Her Şey Dahil Aşk

Yıldızların Altında

Yazar:

Her Şey Dahil Aşk – Liana kitap kapağı
Her Şey Dahil Aşk – Liana kitap kapağı

♫ Bölümün Şarkısı: Yıldızların Altında-Kargo ♫ “Hayır Alisa.” Elimi nazikçe aşağı itti. Kaşlarımı çatarak ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalıştım. Yoksa benim dans teklifimi reddediyor muydu? Kendi elini bana doğru uzattı ve gülümsedi. “Benimle dans eder misin Alisa?” Kaşlarım yukarıya kalktı ve onu baştan aşağı süzdüm. Gözlerimi devirmemle dudağımın bir kenarı yukarı kalktı ve bana uzattığı elini tuttum. Sıcak elleri buz tutmuş olan ellerimi ısıtmıştı. Bu ters köşesi çok sinir bozucuydu ama bir yandan da güzeldi. Beni bir anlık gerse de hemen toparlamıştı. Beraber dans edenlerin arasına ilerledik ve onların arasına karıştık. Bir önceki sefer gibi gözlerini kaçırmadan gözlerime bakıyordu. “Demek artık senin için herkes değilim?” Yutkundum ve tek kaşım havaya kalktı. “Bilmem, değil misin?” Beni etrafımda döndürüp zarifçe geriye yatırdı. “Anlaşılan değilim.” Birkaç saniye süren derin bir bakışmanın ardından sonra beni yavaşça yeniden doğrulttu. Biraz daha dans ettikten sonra devam etti. “Yıldızları sever misin?” “Evet, severim.” ”Peki onları izlemeyi?” “Kim sevmez ki?” “Sana yıldızları daha yakından görebileceğin bir yere götüreyim mi?” Yüzümde heyecanlı bir ifadenin oluşmasını engelleyememiştim. “Neresi orası?” “Göreceksin.” Evet dememi beklemeden beni bırakıp elimi tuttu ve insanların arasından çekip peşinden sürükledi. Otelin içine girdik, biraz daha ilerledik ve bir kapının önüne geldik. Etrafa bakındı, başkasının bize bakmadığını görünce beni sadece çalışanların girebileceği kapının içerisine soktu. Dudağımın bir kenarı alaylı bir şekilde yukarı kalktı. Ona fısıldadım. “İşinden mi olmak istiyorsun?” Cevap vermeden sadece gülümsedi. Basit bir çalışana göre özgüveni fazlaydı. Bir asansörün önüne geldik ve asansöre bindik. En üst katın düğmesine bastı ve yukarı çıkmaya başladık. Kapı açıldığı an nemli hava tenime çarptı. Asansörden indik, burası otelin çatısıydı. Etrafta birkaç başıboş sandalye ve bir masa vardı. Masanın üzerinde birkaç tane boş kadeh ve yanında dolu bir şişe şarap vardı. Hala birbirini tutan ellerimize baktım. Ellerimize baktığımı fark ettiğinde elini çekti ve ellerini arkada birleştirdi. “Otelde buraya neredeyse kimse gelmez. Bir tek ben gelirim. Bazen bu geceki gibi yıldızları izlerim. Bazense gün doğuşunu ya da gün batışını.” “Burası sana özel bir yer olmuş diyebilir miyiz yani?” “Öyle de denebilir.” Çatının kenarına ilerleyip cam korkuluklara elimi koydum ve otelin üstten manzarasına baktım. “Bu manzarayı hep görebilirsin. Ama bunu göremezsin.” Ona baktım, işaret parmağıyla yukarıyı gösteriyordu. Kafamı yukarı çevirdiğim an mest olmuştum. Yıldızlar her zamankiden daha fazla ve daha parlaktı. Gözlerim parlamıştı. Beni omzundan dürttü ve yerdeki şezlongları işaret etti. “Buraya bunları sen mi getirdin?” Gururlu gülümsedi. “Keyfime düşkün biriyimdir.” Şezlonglardan birine oturdum ve başımı tekrar gökyüzüne çevirdim. Biraz süre sonra yanıma gelerek benim gibi şezlonga uzandı ve elindeki dolu şarap kadehlerinden birini bana uzattı. Memnun bir ifadeyle uzattığı kadehi elime aldım ve kadehleri tokuşturduktan sonra şaraptan bir yudum aldım. Boğazımda oluşan sıcaklık hissi bana derin bir haz vermişti. Önümüzde duran küçük masanın üzerindeki mumlardan birini yaktı ve tekrar uzanarak gökyüzünü inceledi. “Keyfine düşkün birisin, bu çok güzel. Ama neden iki şezlong var? Hep başkalarını da getirir misin?” Bu yer ona mı özeldi, yoksa ona özel olanlara da özel miydi? Dudağının kenarı yukarı kalktı, yıldızlara doğru bakarak konuştu. “Her zaman başkalarını getirsem bana özel olmazdı, öyle değil mi?” Yüzünü bana çevirdi. O zaman benim burada ne işim vardı? Yoksa onun için başkası değil miydim? Onun benim için artık herkes olmaması gibi… “O zaman neden beni buraya getirdin?” Gözlerini kaçırmadan bana bakmaya devam ediyordu. Bense soru işaretli gözlerle ona bakıyordum. “Bu özel köşeye layık olduğunu düşündüm.” Kalbimin ortasına gelen ani sıcaklık vücuduma yayılmaya başladı. Hayatım boyunca böyle bir his yaşamamıştım. Sanırı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku