GÜNEŞİN VEDA ETTİĞİ YER

Giriş

Yazar:

GÜNEŞİN VEDA ETTİĞİ YER - İsot kitap kapağı
GÜNEŞİN VEDA ETTİĞİ YER kitap kapağı

Güneşin bile küstüğü yerde yaşıyorduk; Hanvesa Diyarı. Bu krallıkta vampirler, kurt adamlar, insanlar ve maalesef ki mumyalar yaşıyordu. Uzun yıllar boyunca süren savaşlar sonucu barış gelmişti. Aman ne barıştı! Eskiden herkes savaş olduğunu biliyordu ama şimdi soğuk savaş vardı; bölge liderleri bunu gizliden yapıyorlardı. Mumya bölgesi, yani Kum ve Fırtına Krallığı’na karşı bir konsey vardı; o yüzden az önce "maalesef" dedim, neyse. Milli nefretimiz olan mumyalar, milli olmayı hak ediyordu. Yaptığı anlaşmaları bozmak gibi, diyarın kaderini belirleyen anlaşmayı saklamak gibi… Gibi de gibi. Kral Kael’di bunu yapan ama tüm mumyaların kanı bozuktu; varis Ramses Kunt’un da. Konseyde ne kadar diğer türler beraber olarak görünse de birbirlerinin kuyularını kazıyorlardı. En güçsüz krallık insan krallığı, yani Nefes ve Can Krallığı’ydı. Onun bir üstü Kan ve Şarap Krallığı’ydı; benim krallığım yani. En güçlüsü ise Güç ve Dolunay Krallığı’ydı. Hanvesa Anayasası’nda böyle yazıyordu. Mumyalar için de farklı bir kitap vardı; ince. Çok değersizler, bunu onlara hissettiriyoruz ama kabul etmesek de diyarda en güçlü krallık Kum ve Fırtına Krallığı’ydı, hem de en güçlüsü. Şu zamana kadar ne kadar mumyalardan bahsetsem de benim derdim başkaydı: Safir Ruh. Mumyaların korkulu rüyası gibi bir şeydi. Safir Ruh’un bir sahibi olurdu, mumyalar dışında; ve bu ruhu onlara karşı kullanabilirdik. Bende de vardı ama bunu tek ben biliyordum. Safir Ruhumun kime karşı olduğunu biliyordum: RAMSES KUNT TALAY. Bunu ben seçmemiştim, ruhum seçmişti; benim iradem dışında olan bir şeydi.

Bölümün tamamını WritePad'de oku