"Her An Her Şey"

6.bölüm,"kütüphane"

Yazar:

"Her An Her Şey" – 𝘈𝘺𝘴̧𝘦 °𓇼🌊⋆🐚🫧 kitap kapağı
"Her An Her Şey" – 𝘈𝘺𝘴̧𝘦 °𓇼🌊⋆🐚🫧 kitap kapağı

Bölüm görselleri

"Her An Her Şey" - 6.bölüm,"kütüphane" bölüm görseli 1
"Her An Her Şey" - 6.bölüm,"kütüphane" bölüm görseli 1

Gözlerimi kapattığım an vücudumun her yeri sızlıyordu. Ağzıma, yolunu bulmuş su gibi akan kanlar geliyordu. Her sabah evden çıkmadan önce, “Allah’ım, nolur bugün de başıma abuk subuk bir şey gelmesin.” diyerek çıkarken son zamanlarda başıma gelen şeyler gerçekten de abuk subuktu. Neyse, sonuçta zor bir durumda olan kıza yardım etmiştim. Her ne kadar kızı rahat bırakmayacağını bilsem de. Beni kurtaran, her zaman yanımda olan kişi annem. Evet, o beni bu hâlde bile yalnız bırakmadı. Geç kaldığım için meraklanıp merdivenlerin yolunu tutunca beni yerde, kanlar içinde görünce ufak bir çığlık duymuştum. “Buğra!” diye haykırdı korkuyla. Gözlerimi açmak için çaba etsem de pek bir işe yaramıyordu. Her ne kadar iyi olmasam da annemi rahatlatmak için kıpırdanıp konuşmaya çalıştım. “Oğlum, kim, niye yaptı bunu sana?” Ağlıyordu. Üzerime damlayan yaşlardan ve sesinin kötü gelmesinden anlamıştım. Gözlerim kapalı bir hâlde araladım dudaklarımı. “İy-ii-yim, anne.” dedim kekeleyerek. “Yorma kendini.” Dedi ve beni yerden kaldırmaya çalıştı ama ben hâlâ gözlerimi açamıyordum. “Başım.” dedim acıyla yüzümü buruştururken. “Bana yaslan oğlum, yukarı çıkalım. Birlikte anahtarı alayım, hastaneye hemen.” İtiraz edecektim fakat bu gücü kendimde bulamadım. Tüm ağırlığımı anneme vermiştim. Kendimi kötü hissediyordum ama bu darbelere yıkılacak biri de değildim aslında. Annem hemen açtı evin kapısını. Yavaş yavaş ilerliyorduk. Muhtemelen içeride, kapının az ilerisinde duran pufa oturtmuştu beni. Gözlerimi hâlâ açamıyordum. Annemin banyoya girdiğini, gelen su sesinden anladım. Kısa bir süre sonra yüzümde ıslaklık hissettim. Bu ıslaklık sayesinde gözlerim hafifçe aralandı. Annem, endişe dolu gözlerle benimkilere bakıyordu. “Kalk, çabuk. Gidiyoruz.” Alev alev yanan dudaklarımla konuşmaya çalıştım. “Anne, beni odama götür. Şimdi hastaneyle uğraşmak istemiyorum.” “Kalk dedim, gidiyoruz. Bu yaralarla nasıl duracaksın acaba?” Kısa bir süre kafam duvara yaslı, gözlerim hafif açık bir şekilde bekledim. “Çok yorgun hissediyorum, daha sonra gideriz hastaneye. Odamda rafta pamuk, oksijenli su filan var. Onlarla hallet.” Hâlâ gözüme son derece korkmuş ve endişeli bir şekilde bakıyordu. “Merak etme. Şimdi aşağıdaki hâlimden iyiyim. Sen pansuman yap, daha iyi olurum. Korkma, bir darbeyle yıkılacak değilim.” “Bayağı bir darbe, Buğra. Ağzın, yüzün pert olmuş.” dedi ve kolumdan tutarak ayağa kaldırdı beni. Odama doğru ilerledik. Annem pamukla pansuman için gerekli olan şeyleri hazırlarken beni de yatağıma uzandırmıştı. “Şu suratına bak, harita olmuş. Ne işlere bulaştın? Sana güveniyorum ama yanlış bir şeye bulaşmış olmandan korkuyorum.” “Bir şerefsiz vardı, ona haddini bildirdim ama onun gibi şiddetle değil, konuşarak. Durmadı, daldı bana pezevenk.” “Oğlum, sakin. Sana yakışıyor mu bu küfürler? Biraz kendine gel, konuşuruz.” Pamuğu dudağımın kenarına sürmeye başladı, üflüyordu. Aklıma Yaprak’ın elime yaptığı pansuman geldi. Gülümsedim. “Anne, ne olursa olsun her zaman yaralarımı saracak mısın?” Sesim hüzne boğulmuştu. Buraya geleli bir yıla yaklaşacaktı ama annemi özlüyordum çünkü ilk defa bu kadar uzun süre ayrı kalmıştık. “O ne biçim soru öyle?” Gülümseyerek yüzümü buruşturdum, acımıştı yaralı yerlerim. “Her zaman yanıma koştun. Ne olduysa... İyi ki varsın, her şeyim.” Gözünden bir damla yaş süzüldü ve nazikçe sarıldı bana. “Ağlama, gözyaşlarına kurban olurum.” diyerek parmağımın ucuyla gözünden süzülen yaşı sildim. İşi bitince alnımdan öptü. “Hastaneye gitseydik ya, yavrum.” “Anne!” “Tamam, tamam. Ben sana kahve yapayım hemen. Uyuman iyi olmaz, darbe aldın sonuçta.” Aceleyle mutfağa gitti. Ben de ağrı içinde yatağımda, tıpkı bir ölü gibi yatıyordum. Annemi beklerken cebimde duran telefonuma bir mesaj geldi. Yaklaşık tam dövüldüğüm sıralarda da yazmıştı. Yeşilli kız +5 yeni mesaj Buğra — 21.02 Nasılsın? — 21.05 Huhu, orada mısın? — 21.30 Merak etmeye başladım. — 22.00 Neden bakmıyorsun? — 22.50 Ve şimdi attığı mesaj: Buğra, iyi misin? Nedense başına kötü bir şey gelmiş gibi…

Bölümün tamamını WritePad'de oku