GÜNAHKÂR

G-13

Yazar:

GÜNAHKÂR – A İlke Sandıklı kitap kapağı
GÜNAHKÂR – A İlke Sandıklı kitap kapağı

Genç adam araladığı kapının hemen ardındaki, soğuktan tir tir titreyen ve kendini sıkmaktan yüzü gözü şişmiş vaziyetteki kadını gördüğünde telaşa kapıldı. " Cansu? " dedi endişeyle, bir yandan geri çekilip kadına girmesi için yer açarken. Genç kadın derin nefesler eşliğinde içeriye adımını atar atmaz ayaklarını topuklulardan çıkartmıştı. " Bana hırka verir misin? " diye sordu incecik bir sesle. Yağız hızla başını sallarken kapıyı kapatmış ve odasına yönelmişti. Eş zamanlı olarak konuşmaya devam ediyordu. " Ne bu hal? Babanla mı tartıştınız? " Gardırobunun içinden siyah bir kapüşonlu çıkartıp, çoktan salona geçmiş olan kadının yanına döndü. Kapüşonluyu uzatırken kadının yüzünü inceliyor, zarar görüp görmediğini anlamaya çalışıyordu. Cansu parmaklarıyla sıkıca kavradığı kapüşonluyu kollarına geçirirken cıkladı. " Ne oldu öyleyse? " diye sordu genç adam. Bu alışık olduğu bir manzara değildi. Cansu'yu çok fazla kez bitik vaziyette görmüşlüğü vardı fakat bu şekilde değil... O an aklına gelen şeyle kaşları derince çatılırken kadının yanına oturup kollarından sıkıca tuttu. " Tekrar başladım deme Cansu! " Genç kadın, arkadaşının esrarı kast ettiğini anladığında başını iki yana sallamakla yetindi. Yağız bu yanıtla bir nebze olsun rahatlasa da doğruluğundan emin olamamıştı. " Ne bu halin o zaman? " diye sordu bıkkınlıkla, ellerini kadının kollarından ayırırken. Genç kadın, arkadaşını daha fazla merakta bırakmak istemeyerek anlatmaya başladı. Fakat kafası öyle dağınıktı ki, cümleleri doğru yüklemlerle dahi bitiremiyor, bazen konuşmasını yarıda kesiyordu. Üstünkörü bir biçimde, olan biteni dile getirmeyi başardığında yeniden yaşardığını fark ettiği mavilerini Yağız'ın bal rengi gözlerine dikti. " Resmen nefret ediyor benden. " dedi ansızın. Adam, tüm konuşmayı sessizce dinlemiş. Soru sormak için dahi araya girmemişti fakat kadının son tespitiyle kendini daha fazla tutamadı. " Senden nefret etmesi için elinden geleni yaptın, şimdi de nefret ediyor diye üzülüyorsun. Doğru mu anlıyorum? " Genç kadın bu soruyla içinin ürperdiğini hissetti ve tıpkı tehlike altındaki bir yırtıcı gibi oturduğu yerde aniden dikeldi. Gözyaşları birden bire donmuş, kaşları derince çatılmıştı. Yağız'ın ilk defa kendisini yargıladığını hissediyordu. " Hayır. Ben, iyilik yapmak istemiştim. " diye savundu kendini, biraz hırçın bir sesle. Kötü bir niyeti yoktu. Belki de ilk defa, birine koşulsuz iyiliği dokunsun istemişti. Adam eliyle daima kısa olan sakallarını sıvazlarken yavaşça yutkundu. Yüzünde düşünceli bir ifade vardı. Cansu, ortamda oluşan sessizlikten rahatsızlık duydu ansızın. Çünkü konuşmadıklarında, akıllarından geçenleri bilemiyor ve bu sebeple, onları kontrol da edemiyordu. Ne düşünüyordu böyle ciddi ciddi? " Yanlış anlaşıldım. " dedi, sessizlikten çok adamın zihnindeki monoloğu bölmek istercesine. Ve karşılığında aldığı soru da hiç beklemediği yerden geliverdi. " İnsanların seni doğru anlaması ne zamandır umurunda? " Genç kadın, cevabını kendinin dahi bilmediği o soruyla cebelleşirken Yağız devam etti konuşmaya. " Bir de kendini açıklayabilmek için kalkıp peşinden gitmişsin. " derken sesinde hayret vardı. Cansu gözlerini hızla kaçırırken taciz altında hissetmeye başlamıştı. Yağız'ın, bu ana kadar kendisinin bile farkına varmadığı şeyleri böyle acımasızca yüzüne vurması ve üstelik mantıklı bir açıklama beklemesi köşeye sıkıştırmıştı onu. Sanki tüm bunları yapan kendisi değilmiş gibi, arkadaşından dinliyor ve dinledikçe dehşete düşüyordu şimdi. Bir şeyler diyebilmek, kendini bu durumdan tertemiz şekilde sıyırabilmek istedi fakat birkaç boş nefesten fazlası çıkmadı dudaklarından. " Burnun düşse eğilip almazsın sen. Gider yenisini yaptırırsın. " dedi bu defa adam. Kadın dişlerini hırsla sıkmaya başladığında bu hırsı kendine mi, karşısındaki adama mı yoksa Evren'e miydi bilmiyordu. Kendi kendini böyle bir konuşmanın öznesi haline getirdiği için kontrolsüz bir öfke hissediyordu artık. Buraya gelmekle iyi yapmamıştı. Bunları anlatmakla iyi yapmamıştı. Bugüne ka…

Bölümün tamamını WritePad'de oku