G-17
Yazar: A İlke Sandıklı

Bu kurgunun da vision versiyonunu görür müyüz dersiniz? Genç adam araba kullanacağı için alkolü tek kadehte bırakmış ve biraz da kafasının fazlaca yerinde olması nedeniyle bunalmıştı. Etrafında onlarca insan kendinden geçmiş vaziyette eğlenirken o, sözde karısının hiç tanımadığı biriyle yiyişmesini bitirmesini bekliyordu. Gözlerini ikilinin üzerinde tutmamak için çaba sarf etse de ister istemez kayıyordu işte. Sarışın adam kolunu kadının incecik beline dolamış ve boynunu keşfe çıkmışken derin bir nefes daha aldı ve başını diğer tarafa çevirdi. Adam, Cansu ile temasa geçer geçmez şeceresini çıkartmıştı; zararsızdı. Zaten hiçbir şey yapmadan oturmasının nedeni de buydu. Sıcaktan ve kalabalıktan bunalmış bir vaziyette gergince gömleğini çekiştirirken bakışları bir kez daha karısına kaydı. Kadın kahkahalarla adamın kulaklarına bir şeyler söylüyor fakat Evren'e sırtı dönük olduğundan ne dediğini okuyamıyordu. Ancak beden dillerine bakılırsa edepsiz bir konuşma geçiyordu aralarında. Evren bir kez daha başını diğer tarafa çevirirken kendine yeni bir kadeh doldurtmayı düşündü. Sesli müzik ayık kafayla hiç çekilmiyordu. Bu seferki çabası ise yaklaşık yarım dakika kadar sürmüş; adam tekrardan birbirine iyice yakınlaşan çifte bakmaya başlamıştı. Kadın uzun ve ojeli parmaklarını adamın gömleğinden içeriye sokmuş göğsüne dokunurken Evren sertçe yutkundu. Nereye kadar ilerleyecekti bu vaziyet? Gözünün önünde sevişmezlerdi herhalde değil mi? Umarım Cansu yine bir taşkınlık yapıp da adamı eve falan getirmeye kalkmazdı. Başını önüne eğip şakaklarını ovarken onu bırakıp gitmeyi düşündü bir an. Fakat hemen sonra bundan vaz geçti. Derin bir nefesi daha ciğerlerine gönderirken hızla arkasını dönüp barmene boş kadehini işaret etti. Barmen çok geçmeden kadehi tekrar doldurmuştu. Evren hiç düşünmeden sıkıca kavradığı bardaktan büyük bir yudum aldı. Genzini yakarak geçen sıvıyla yüzü hafiften buruşur gibi olduğunda kahveleri bir kez daha kadının üstündeydi. Artık müzikle uyumlu biçimde salınmayı bırakmış ve adeta tek bir vücut haline gelip öpüşmeye başlamışlardı. Adam kısa bir an kalakalsa da hemen sonra yeniden başka yerlere bakmaya başlamıştı. Fakat gerginliği, salladığı bacağından kendini belli ediyordu. Çok geçmeden de parmaklarının arasındaki bardağı kafasına dikip tek seferde tüm kadehi boşaltmıştı. Gözleri son yarım saattir olduğu gibi bir kez daha kadına kaydığında, sarışın adamın iri elini kadının kalçasını kavrarken bulmuştu. Kaşları derince çatılırken bakışları bileğindeki saate kaydı. 03.38 Kanına hızla karışan alkolden mi yoksa son derece gürültülü ve boğuk ortamın bunaltıcı havasından mıdır bilinmez, ani bir kararla yerinden kalktı ve cebinden birkaç yüzlüğü masaya bırakıp onlara doğru ilerlemeye başladı. Yüksek sesle çalan müzik ve etrafta tepinircesine dans eden insanlar yüzünden kadın, Evren'in yanlarına geldiğini fark etmemişti. İşin aslı son bir saattir onun varlığını unutmuş gibiydi. Omzuna dokunan elin baskısıyla irkilerek; adama sokulan bedenini geri çekmiş ve Evren'e dönünce onun da orada olduğunu anımsamıştı. Evren gözlerini sarışın adamdan itinayla uzak tutarken kadının arzuyla parlayan mavilerine dikti. " Hadi gidelim çok geç oldu. " Ancak Cansu bunu duymaktan hiç hoşlanmamıştı. " Sen git. " diyerek yeniden adama döndü. Adam da bunu bekliyormuşçasına kadını kollarının arasına haspedivermişti. Evren derin bir nefes alıp yeniden konuştu. " Hadi dedim Cansu. " Kadının keyfi fazlasıyla kaçarken bu durum, Evren'in biraz bile umurunda değildi. Bunun üzerine sarışın adam araya girmişti. " Kim bu, sevgilin mi yoksa? " Cansu adamın dikkatinin dağılmasından memnun kalmayarak, uzun parmaklarıyla çenesini kavrayıp yüzünü kendisine çevirirken sorusunu geçiştirdi. " Kimse değil. " Adam aldığı yanıttan tatmin olup olmadığını umursamadan bir kez daha kadının dudaklarına uzandığında Evren artık daha fazla sabredemeyip, kadının kolunu kavramış ve onu çekip yanına almıştı. " Kimse değilim, kocasıyım. " derken ilk defa gözlerini sarışın adamın…