1. Bölüm
Yazar: Mia _Maya

Yeni Bir Başlangıç Sabah saat 08.30... Hayatımın en güzel yerinde, deliksiz bir uykunun içindeydim. Ta ki kapının sanki kırılacakmış gibi çalınmasına kadar. Tak! Tak! Tak! Tak! "Of ya..." Yorganı üzerimden sinirle attım. Gözlerim hâlâ yarı kapalıydı. Saçlarımın ne hâlde olduğunu düşünmeden kapıya doğru yürüdüm. "Kim o?" diye bağırdım. Cevap vermek yerine kapıya daha sert vuruldu. "Tamam, tamam! Geliyorum!" Kapıyı açar açmaz karşımda Sude'yi gördüm. Yüzünde kocaman bir gülümseme vardı. Ben daha "Günaydın." bile diyemeden beni kenara itip içeri daldı. "Sen manyak mısın?" dedim. Sude arkasını dönüp bana baktı. "Kızım, bugün uyunur mu?" Elimi kaldırıp kafasına hafifçe vurdum. "Gerizekâlı! Saat üçte eve geldim. Banyo yapıp yatağa girene kadar saat beşi geçti. Tabii ki uyuyacağım!" Sude başını ovuşturup güldü. "Şiddete maruz kalıyorum resmen." Tam o sırada kafamın içinde tanıdık bir ses yankılandı. Safinaz : Biraz daha sert vursaydın keşke. Evet... Benim iç sesimin bir adı vardı. Safinaz. Normal insanlar kendi kendine konuşur. Ben ise Safinaz'la tartışırım. Bazen bana akıl verir, bazen sinirimi bozar. Çoğu zaman da başımın belası olur. Safinaz, sabah sabah başlama. Ben başlamıyorum, o kız başladı. İçimden derin bir nefes verdim. Sude beni dikkatle izliyordu. "Yine kendi kendine konuşuyorsun." "Yok." "Konuşuyordun." "Safinaz konuşuyordu." Sude kahkaha attı. "Bir gün psikoloğa götüreceğim seni." "Önce kendin git." Sude koltuğa oturup heyecanla ellerini çırptı. "Bugün çok önemli bir yere gidiyoruz!" Onun enerjisini görünce yoruluyordum. Sabahın sekiz buçuğunda bu kadar mutlu olabilmek gerçekten özel bir yetenekti. Esnedim. Sude dudak büktü. "İnsan biraz merak eder. Ben söylemeden sorsana." "Peki..." dedim isteksizce. "Nereye gidiyoruz?" Yüzündeki gülümseme daha da büyüdü. "Ünlü iş adamı Salih Diyar uzun yıllardan sonra Türkiye'ye dönmüş. Yakın arkadaşı Doğan Şahinbey de onun şerefine çok büyük bir gece düzenliyor." Bir an durdu. "Ve o gecede sahne alacak grup..." Parmağıyla bizi gösterdi. "Sıfır!" Kaşlarımı kaldırdım. "İlk defa duyuyorum yakın arkadaş olduklarını." Dedim "Ben de. Ama bizi ilgilendiren kısmı bu değil." Dedi Sude, haklıydı. Benim aklım çoktan başka yere gitmişti. "Ne kadar para alacağız?" Sude gözlerini devirdi. "Senin için mekânın, davetin ya da ünlü insanlar önemli değil." "Hayır." "Para önemli." "Kesinlikle." Sude gülerek cevap verdi. "Kişi başına 120 bin TL. Üstelik birçok gazeteci ve magazin muhabiri de orada olacak." Bir an sessiz kaldım. 120 bin TL... Belki bazı insanlar için sıradan bir paraydı. Ama bizim gibi yıllarca sokakta müzik yaparak ayakta kalmaya çalışan dört genç için çok büyük bir kazançtı. Bir zamanlar insanlar önümüze birkaç bozukluk atardı. Şimdi ise aynı sesimiz bize hayallerimizi kurduruyordu. İçimde garip bir heyecan oluştu. "Etkinlik saat kaçta?" "Akşam sekizde." Başımı salladım. İçimde tarif edemediğim bir his vardı. Sanki bu gece sadece bir konser olmayacaktı. Sanki hayatımın yönünü değiştirecek bir şey yaşanacaktı. O an bunun ne olduğunu bilmiyordum... Ama kader, çoktan ilk notasını çalmaya başlamıştı... Çok heyecanlıyım, heyecanıma ortak olur musunuz?