmamdı. İçimde sanki birisi sayıklıyordu ve susmuyordu. Pencere bir kaç dakika içerisinde açılırken gözüme çarpan detay yeşil gözlerinde ki yaşlardı. "Buğlem ne oluyor?" Kaşlarım olabildiğince çatılmıştı. İçimdeki düşüncelerden hızla sıyrıldım. Bunları söylerkende sesimdeki İtalyan aksanım hâlâ duruyordu. Daha da fazla ağlamaya başlamasıyla elimi kaldırıp…

Bölümün tamamını WritePad'de oku