YUVA
Yazar: Simiyyiii

Ardımda bıraktığım cehennemi düşünmeden kaçıyordum. Çektiğim eziyetten kurtulmak benim için dünyanın en güzel olayıydı. Nefesim kesilmek üzereydi. Gece vakti üzerime giydirdikleri beyaz elbise ile sokakları arşınlıyordum. Dayım Ahmet Soylu , beni hiç tanımadığım benden yaşlarca büyük bir adama satarken , tuvalete diyerek kaçmıştım o evden , imam nikahı kıyıp yollayacaktı beni başından. Annemin ölmeden önce beni emanet ettiği dayım... Yengeminde canına minmetti bu durum, hem eline yüklü miktar para geçecek hemde benden kurtulacaktı. Her sabah erken saatte kalkıp kahvaltılarını önlerine koyan ben değilmişim gibi. Çalıştığım parayı ellerine sayan ben değilmişim gibi, durmadan onlara yük olduğumdan bahsedip dururdu. Bir iki sokak ilerleyebilmiştim o evden . Şuan olduğum sokağa aşinaydım ama tam bilmiyorum sağa ve sola ayrılan iki yolda kalakaldım. Sağı seçerek hızla koşmaya devam ettim. Yokluğumu farketmişlerdir çoktan diye düşünerek ilerledim. Yanından geçtiğim bir evin kapısının önünde bulduğum bir çift terliği görmemle hızla ayağıma geçirip daha hızlı ilerledim. Haklarını helal etsinlerdi. Elbet geri öderdim borcumu. Ayağımın altına bir şey batmamamıştı ama yalın ayak koşmak beni yavaşlatıyordu. Gecenin karanlığında hızımı kesmeden koştum. İleride bir şey olmadığını görmediğimde bir çıkmaz sokağa geldiğimi anladım. Çevreme bakıp geri geldiğim yolu dönecekken ince naif bir ses boş sokağı doldurdu. "Heyy! Kimsin sen?" Arkamı döndüğümde orta yaşlarda bir kadın vardı arkamda , bahçeli ahşap dış yapılı bir evin önünde elini beline koymuş bana bakıyordu. "Yanlış geldim sanırım, geri dönüyorum. İyi akşamlar" dedim nefes nefese "Birinden mi kaçıyorsun?"diye sorduğunda ne cevap vereceğimi bilemediğim bir kaç saniye durdum. "Hayır gerçekten yürüyüşe çıktım . Yanlış yola girmişim" diye saçmaladım. "Üstündeki gelinlikten bozma bir elbise ve ayağında plastik şipidik terlikle bana yalan söyleme. Bir derdin mi var?"öyle haklıydı ki. Kafa sallamakla yetindim. "İçeri geç görünmek istemiyorsan daha fazla kapıda kalma."dedi. Neden bir insan yardım etsin ki bana . Korkmuştum. "Eşim şehir dışında, çocuklarım evde değil. Geceyi atlat gidersin" dedi beni ikna etmek ister gibiydi sesi. Yüzünden aldığım hava içimi ısıttı o an. Ama tedirgindim. Yıllardır büyüdüğüm evde çekmediğim eziyet kalmamışken , tanımadığım biri bana neler yapardı ki. Sokağın başından gelen seslerle , bir anda az önce korktuğum evin bahçesinde buldum kendimi . Kadında sesleri duymuş olacak ki benimle beraber hızla evin içine girdi. İçeride geniş bir hol vardı. Ortada bir yemek masası sağ taraftan üst kata çıkan ahşap bir merdiven vardı. Sıcaktı içerisi. Ev gibi değildi burası yuva gibiydi. Çektiği sandalyeyi bana gösteren kadının dediğini yaparak oturdum. Bir yandan evi inceleyip bir yandan nefesimi düzenlemeye çalışıyordum. Beni bırakıp sol taraftaki yere gitti. Elinde bir bardak su ile döndüğünde gittiği yerin mutfak olduğunu anlamıştım. "Anlat diye zorlamayacağım ama ne oldu?"dedi ince sesiyle. Gmzleri üzerimde dikkatlice geziniyordu. "Adım Hazan"dedim. Ne anlatılırdı ki. Nasış anlatılırdı içinde bulunduğum durum. "Sumru benim adımda"dedi . Ne garip ismi vardı. Ama ona yakışmıştı. "Memnun oldum" "Kocandan mı kaçtın?" "Evli değilim"deyip kendimi açıklamam gerektiğini biliyordum. "Annem 12 yaşımda vefat etti. Babam kim nerde yaşar bilmiyorum, annem pek konuşmak istemezdi bu konuda , Annem hastaydı. Son zamanlarında beni dayıma emanet etti. Bu yaşıma kadar yanlarındaydım. O yaştan beri çalılıyorum . Aldığım tüm parayı onlara veririm. Yengem pek sevmez beni yük olarak görür. Liseyi zorla bitirdim. Üniversiteyi de açıktan onlardan habersiz çocuk gelişimi bitirdim. Geçen hafta dayım beni istemeye geleceklerini söyledi. İstemiyordum ama boyun eğdim. Gelen kişileri karşıladık ama ben hâlâ kapıdan beni istemeye gelecek kişiyi bekliyordum. Meğer benim damadın babası sandığım kişi damatmış, bir haftadır kaçmaya çalışıyorum yapamadım. Dini nikahım vardı saatler önce kıyılmadan önce abdest…