HEP ARKANDAYDIM 1

BÖLÜM 4

Yazar:

HEP ARKANDAYDIM 1 - Ece kitap kapağı
HEP ARKANDAYDIM 1 kitap kapağı

Aras Poyraz Seyir, 5 gün sonra Bir çocuk neşesi, cennete denkti yüreğimde. Bir çocuğun gözyaşı ise o cennetin su kaynağı. Zihnimde oluşan birbiriyle çelişen kavramlar beynimi yoruyordu, hissettiklerimi gösteremiyordum artık. Ne hissediyorsam tam tersini yapıyordum. Peri’yi tapacak kadar seviyorken, ki bu masallarda bile mümkün değildi; ona bunu gösteremiyordum mesela, her geçen gün beni canavarlara benzetiyor, benden uzaklaşıyordu. Şimdi ise minik eli elime yerleşmiş, hortum varmış da uçmak üzereymiş gibi korkuyla sımsıkı tutuyordu beni. O da babası gibiydi, ne kadar severse o kadar uzak duruyordu. Uzak durmayı deniyordu. Ergenlik çağına geldiğinde bu daha kolay olacaktı, daha kolay kopacaktı benden. Henüz şu an dokuz yaşındaydı ve istese de bunu yapamazdı, küçücüktü daha ve baba sıcaklığına ihtiyacı vardı. Peki ben ona bu sıcaklığı verebiliyor muydum? Elleri niye buz gibiydi o zaman, eylül ayında olsak da hava soğuk değildi o kadar. Beraber otoparka giderken bana attığı yandan bakışların hepsini hissediyor, her birini anlamaya çalışıyordum. Yine ne soracaksın kızım? Ne oldu? “Baba, savunmak ne demek?” Savunmak ne demek? Kendini kimden savunacaksın melek kızım? “Bana niye sürekli aptalmışım gibi bakıyorsun baba?” diye sorana kadar ona nasıl baktığımı fark etmemiştim bile. Halbuki o bakışlarımla şunu anlatmaya çalışıyordum. Her zaman arkandayım, bana anlatabilirsin her ne oluyorsa. Söyle güzel kızım, söyle bal gözlüm; seni kimden koruyayım? Asansöre bindiğimizde dizlerimin üstüne çöktüm, onu kendime çevirip ellerini göğsüme yasladım. “Peri.” “Efendim baba?” “Benden bir şey mi saklıyorsun sen?” “Evet. Çünkü senden korkuyorum, ya anlatınca bana yine o inanmayan, aptal diyen gözlerinle bakarsan?” İnanmayan, aptal diyen gözler… Halbuki bu gözler sadece aşılamayan bir çift duvardı ikimizin arasındaki. Kırılamayan, kırmaya gücümüzün yetmediği, her dokunduğumuzda cehennem ateşiymiş gibi geriye sıçradığımız duvardı gözlerim. “Özür dilerim.” “Özür dilemek ne demek baba?” “Peri niye sürekli aynı soruları soruyorsun bana?” dedim kaşlarımı kaldırarak. “Bak,” dedi işaret parmağını suratıma doğrultup, “Yine öyle baktın! Sadece unutuyorum… Okulda bir tane çocuk var, ismi Uğur. O çocukta hep unutuyor, hastaymış galiba çok üzüldüm çünkü üzüleceğim bir şeydi sanırım hastalık kavramı,” derken işaret parmağı çenesinde durdu, bir süre düşündü. “Evet, evet. Öyleydi. İşte hasta olduğu için annesi sürekli onunla sınıfımızda duruyor, o böyle şeyleri sık sık her sorduğunda cevaplıyor ona. Sen niye cevaplamıyorsun baba?” “Çünkü sen hasta değilsin, neden öyleymiş gibi davranıyorsun bebeğim?” dedim fısıldayarak, kollarını ovaladım ellerimle, “Sen hasta ol veya olma, her şekilde benim için çok değerlisin.” “Çok mu değerliyim?” “Evet!” Gözleri parladı ardından hemen soldu, dudakları büküldü. “Ne oldu Peri?” “Baba… Söyleyeceğim ama kızma.” “Buyur güzelim, ne kızması.” “Bana kendimi savunmamı öğretir misin?” “Kimden Peri, kimden?” omuzlarını sımsıkı kavradım, “Biri sana el mi kaldırıyor?” Korkuyla kollarımdan çekildi ve sırtını asansör duvarına yasladı, “Tamam, tamam. Sormadım say. Sadece… merak ettim. Neden öyle sıktın ki omuzlarımı?” “Çünkü sinirlendim! Sana biri mi dokunuyor Peri!?” Elleriyle kulaklarını kapadı, “Lütfen bağırma baba, böyle davranma lütfen. Çok korkuyorum.” Bir anda nefesi hızlanmaya başladı ve dizlerinin üstüne çöktü, onu kucağıma alıp suratımın hizasına getirdim, “Peri ne oluyor?” gözleri kapanır gibi oldu, “Peri!” Kollarını bana uzattığında onu kendime yaklaştırdım, kollarını boynuma doladı ve koala gibi yapıştı göğsüme. Ben de kollarımı sırtına doladım, buz gibiydi. “Eve geri dönüyoruz.” Başını hızla salladı, “Hayır, hayır. Ceren ablama söz verdim. Lütfen gidelim, ayrıca ona bir şey anlatma. Galiba bayıldığımı söylemişsin. Onun odasındayken çok baktı korkuyla gözlerime.” Allah’ım sana geliyorum, bu kız neden kelimeleri bu kadar zor bir araya getiriyordu? Asansör otopark katına indiğinde Peri kucağımdan yere atladı ve az önce hiçbir şey…

Bölümün tamamını WritePad'de oku