0.6
Yazar: Yakamoz rüzgarı

Bir çift göze aşık olursun sonra tüm gözlere kör... (Cemal Süreya) ⋆。゚🪐。⋆。 ゚☾ ゚。⋆ Bazen geride kalan anılar hiç fark etmediğiniz bir anda aklınıza gelir. Bazısı bir bıçaktan hallice bazısı ise önemli ve değerlidir. Geçmiş üstü toz tutmuş, tek nefeslik anılardan ibarettir... Saniye teyzeyi dün biraz daha sakinleştirdikten sonra evine bırakmıştık. Şu an ise Duru ile birlikte dertleşiyorduk. Duru zor şeyler yaşamıştı. Aslında kakaolu kek bırakmak için evlerine gelmiştim fakat Duru'nun gözlerini kıpkırmızı bulduğum anda geri dönmekten vazgeçip dertleşmek için içeri girdim. "Ama Asena abla bana da yazık değil mi?" Kafa salladım. Motivelerim onu neşelendirecek kadar yeterli değildi. "Sen yine de üzülme hayatım. Sonuç olarak bu kader. Her şeyde bir hayır vardır. Belki de bu yaşadıklarına karşılık daha güzel ve mutlu günler seni bekliyordur." Gözündeki yaşı sildi. "Abim ve annem destek olmaya çalışıyor ama nereye kadar. Sonuç olarak bunları yaşayan benim." "Başka bir iş bulmayı denesen?" Kafasını olumsuz anlamda salladı. "İşimle pek bir alakası yok bu benim akılsızlığım. Dolandırılacağımı bilmiyordum." "Abine bahsetsek hani, belki bulabilir mesleği gereği." Kafasını yine salladığında şu an yeni fikirlere açık olmadığını anladım. "Eğer abime dersek başımıza daha çok iş alırız. Bitsin kapansın bu konu." "Bu çocuk başına bela olmasın Duru? Sonra abin başımıza daha çok iş açıcak haberin olsun." Ofladı. Ne yapacağını bilmiyordu. Aklıma gelen fikirle ona doğru döndüm. "Şey yapalım o zaman madem bilinsin hem abini de yorsun istemiyorsun ben Tuna'ya söyleyeyim onun bu işi bilen arkadaşları mutlaka vardır üniversite ortamında belki halledebilirler?" "Yok Asena abla ben kimseye yük olmayayım." Gözlerimi devirdim. "Kızım sen yabancı mısın? Ne yükü? Hem Tuna'dan laf çıkmaz halledebilirler belki de bir şekilde sorun yok yani." "Annemlerin haberi olmasın ama Asena abla. Sonra çok üzülür." Kafa salladım. "Tamam, demem merak etme. Peki bu çocuğun sende numarası var mı?" "Evet var ama beni engelledi. Ulaşamam yani." "Sen yinede numarayı bana at belki işlerine yarayabilir." Kafa sallayıp telefonunu çıkardı. Numarayı bana gönderdikten sonra mahçup bir ifadeyle; "Ama yemin ederim Asena abla iyilik yapmak istedim. Bana iş yerinde ihtiyaç sahibi olduğunu söyledi. Annesi hastaymış babası onları terk etmiş... Benim ince çizgime deyindi bende para attım. Dolandırılabiceğimi hiç düşünmedim," dedi. Tebessüm ettim. "İyi niyetinden yararlanmaya çalışmış. Günümüzde böyle insanlar çok. Allah senin niyetini biliyor güzelim üzme kendini." O da gülümsedi. "Çok teşekkür ederim Asena abla." Konuşmamamızı Duru'nun telefonunun zil sesi böldü. "Bilinmeyen numara." Telefonu açıp höparlöre aldı. "Kimsiniz?" "Duru, benim abicim." Tanıdık olduğunu anlayınca kasılan bedeni gevşedi. "Efendim abi?" "Telefonum evde kaldı. Bir baksana şarjı yoksa onu şarja koyar mısın?" "Koyarım." "Teşekkür ederim. İstediğin bir şey var mı?" "Yok sağol abi." Telefondan derin bir nefes sesi geldi. "Sesin kötü geliyor. Bir sorun yok değil mi?" Bana baktı... Yalan söylemek istemiyormuşçasına bana baktı. "Yok, iyiyim baya. Hatta Asena ablayla oturuyoruz." "İyi o zaman size iyi keyifler bir sorun olursa beni ara tamam mı?" Duru onayladıktan sonra telefonu kapattı. "Abimi endişelendirmekten nefret ediyorum!" Nefes verdim. "Bazen istediğimiz her şey yolunda gitmez." "Öyle." Abisinin telefonunu aldıktan sonra şarja taktı fakat benim bu esnada gözüme minik bir yazı çarpmıştı bile... "Duru abinin sevdiği birisi mi var?" Pat diye sorduğum bu soruya karşılık şaşkınca bana doğru döndü. "Bilmiyorum ki olsa anneme söylerdi. Niye sordun ki?" "Telefonun ana ekranında a harfi ve beyaz kalp yok muydu? O yüzden sordum" Sadece merak etmiştim yoksa bananeydi. Telefonun ekranını açıp benim de gördüğüm yazıyı gördü. ~A🤍 "Acaba kim ki? Çok merak etim. Kendisi olabilir mi? Diyeceğim öyle birisi değil." "Belki sevdiği birisi vardır. Ya da öylesine koymuştur." Dudaklarını büzdü. "Sanırım sevdiği birisi çünkü altına yazdığı…