HASARLI

1. BÖLÜM: PLAN

Yazar:

HASARLI - Bahar İçel kitap kapağı
HASARLI kitap kapağı

1. BÖLÜM PLAN Kristal avizelerin görkemli ışığı, devasa salonun yüksek tavanlarından aşağıya bir şelale gibi akıyor, ancak salondaki insanların üzerine eşit şekilde dağılmıyordu. Bazıları o parıltının altında yapay bir ihtişamla parlıyor, bazılarıysa sadece başkalarından çaldıkları ışığı yansıtıyordu. Bense o salonun, o gecenin ve o göz alıcı kalabalığın hiçbirine ait değildim. Ben yansıyan ya da parlatılan değildim; ben ışığın ta kendisiydim. Attığım her adımda gölgeleri yönlendiren, nereyi aydınlatacağına tek başına karar veren bendim. Kadehimi göğüs hizama doğru kaldırırken dudaklarımda kusursuz, milimetrik olarak hesaplanmış bir gülümseme belirdi. Ne eksik ne fazla... Tam olarak bir heykel tıraşın elinden çıkmışçasına kusursuz. Karşımdaki adamı avucumun içine alacak kadar sıcak, ancak haddini aşmasını engelleyecek kadar mesafeli ve buz gibi. “Şerefe,” dedim, sesimdeki tınıyı bir kadife kumaş gibi ortama yayarak. Karşımdaki adam başını hafifçe eğdi, kadehini kaldırırken gözleri yüzümde, dudaklarımda ve omuzlarımda normalden bir saniye daha fazla oyalandı. Bu duraksamaya, bu büyülenmiş anlara fazlasıyla alışıktım. İnsanlar benimle karşılaştıklarında nadiren sakin kalabilirlerdi; genelde ya hayranlıkla bana bakar ya da içgüdüsel bir refleksle benden korkarlardı. Çoğu zamansa, tam şu anda bu adamın gözlerinde gördüğüm gibi, ikisini aynı anda yaparlardı. Tehlikeli bir uçurumun kenarında durup aşağıya bakmanın verdiği o tuhaf, cezbedici hazla... Kadehlerimiz havada zarif bir çınlamayla tokuştuğunda, salonu dolduran klasik müziğin ve insan uğultusunun arasından kulağımın içindeki mikroskobik kulaklıktan pürüzsüz bir ses sızdı. “Üst kat temiz,” dedi Deha. Sesi her zamanki gibi sakin, sakin olduğu kadar da zamanın daraldığını fısıldayan bir acelecilik barındırıyordu. “Ama kasaya tam erişim sağlayabilmem için beş dakikaya ihtiyacım var.” Gözlerimi bir an bile kırpmadım. Karşımdaki adamın bakışları hâlâ üzerimdeyken derin, sakin bir nefes aldım ve kadehten küçük, elit bir yudum çektim. Dudaklarımdaki o büyüleyici tebessümü bozmadan, sanki karşımdaki adamın gözlerinin içine erotik ya da gizemli bir cümle fısıldıyormuş gibi dudaklarımı kıpırdattım: “Üç,” diye fısıldadım, sesimin tonunu sadece mikrofonun algılayabileceği bir frekansa düşürerek. “Sana sadece üç dakika veriyorum, Deha.” Karaca’nın sesi hemen ardından kulaklığımda yankılandı. Deha’ya kıyasla çok daha keskin, çok daha temkinli ve gergindi. “Güvenlik rotasını değiştirdi. İki koruma batı koridoruna saptı. Plan dışına çıkıyoruz, Alisya.” “Çıkmıyoruz,” dedim alçak, sarsılmaz bir tonla. İçimdeki mutlak kontrol hissi sesimin her hücresine sinmişti. “Onlar planı bilmiyor, biz biliyoruz. Değişen hiçbir şey yok.” Zarif bir hareketle kristal kadehi hemen yanımdaki masanın üzerine bıraktım. Tam o anda Deha’nın sesi tekrar kulaklığımda patladı, bu kez tonundaki soğukkanlılık yerini gerçek bir alarm durumuna bırakmıştı: “Ferhan Ulus aşağı iniyor. Odasına giden merdivenlere yöneldi. Eğer biri onu hemen şimdi oyalamazsa direkt olarak üst kata, odasına çıkacak.” “Ben hallederim.” Cümlemi bitirmemle birlikte, kalabalığın ruhsuz yüzleri arasından hedefimi seçmem bir saniyemi bile almadı. Ferhan Ulus, salonun ağır mermer merdivenlerinden yönelmiş, kalabalığın içine doğru ilerliyordu. Her adımı güç gösterisiyle ölçülü, çevresine dağıttığı her gülüşü milyarlık anlaşmalar kadar hesaplıydı. Adamın üzerine sinen koku çok netti: Güç kokuyordu. Ve hemen o gücün arkasına gizlenmiş, iyi saklanmaya çalışılan o kadim korku... Benim bu hayattaki en sevdiğim, iştahımı kabartan en kusursuz kombinasyon. Ona doğru yürümeye başladığımda omuzlarım dik, omurgam bir çelik kadar sertti. İpek elbisemin etekleri arkamda hafifçe dalgalanırken adımlarım tamamen sessizdi. İnsanlar, yaklaştığımı hissettikleri an sanki görünmez bir güç dalgası onları iki yana itiyormuş gibi farkında olmadan bana yol açıyorlardı. Hep açarlardı zaten. Güç, daha büyük bir gücün karşısında her zaman diz çökerdi. Tam karşısına geçip adımlar…

Bölümün tamamını WritePad'de oku