G-26
Yazar: A İlke Sandıklı

Yeni bölüm için 7 hit sınırı bulunmaktadır 🔥 Genç kadın ayaklarını sürüyerek salona giriş yaptığında Evren'i üçlü koltukta oturmuş vaziyette dizlerindeki laptopla uğraşırken bulmuştu. Adam oldukça ciddi bir yüz ifadesiyle klavyede seri tuşlamalar yaparken Cansu içeriye doğru uzun bir adım attı. Sesini duyan Evren başını kaldırıp, gelen kadına baktığında ise kararsız sesiyle konuştu. " Adamla ilgili bir şey hatırladım. Ama ne derece işini görür bilmiyorum. " derken elini savurmuştu. Evren ise tek kaşını kaldırırken tüm dikkatini kadın yöneltmişti. Başını hafifçe öne eğerek söylemesi için talimat verdiğinde Cansu ilerlemeye devam ederek tam karşısında durdu. " Yanıma geldiğinde... Hollanda'dan o sabah geldiğini söylemişti. Yani uçağı sabah inmiş. " Evren'in halihazırda ciddi olan yüzü daha da kasılırken Cansu, adamın ne yaptığını izlemeye koyuldu. Evren laptopunda birkaç farklı sekme açarken sordu. " Saat falan söyledi mi? " " Hayır. " Adam bakışlarını ekranda dolaştırırken sakince sordu. " O adamda... seni çeken neydi? " Cansu dudak büktü hafifçe. " İlgisi sanırım. " dedi sonra dürüstçe. Evren hafifçe başını salladı. İkisi de sustu bir süre. Sonra kadın merakına yenik düşerek sordu. Zira aklında çok fazla soru vardı. " Ne yapıyorsun? " " Çalışıyorum. " diyerek geçiştirdi adam onu, her zamanki gibi. Bunun üzerine kadın gözlerini devirdi fakat pes etmeye niyeti yoktu. Adamın yanındaki boşluğa otururken yeni bir soru yöneltti bu kez. " Ne üzerine çalışıyorsun? " Evren, kadının yanına oturmasıyla kendisini rahat bırakmayacağını anlamış ve pes edercesine gürültüyle iç çekmişti. Sırtını koltuğa yaslarken ellerini klavyeden çekti ve başını kadına çevirdi. " Yıllar evvel yaptığım bir yazılımı geliştirmeye çalışıyorum. " Cansu hiç beklemediği bu yanıt karşısında şaşkınlıkla adama dönmüştü. Kaşları havalanırken mavileri de son derece ilgiyle parıldıyordu. Evren onun bu tavrına bıyık altından güldü. " Ne o? Yakıştıramadın mı? " Kadının kendisi hakkındaki düşüncelerini az çok tahmin edebiliyordu fakat hiçbir zaman onun düşüncelerini değiştirmek gibi bir tasası olmamıştı. " Yok yani... yazılımla falan ilgili olduğunu bilmiyordum. " dedi kadın kısık bir sesle. Fakat daha söylerken fark etmişti cümlenin saçmalığını. Onun hakkında ne biliyordu ki, bunu bilmediği için şaşırmıştı? Mavileri ekrana çevrilirken Evren'in tok sesi ilişti kulağına. " Yazılım Mühendisliği mezunuyum Cansu. " İşte şimdi, kadın çok daha fazla şaşırmıştı. Gözleri adeta yuvalarından fırlayacak raddede büyürken dudakları hafif aralık kalmıştı. Fakat kısa sürede toparlamayı başardı kendini. Yine de hayreti sesine bile yansıyordu. " Nasıl yani, sen üniversite mezunu musun? " Evren yalnızca başını sallamakla yetinirken Cansu'nun soruları daha da artmıştı. " E neden mesleğini yapmıyorsun ki o zaman? " diye sorarken adamı fazla küçümsediğini artık net bir biçimde görebiliyordu. Fakat bir insan neden üniversite okuyup korumalık yapardı ki? Vizyonsuz muydu bu adam? Evren iç çektiğinde sorusunu yanıtlamayacağını düşünmüştü fakat adam tek elini ensesine atıp saçlarını dağıtırken konuştu. " Gönül borcu demiştim. " Kadın düşünceli bir ifadeyle adamın yüzünü incelerken devam etti konuşmaya. " Hem zaten, Nihat Bey olmasa okuyamazdım da üniversiteyi. " deyip hafifçe omuz silkerken yeniden kadına dönmüştü. Cansu kaşlarının arasında oluşan belli belirsiz çukurla baktı adamın gözlerine. " Paralı mı okudun anlamadım? " Evren onun gerçekten de hiçbir şey anlamadığına kanaat getirirken bedeni hafifçe öne meyletmişti. " İTÜ. İTÜ'de okudum. " dedi açıklayıcı olmasını umarak. Fakat acaba bu aklı beş karış havada olan kadının İstanbul Teknik Üniversitesi'nden haberi var mıydı? Cansu ise İTÜ 'yü duymasıyla gayriihtiyari bir tepki verdi. " Höh! " Neydi bu adam dahi falan mı? Evren onun bu tepkisine gülmeden edememişti. Elini bu kez de sakalına atarken bakışlarını yeniden ekrana çevirdi. " Soruların bittiyse çalışmaya devam edebilir miyim? " diye sorarken sorusu her ne kadar alay barındırsa da sesi…