GÜNAHKÂR

G-8

Yazar:

GÜNAHKÂR – A İlke Sandıklı kitap kapağı
GÜNAHKÂR – A İlke Sandıklı kitap kapağı

Ölüm sessizliğinde geçen araba yolculuğunun sonunda, nihayet evlerinin önünde durduklarında genç kadın, bahçe kapısının önünde bekleyen adamı görüp arabadan inmişti. Yağız da yaklaşan arabayı fark etmesiyle dikkatini yola çevirmişti çoktan. Cansu çıplak ayaklarını asfalt yolda isteksizce sürüyerek arkadaşına doğru yaklaşırken Evren arabasından inip kadının peşine takılmıştı. Yağız, kadının perişan haldeki yüzüne bakarken kaşlarını çattı ve belki de ilk kez onu yargıladı. " Bu defa çok ileri gittin. " Cansu ruhsuz bakışlarını, arkadaşının öfkeli gözlerinden ayırmazken sessizdi. " Şu haline bak. " dedi bu defa adam sitemkar bir sesle ve uzanıp kadının çenesini tuttu. Alt dudağı patlamış, akan kan çoktan kurumuştu. Kadın başını hafifçe çekip kurtarırken niyeti onu terslemek falan değildi. Sadece şu anda bu konuyu konuşmak istemiyordu. " Bembeyazsın Cansu. Dokunduğumda bile morarıyorsun, nasıl göze alabildin bunu? " diye devam etti adam. Genç kadın onun bu ısrarcı azarları karşısında sertçe yutkundu. Durum düşündüğünden de vahimdi anlaşılan. Kollarının vaziyeti ortadaydı zaten ancak kim bilir suratı ne haldeydi? Aralarındaki gergin sükutu Evren'in sesi böldü. " İçeri girelim artık. " Cansu, onun isteğine değer verdiğinden değil kendisi de eve girmek istediğinden bahçeye doğru bir adım attı. Fakat bu defa da Yağız'ın sesi girdi araya. " Çantan ve telefonunu getirdim. " Genç kadın durup hafifçe arkasını döndüğünde, kendisine uzatılan eşyalarını almaya yeltendi fakat Evren ondan erken davranıp Yağız'ın elindeki çanta ve telefonu alıverdi. Kaşları hafif çatılı vaziyette çantanın fermuarını açarken yanlarında dikilen korumaya hitaben konuştu. " Baktın mı? " " Evet Evren Bey. " Evren de gelişigüzel bir kontrolden sonra çanta ve telefonu kadına uzattı. Cansu, tüm bunları bezgin bir şekilde seyrederken Yağız da bunaldığı her halinden belli olan bir tınıyla konuştu. " Ben bu olaydan çok sıkıldım. Bundan sonra bende buluşalım. " Cansu, arkadaşına karşı mahcup duruma düşmüş olmanın hıncıyla Evren'e ters bir bakış atsa da Evren oralı değildi. Olduğu yerde durmuş dik bakışlarını da karşısındaki adama yöneltmişti. Yağız kimseden bir ses çıkmadığında ellerini ceplerine sokup omuz silkti. " İyi geceler. " Cansu başını salladı hafifçe. Konuşacak kadar dahi takati kalmamıştı. Hemen ardından arkadaşı evin önünden ayrılmış, Cansu da peşinde Evren ile birlikte içeriye girmişti. Odasının kapısını açar açmaz çantasını ve telefonunu yatağına bırakmış, tek bir askıyla üstünde duran elbisesini çıkartmaya koyulmuştu. O esnada kapısının önünde duran adamın sesini işitti. " Yaralarına pansuman yapılması gerek. " Fakat genç kadın ne yaralarını ne de başka bir şeyi umursamıyordu. Tek arzusu duşa girip ardından da uyumaktı. Hiçbir cevap vermeden adama döndü ve üç adımda yanına varıp kapıyı suratına kapattı. Hemen ardından elbisesini bedeninden sıyırmış ve top haline getirip odasının köşesindeki kirli sepetine fırlatmıştı. Buraya taşındığından beri çamaşırlarını yıkayan olmadığından yakın zamanda kıyafet kıtlığı yaşayacağı kesindi. Fakat bunu düşünmeyi sonraya erteledi. " Ağrı kesici al bari! " diye seslenen adamı ise bir kez daha kulak ardı etti. Direkt olarak banyoya girip kendini küvete bırakıvermişti. Dakikalar sonra vücudunda sarı bir havluyla banyodan çıktığında, soluk mavileri yatağının hemen yanı başındaki komodinin üstünde duran bir bardak su ve ilacı bulmuş, kaşları çatılmıştı. Adam artık izinsiz şekilde odasına da girmeye başlamıştı anlaşılan. Sonra, daha önceki gün onun odasına girdiğini anımsayıp derin bir iç çekti. Vücuduna sarılı olan havluyu çözmek için hamle yaptığı esnada kulağına babasının sesi ulaşmış ve bedeni kaskatı kesilmişti. Ses hemen dış kapının önünden geliyordu. Ne söylediğini seçmek zor olsa da hiddetli olduğu açıktı. Merakına yenik düşerek odasından sessizce çıktı ve dış kapıya yaklaştı. Gözünü merceğe dayarken babası bağırmaya devam ediyordu. " Bu ne kepazelik! Haysiyetimi beş paralık ettiniz! " Evren ise hemen çaprazında el pençe…

Bölümün tamamını WritePad'de oku