Limon kokusu ve Raket izleri
Yazar: sakurameryo

Normal" kelimesi benim hayatımdan çıkalı çok olmuştu.annemin beni Yakup Amcamım yanına bıraktığı o günden beri hayatımı Kordon’un dalga seslerine ve tezgahtaki limon kabuklarının kokusuna sabitlemişting Güvendeydim sakindim.Taki düne kadar Kafamda tenis raketi kıran okız iki yıldır özenle kurduğum o monoton sessizliği tek bir darbeyle darmadağın etmişti. Şikayetçi olmamıştım çünkü polisle mahkemeyle uğraşacak enerjim yoktu. Hemne diyecektim ki? "Efendim, kendi kendine konuşurken ona güldüm, o da kafama smaç bastı" mı Sabah aynaya baktığımda yüzümdeki şhafif kızarıklığı inceledim. "Pek mal sayılmam," demiştim arkasından bakarken. Doğruydunormal değildim ama en azından hastanelik edecek kadar tehlikeli deCafeye geçtiğimde Yakup Amca her zamanki gibi gazetesini açmış, çayını yudumluyordu. Beni görür görmez gözlerini kıstı. "Oğlum hayırdır? Kafana ne oldu senin? Gece kordon boyunda martılarla mı dalaştın" Gülümsedim, önlüğümü boynumdan geçirirken yalanı yapıştırdım: "Yok amca, mutfakta üst rafa uzanırken tencere düştü. önemli bir şey değil." "Dikkat et be evladım. Bize sağlam şef lazım, sakar değil," diyerek gazetesine geri döndü. Tezgahın arkasına geçtim. Bugün içimden sadece limonlucheesecake yapmak geliyordu. Belki de kafamdaki o zonklamayı bastırmanın tek yolu bildiğim en iyi şeyi yapmaktı. Limonları rendelerken çıkan o keskin ferahlatıcı koku beni her zaman sakinleştirirdi Cheesecakeleri fırına verip, ortalığı toparladım. Masaları sildim sandalyeleri düzeltip cafenin kapısını dışarıya doğru açtım. İzmir’in o güzel, sıcak havası içeriye girdi. İçeri giren kişiyi görmemla elimdeki bez havada asılı kald. Geniş, beyaz bir tişört altında tenis şortu omuzlarına dökülen ve dün hastane odasından çıkarken savurduğu o darmadağın saçlar.Ve tabii ki o meşhur, insanı yerinde çivileyen "deccal bakışları". Sırtındaki tenis çantası neredeyse kendisiSelam, şikayetçi olmayan adam" dedi, sesinde dün odadan çıkarkenki o alaycı tonun aynısı vardı. Yakup Amca gazetesinin arkasından kafasını kaldırıp şaşkınca bir kıza, bir bana baktı. Tezgaha yaslandım, elimdeki bezi yavaşça kenara bırakt "Sen... Benim burada olduğumu nereden biliyorsun? Beni mi takip ettin?" Dedim .antrenmanım vardı. Canım tatlı çekti. Kapıdada 'Meşhur Limonlu Cheesecake'yazısinı görünce geldim. "Kafqm hala zonkluyor"dedim Abartma prenses, altı üstü hafif bir esneme yaptı raket," dedi, ardından masaya hafifçe vurarak ekledi: "Neys madem şikayetçi olmadın, sana bir borcum var demektir. Bana oradan en güzelinden bir dilim limonlu cheesecake getir. Ama içinde raket parçası olmasın, midema dokunuyor." Cheesecake'i getiririm," dedim meydan okuyan bir gülümsemeyle. "Ama önce adını söyleyeceksin. Kafama raket vuran kişinin kim olduğunu bilmek en doğal hakkımdeğil mi? "Pekala," dedi, elini masanın üzerine uzatarak. "Ben..."