7.BÖLÜM-TABU EĞLENCESİ
Yazar: Lucerow

Sellam!! Bakalım bu bölümde neler olacak🤭 İyi okumalar🤍 • 🤎 HAFSA Derste elimi yanağıma koymuş hocayı dinliyordum. Çevre tasarımı o kadar da zor bir ders değildi ama bugün nedense benim için çok yorucuydu. Derste, bir anda yanımda Mert'i görünce irkildim. "Seni ürkütmek istememiştim. Uyuyordun, bir kaç önemli yeri kaçırdın. İstersen notları verebilirim?" "Teşekkür ederim daha sonra alırım notları, şu an yazamayacağım." dediğimde telefonuma Demir'den bir mesaj geldi. Demir: Seni almaya geliyoruz Hafsom. Almaya geliyoruz derken? Neden çoğul konuşmuştu? Siz: Dersim yirmi dakika sonra bitiyor. Demir: Tamamm yirmi dakikaya oradayız! Çoğul konuşuyordu, kimden bahsediyordu acaba? Ders bittikten sonra Mert kampüs çıkışına kadar bana eşlik etmişti. Çıktığımda arabanın önünde beni bekleyen Demir'i, şoför koltuğunda oturan Yavuz'u ve arka koltukta oturan Eflin'i görmüştüm. Mert "Notları atarım sana, yazarsın." dediğinde Demir'lere bakarken konuştum. "Numaram?" "Okul grubunda var ordan biliyorum, haftaya görüşürüz." Başımla onaylayıp, gözlerimi ona çevirdim. "Görüşürüz." Gülümsediğinde bende ona gülümsedim. Mert giderken arabaya doğru ilerledim. Demir kapıyı açınca tebessüm ettim. "Mersi." Demir kapımı kapatıp arkaya yani Eflin'in yanına oturmuştu. Yavuz arabayı çalıştırdığında Demir, kendini öne iterek bana yaklaştı. "Ne konuştunuz?" Mert'i kastettiğini anlayıp omuz silktim. "Hiç, dersle alakalı." Dediğimde Yavuz bana kısa bir bakış atmıştı. Gözlerimizin kesiştiği o kısa anda nedense öfkeli olduğunu sezmiştim. Bir şey mi olmuştu? "Ben sana söyleyim Hafso. O çocukta içime sinmeyen bir şeyler var." Tam "Bence iyi ve kiba-" dediğim esnada, bir araç aniden önümüze kırdı. Yavuz soğukkanlı bir şekilde manevra yapıp bizi kurtarmıştı. Fren yaptığı esnada elini omuz hizama koyarak sarsılmamı engellemişti. "Kim veriyor bunlara ehliyeti!" Yavuz'un sinirli homurdanmaları başladığında arkamı dönerek Eflin'e baktım. O da bakışlarımı fark ederek bana dönmüştü. "İyi misin canım?" "İyiyim." dedi memnuniyetsizce. Bir şey olduğunu sanmıştım Demir ve Yavuz'a baktığımda yüz ifadeleri değişmişti. Belli ki durum her neyse üçü arasındaydı. Markete geldiğimizde Demir ve Yavuz market sepeti almıştı. Demir yavaşça yanıma yaklaşıp sırıttı. "Seni içine atıp süreyim mi?" Kocaman bir kahkaha attım. "Yok sağ ol canım." Yalandan gözlerini devirip "İyi sen bilirsin." Demişti. O Eflin'in yanına doğru ilerlerken, gülerek Yavuz'a döndüm. İkimiz kalmıştık. Yasemin'i arayıp evin eksiklerini sordum, sağ olsun bana son derece kabarık bir liste verdi. Yavuz'la reyonlarda yürürken telefonumdaki listeyi gösterdim. "Bunları bulmama yardım eder misin?" Anında bakışlarını reyonlardan bana çevirdi. Listeye kısa bir bakış atıp kafasını salamıştı. "Tamam bulalım bakalım." Telefonu elimden alıp listedekileri sepete koymaya başladı. O listedekileri bulmakla meşgulken, ben kendimi gofretlerin olduğu reyonda bulmuştum. Hangisinden kaç tane alsam diye düşünürken kemikli ve damarlı bir el reyona uzandı. Arkamı döndüğümde Yavuz'u görünce anlık bir şok yaşadım. Bana bakıp "Bu gofret aşkı nereden geliyor?" diye sorduğunda "Bilmem, seviyorum işte." dedim. Anında yüzünde tebessüm oluşmuştu. "İyi o zaman." diyip reyondan biraz daha gofret alıp sepete koydu. Bir teyze bize bakıp "Ne güzelsiniz siz böyle. Eşimle gençliğimdeki zamanlarımı hatırlattınız bana." İkimiz de o an ne diyeceğimizi bilemediğimizden ufak bir gürültü kirliliği oldu. "Hayır biz-" aynı anada "Yok öyle deği-" dediğimizde, teyze "Siz olmuşsunuz." dedi muzipçe bize bakarak. Ben utançtan kızarırken, Yavuz "İyi günler teyzecim." demekle meşguldü. Beni utangaç bir şekilde arkasında bıraktığında hızlıca arkasından ilerledim. Muhtemelen az önceki durumdan kaynaklı olarak, normal halinden daha farklı bir ifade ile bakıyordu bana. "Şunları da alıp gidelim artık." Dediğinde hızlıca başımı aşağı, yukarı salladım. "Bence de." Demir ve Eflin bir dolu sepetle yanımıza gelmişlerdi. "Biz kasaya geçiyoruz." Eflin, Demir'in elinden zorla aldığı…