~İlk Kurban~
Yazar: Beritan Tefiye

Bölüm müziği/Game of Thrones S8 Official Soundtrack | The Night King💿 Herkesin, herşeyin bir yamağı vardır;Şahın veziri, Tanrının melekleri ve ŞEYTANIN İNSANLARI…🔪 Şeytan insanları nefsinden vurur, nasılsa havva ile adem bir elmadan dolayı cennetten kovulduysa diğer insanlarda;Zaaflarından veya bir anlık hevesten vurulur. Şeytanın insanları ise;Kibirlerinden, hırslarından ve karanlık zevklerinden vurulur. Bazen en büyük zevk, yasak olanın gölgesinde yürümektir. Ve sonunu bilmeden hareket etmektir… Hera sessiz adımlarla ilk kurbanını takip ediyordu. Hemen öldürmek değildi niyeti yavaş yavaş hayattan kopmasını isterdi, herkes ölürdü en nihayetinde ama kurbanlar; yalnız ve vahşice öldürülenlerdi. Kurban arkasından gelen heradan habersiz evin yolunu tutmuş yürüyordu. Bilmezdi ki bu yollar, bu sokaklar, bu şehir ve heranın şeytani yüzü son anıları olacağını. Kurban evine giden ıssız ve tekinsiz yoldan yürüyor aynı zamanda telefonundan bugünkü oynadığı kumardan dolayı kaybettiği para için arkadaşlarından borç istiyordu ama kumarda hile ile arkadaşlarını satan biri için çok trajikomik bir istekti vermeyeceklerini bile bile yinede söylüyordu, tabi arkadaşları şuan onu heryerden engellememişse. İnsanoğlu ne kadarda acizdi Kendi yaptığı somut bir nesneye tapar , bağlı kalırdı bilmezdiki bir felaketle hepsinin yok olup gideceğini sonunu düşünmeden amatörce davranırdı, lakin sonu geldiğinde hiçbir canlı, Evinin son sapağınada geçicekken hera adama dahada yaklaştı ve elindeki peçeteyi ağzına tuttu adam ne olduğunu anlamadan bayıldı. UYARI!! (İşkence sahnesi var midesi ve bünyesi kaldırmayanlar paragrafı geçsin yada illaki okuyacam diyorsanız buyurun okuyun tehlikeli insanlar sjsjsj) Hera adamı sokağın ışık görmeyen köşesine çekip sırtındaki Keskin bıçağı çıkardı , Bıçağı yavaş hareketlerle adamın kolunda gezdirdi kolunda ince çizgi şeklinde yavaş yavaş kan akmaya başladı. Nasılsa nehirlere kuş bakışı bir şekilde bakar ve incecik uzun bir görüntü görürsünüz ya o anda öyle bir görüntü şekillendi heranın aklında bu düşünceyle kıkırdayıp işine devam etti, sırada yüzü vardı hera cebinden küçük bir falçata çıkarıp adamın yüzünü resim yapar gibi şekillerde çizmeye başladı adamın yüzü kan gölüne dönene kadar devam etti o sırada adam yüzündeki acıyla gözlerini araladı üstünde yüzünün yarısını siyah bir fularla bağlamış, yüzünü çizen kızıl şaçlı bir kadınla karşılaşmış tam heraya vurmaya niyeritlenicekkenbhera eliyle adamın ağzını kapatıp yerdeki bıçağı alıp adamın bileğine sapladı, adam ne olduğunu anlamadan hera eldivenli eliyle adamın ağzını açıp dilini çektiği gibi bıçakla kesti adam o anki korku ve acıyla olduğu yerde bayıldı hera elindeki dille bakışıp midesi bulanır gibi bir yüze girdi, kıkırdayarak diğer eliyle montunun cebine uzanıp eline gelen kağıt ve pembe tel tokayı aldı. Kağıdı alıp adamın göğsüne koydu onun üstüne adamın dilini koydu son olarak pembe tel tokayıda en üste koyup geri çekildi. Elindeki kanlı eldivenleri çıkarıp sırt çantasına attı ve çantasındaki eski kamerayı alıp yerdeki adamın fotoğrafını çekti . Beğenmiş bir mırıltıyla geri çekildi. (İşkence sahnesi bitti.) Etrafı kontrol ederek adamın evinin önüne gitti gizlice elindeki zarfı adamın kapısınının altından atıp geri çekilip gitti… “Anne”Genç kadın daldığı buzdulabının kapağını kapatıp yanındaki ela gözlü küçüğe döndü “efendim annecim” Küçük kız başını eğip karnını ovalayarak sessizce “anne ben çok acıktımda yemek varmı? Kadın içini çekerek buzdulabının kapısını açıp dolaptaki yarım domates ve yarısı yenmiş tostu alıp kızına uzattı kız tereddütleri “anne ama bu babamın, bana kızar yersem” kadın mırıldanarak” zıkkımın kökünü yesin “ “Efendim anne ? Annecim sen al bunlarla idare et maaşımı alır almaz sana güzel yemekler yapıcam . “Ama anne baba.. “ Baban yemez kızım al ye açsın birtanem “ Eline tostla domatesi verip odasına gönderdi kızını. Geri döndüğünde yere çöküp maruzca ağladı , elleri titreye titreye havaya kaldırıp “Allahım ne olur yardım et benle kızımı kurtar…