Yüzleşme
Yazar: Nurr

"İki insan birbirini en çok ayrılmak üzereyken tanır." - Dostoyevski Alarmın sesi kulaklarımın içinde çınladığında alarmı kapatıp uyumaya devam ettim. Bu benim günlük rutinim gibi bir şey olmuştu,alarmı kapatmak. Kapı açılma sesi duydum ve sonra üstümde bir ağırlık hissettim…Öküzdü sanki. Vücudumu zorlanarak döndürdüm ve göz kapaklarını açmaya zorladım.Güneş ışıkları perdenin arasından sızarak yüzüme vuruyordu.Elimle perdenin olduğu tarafı kapattım. “Abi ne yapıyorsun ya?” dedim bıkkınlıkla. “Uyandırıyorum seni.Kalk, okul vakti.” Dedi gür sesiyle. “Annem mi oldun şimdi başıma?” Güldü. “Hem üstüme mi oturdun sen?” Gülüşü odanın içinde yankılandı.“Kolumu koydum sadece, kızım abartma.” “Tamam tamam, kalkıyorum.” dedim doğrularak. “Çabuk ol, yoksa geç kalacağız.” Bir şey dememi beklemeden odadan çıktı.Ben de hızlıca yatağımı topladım ve dolaptan ütülenmiş pantolon ve üniformamı çıkardım. “Kızım senin de aklın bir karış havada.” diyerek odadan çıkıp banyoya girdim.Önce yüzümü yıkadım ve dişimi fırçaladım. Sabah sabah etraftaki eşyalar çok dikkat çekici oluyordu. Bu yüzden bir süre çamaşır sepetlerine odaklanmıştım. Düşünceme güldüğüm sıra karşıma çıkan annem yüzünden korkarak geriye bir adım attım.Korktuğum için baş parmağım ile damağımı yukarıya doğru kaldırdım. “Anne niye ses etmeden çıkıyorsun,korktum.” “Ben de senden korktum.Bir şey diyor muyum?” Ellerimi belime yerleştirdim.Ben konuşmadan o devam etti. “Hem kendi kendine neye gülüyorsun?” diyerek yüzündeki ay gibi gülümsemesi büyüdü. “Aklıma bir şey geldi ona gülüyordum.” “Hadi gelin kahvaltı hazırlayayım.” dedi annem.Yüzü uyku mahmuru olduğu için tatlı bir ifade vardı.Bu ifade güzelliğine güzellik katıyordu. “Gerek yok anne.Okulda yaparız biz.” Tek kaşını kaldırarak bana sorgulayarak baktı. “Burada sağlıklı beslenmek yerine anca orada zararlı şeylerle beslenin.” Odaya girerken annemin dediğine güldüm. “Anne ne yapalım ki, zaten okul vakti yaklaştı.İlk günden geç kalmak istemiyoruz.” “Tamam hadi öyle olsun.” Dedi ve arkamı döndüğümde annem artık orada değildi. Annemin aniden böyle yok olmalarına alışmam lazımdı. Şarkı mırıldanarak pijamalarımı çıkarttım ve yatağın üzerine bıraktığım giysileri giydim. Ay,Adel senin cidden aklın bir karış havada. Masanın üzerinde duran lambayı açık unuttuğumu iç sesim sayesinde fark ettim. Yani hocalar akıl mı bırakıyor insanda. Laf yine hocalara geldi. İç sesime güldüm.Çünkü gerçekten çok komikti.Ama cidden hocalar o kadar bize ödev vermese açık unutmam da işte sonuç ortada. Pencerenin yanındaki makyaj masasının taburesine oturdum.Sade ve belli olmayan bir makyaj yapacaktım.İlk günden kendimi müdürün odasında bulmak istemiyordum. Aynadaki yansımama baktım.Göz altlarıma hafifçe kapatıcı sürdüm,kirpiklerime ince bir rimel çektim.Dudağıma da lip balm sürdüm.Bence yeterliydi.Ama bugünlük bir fikirdi. Masanın üzerinde dün akşamdan hazırladığım çantayı alıp omzuma attım.Yatağın yanındaki komodinin üzerindeki şarjda olan telefonumu çıkarttım ve odadan çıktım. Merdivenlerden zıplaya zıplaya inerken gelen bildirimlere bakıyordum. Her sabahki gibi canım kankam Selin mesaj atmıştı. Caniko ✨ Kankaa ne zaman geleceksin okula? Okula yeni öğrenciler glecekmiş bugün. Hem de bizim sınıfaa. Ben: Geliyorum 2 dakikaya. Okulda konuşuruz. Şimdi abimi biraz daha bekletirsem beni almadan gidecek. Caniko✨ çevrimiçi Caniko✨ yazıyor… Bekliyorumm. Telefonu kapatıp cebime attığımda abimin kapının yanında beklediğini gördüm. “Biraz daha bekletseydin seni bırakıp gidecektim.” Kapıyı açtı. Hızlı adımlarla ona yetiştim ve konuşurken bir yandan da spor ayakkabımı giyiyordum. “Gitseydin annem arabayla bırakırdı, abiciğim.” Gülümsedim. “Gideyim o zaman.” Tek kaşını kaldırarak cevap vermemi bekliyordu. “İzin vermem ki.” Güldüm ve kapıdan çıktım. Çimenliklerden zıplaya zıplaya motosikletin yanına geldim. Abim o kocaman adımlarıyla bana yetişmişti bile. Kaskı kafama taktığımda abim çantasını bana uzattı. Onu da boş olan koluma taktım. Abim kaskını takıp motosikleti çalıştırıp oturd…